Sen bırak Sarkozy'i biz düşünelim
Savaş Süzal
savassuzal@habergazete.com

           Sen ki memleketinde daha yayınlanmamış kitapları toplatarak ifade özgürlüğünün temeline dinamit koyup, ücretsiz eğitim isteyen öğrencileri tutuklatıp, iktidarına karşı çıkanları bir bahane ile içeri koyup, telefonlarını dinleyip, onları yandaş basında yayınlatırken, nasıl olurda kalkıp bir başka ülkeyi ifade özgürlüğü için suçlayabilirsin.  

         Sen ki, iktidarın sırasında basın özgürlüğü, kadın özgürlüğü ve bir dizi özgürlükleri düzleyip, uluslar arası özgürlükler sıralamasında son on yıl içinde 10’ar, onar dibe doğru inerken başkalarını nasıl eleştirir, onlara nasıl nasihat edebilirsin? Sarkozy’i Türk ulusuna yönelik bu adi saldırı için suçlarken, adama kendi iç politika uygulamalarında gündem yaratmak için neler yapıyorsun diye sormazlar mı?  

         Sen ki, askerinin kafasına torba geçirilirken sessiz kalıp, ordunun komuta kademesini tek tek ayıklayıp okyanus ötesinden sağlanan belge ve bilgilerle suçlarken mahkemeler daha karar vermeden onları mahkûm etmedin mi? Adalet mekanizmasının temeline dinamit koyup, anayasanın nasıl olacağına halk değil sen karar verirken, başka ülkelerin seninle ilgili aldığı kararları nasıl olurda eleştirebilirsin.  

         Sen ki, Libya için, NATO bombalayamaz ne işi var orada deyip sonra NATO sıfatına sığınan Fransa’nın Libya’yı bombalamasında Kaddafi’yi satarsan, patronların talimatı ile muhaliflere bavulla para yardımı yaparken şimdi kalkıp nasıl Fransa’yı eleştirebilirsin.  

         Sen ki, üç gün önce Suriye lideri Esat’a kardeşim deyip uçak dolusu heyetle ziyaretine gidip, yüze yakın ikili anlaşma imzalayıp, sınırlarını açtıktan sonra Fransa, İngiltere ve ABD’nin, Suriye’yi düşman ilan etmesi üzerine kardeşin Esat’a demokrasi dersi verip düşmanlarına kucak açma sonrası dönüp, Fransa’ya kafa tutman kaç yazar?  

         Sen ki İsrail’i mavi Marmara olayı için dava ettiğini söyleyip, gizlice davadan çekilip, Yahudi devleti ile ilişkileri dondurduğunu açıklayıp, el altından ticaretini üç katına çıkarmadınmı?. Sen ki tasarı Fransız Meclisinde görüşülürken kızıp büyükelçiyi çağırırken Fransız şirketlerinin yüzde 15 ortağı olduğu Güney akımını Rusya ile onaylamadın mı? Ve ardından çaktırmadan büyükelçiyi geri Paris’e yollarsan kim senden ve neden çekinsin, neden korksun?  

          Cumhur için seçip Başkan olarak atadığın kişinin Dışişleri bakanıyken Türkiye’yi Uluslar arası adalet divanına şikâyet eden eşi, Ankara’daki Fransız Büyükelçisinin Türkiye’de bulunmayan karısını yemeğe çağırmayıp bunu basına sızdırarak gerim gerim gerinmedi mi? Çankaya'daki adamın inkâr yasasını çektirmek için umudunu Fransız senatosundan çıkacak 60 senatör başvurusuna bağlarsa Allah rızası için kabul et kim ciddiye alır seni?  

         Sen ki, bu tatsız ve haksız olayda Fransa devlet başkanı Sarkozy’yi aile fertlerini kullanarak eleştirirken onlarında senin ailen içinde bulunduğu söylenen Cumhuriyet ve demokrasi düşmanlarını ortaya atmaları durumunda ne yaparsın?  

         Sen ki bu karar ardından Davos’ta olduğu gibi çıkıpda bir daha Fransa’ya gitmem dersen ve ardından herkes acaba biri çıkıpta sana Ermeni soykırımını sorup Fransa'da hapsedilme riski yaratır endişesi taşıdığın izlenimi bırakmaz mı bu sözlerin?  

         Sen ki AB’ye girmek bahanesiyle ülkenin çivisini çıkarıp, sonrada yüzünü doğuya Arap kardeşlerine, arkanı poponu da batıya Avrupa’ya dönersen, üstüne üstelik birde AB’nin önde giden ülkeleri ile aranı bozarsan bu laflarını yemiş olmuyor musun? Sözlerin ve hareketlerinle, tutum ve politikalarının çeliştiğini herkes artık anladı sen anlamıyor musun?  

         Evet, Fransa’nın yaptığı iğrenç bir saldırıdır, ama biz Türkler. Evet Fransa devlet başkanı aşağılık bir oyun oynamıştır. Evet ama biz Türklere. Ama tüm bunlar söylediğim gibi biz Türklere karşı. Sen ki ağzından bir kere bile Türk olduğun sözü çıkmazken, bu konuda en son konuşacak olan da sensin. Ben Türk’üm ve gurur duyduğum Türklüğümle böylesine adi saldırılara ve daha nice nicelerine daha önce göğüs gerdim ve gerekirse gene de gererim. Sizler ve size oy verenlerde Özal'ın da söylediği gibi bu duruma alışırlar.
26/Ocak/2012