Vatandaşlık kaldırıldı
Birol Ertan

     Pazartesi akşamı ART televizyonunda, Burhan Canbaz’ın hazırlayıp sunduğu Geniş Açı programı, önemli bir Hükümet icraatının Başbakan Ferdi Sabit Soyer tarafından açıklanmasına aracılık etti. Program sunucusu Burhan Canbaz’ın sorusu üzerine Başbakan Soyer, çok önemli bir konuyu açıklığa kavuşturdu.

     Başbakanı Soyer’in, çalışma izni ile ülkede çalışmakta olanların daha önce 5 yıl sonunda elde ettiği yasal vatandaşlık hakkını, 10 yıl süreli çalışmaları halinde bile kazanamayacağını, Türkiye’den gelen emekçilerin vatandaş olmayı unutmaları gerektiğini açık biçimde itiraf eden bir açıklaması ile binlerce insanın hayalleri ve yasal hakları ortadan kaldırdı. Başbakan Soyer, ülkemizde çalışma izni çalışarak 15 yılını dolduranların İçişleri Bakanlığı’na müracaatları halinde kendilerine “daimi oturma izni” verileceğine ilişkin bir çalışma yaptı ve bu konumda olanların seçme ve seçilme hakkı dışında bütün haklardan yararlanacaklarını, ancak vatandaş yapılmayacaklarını ifade etti. Böylesi bir düzenlemenin hukuka ve insan haklarına uygun olduğu düşünülemez. Bu düzenlemenin amacı, vatandaşlık hakkının tamamen ortadan kaldırılmasıdır. CTP’nin ve Hükümetin bütün niyeti, Türkiye vatandaşlarının vatandaşlık hakkı elde etmesini engellemektir.  

     AB ülkeleri başta olmak üzere dünyadaki genel uygulama, 5 yıl çalışma izni ile bir ülkede çalışan emekçiler, başvurmaları halinde vatandaşlık kriterlerine uygunsalar, KKTC vatandaşlığına alınırlar. KKTC’de geçmiş iktidarlar döneminde de buna uyan çok sayıda Türkiye vatandaşı, vatandaşlık hakkı kazanmıştı.  

     Anlaşılıyor ki, iktidarın küçük ortağı olan ÖRP lideri Turgay Avcı’nın koltuk değnekliğini yaptığı CTP iktidarı, Türkiyelilere vatandaşlığı kaldırmış görünüyor. Evlilik gibi doğal yollardan vatandaşlıkları engelleyemeyen CTP-ÖRP Hükümeti, çalışma izni ile 5 yılını dolduranların vatandaşlık haklarını ve hayallerini çöpe attı. Bu sürenin 10 yıl olduğunu hayal edenler de büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. Kimse, 50 yıl da çalışma izni ile çalışsalar bile, artık KKTC vatandaşı olamayacak.  

     Vatandaşlık konusuna baştan beri olumsuz yaklaşan, eski dönemlerde yapılan vatandaşlıkları bile mahkeme kararları ile ortadan kaldırmaya çalışan CTP, vatandaşlık işini kesin biçimde çözmüş oluyor. Her fırsatta dünyayla bütünleşmekten yana olduğunu açıklayan, AB kriterlerini ağzından düşürmeyen CTP, dünyanın hemen her demokratik ülkesinde uygulanan yasal ve olağan bir vatandaşlık uygulamasını rafa kaldırarak KKTC vatandaşlık politikasını köklü biçimde değiştirmiş oldu. Bunun ardında yatan neden, Rum lider Hristofyas’la anlaşma yaparak yeni Türkiye kökenli vatandaş istememek olabilir mi ?  

      Başbakan Soyer’in iktidar ortağı olan ÖRP lideri Turgay Avcı’nın, seçim mitinglerinde  Anavatan Türkiye nutukları atması ve insan haklarını savunan seçmenlerden ve Anavatan Türkiye kökenli seçmenlerimizden oy istemesinin çok zorlaştığını düşünüyorum.  

      KKTC Hükümeti, KKTC kurulalı beli yürürlükte olan bir uygulamaya son vererek yasal vatandaşlık haklarını elde etmek isteyenlerin bu haklarını ellerinden almış oldu. Türkiye Hükümeti ve TC Büyükelçisi Sayın Türkekul Kurttekin’in bu yeni vatandaşlık politikası konusunda ne yönde açıklama yapacaklarını merakla bekliyorum. KKTC’de Türkiye Hükümeti’nin ve TC Büyükelçisinin vatandaşlıklarla ilgili bu yeni Hükümet politikası konusunda ne düşündüğünü ilerideki günlerde öğreneceğiz. KKTC’de halen yasal süre olan 5 yıl çalışma izni ile KKTC’de bulunmak koşulunu dolduran 20 bin civarında Türkiye vatandaşı olduğu düşünülüyor. Bu insanlara bir net bir açıklama yapmak, bu konuyu netleştirmek, Hükümetin görevi olmalıdır.  

      Vatandaşlık krizine, “Tek Egemenlik ve Tek vatandaşlık” politikası konusunda Rum lider Hristofyas ile anlaştığını açıklayan Cumhurbaşkanı Talat’ın hayal kırıklığı da eklenince, Ankara-Lefkoşa ilişkilerinde çok derin krizler yaşanacağının kesin olduğunu düşünüyorum. Bekleyelim ve görelim. 23.Temmuz.2008