|
Yunanistan'ı
kurtarma planı onaylandı

Brüksel- Brüksel'den
gelen haberlere göre Euro Bölgesi Maliye Bakanları Yunanistan'a
kurtarma paketine onay verdi. Dün başlayan ve sabah erken saatlere dek süren
görüşmeler sonucunda kabul edilen anlaşma, Yunanistan'a 130 milyar
euroluk kurtarma paketini onaylıyor.Karşılığında Yunanistan, borçlarını
2020 yılına dek GSMH'nin yüzde 121'ini aşmamasını sağlamakla yükümlü
olacak.Zirve öncesinde, Fransa Maliye Bakanı Francois Baroin,
Yunanistan'ın kurtarma paketi konusunda anlaşma koşullarının hazır
olduğunu söyledi.Maliye bakanları, Atina'nın Mart ortasındaki ödemelerini
yapıp iflastan kurtulmak için ihtiyaç duyduğu 130 milyar euroluk mali
yardım paketinin son ayrıntılarını gece boyu görüştü. Yunanistan
Başbakanı Lukas Papadimos, yardım paketini sağlayabilmek için dün Brüksel'e
gitmişti. Kurtarma paketi çerçevesinde Yunanistan'a borç veren özel
sektörün alacaklarının yüzde 70 azaltılmasına verdiği onayla
birlikte, Yunanistan'ın borcunun 100 milyar euroluk kısmı
silinecek.Yardım paketinin onaylanması, Atina'nın istenilen şartları
yerine getirmediği gerekçesiyle daha önce ertelenmişti.Atina, Troyka
olarak bilinen Avrupa Birliği, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Avrupa
Merkez Bankası'ndan 130 milyar euroluk kurtarma paketi alamasaydı, Mart
ayı ortasında yapması gereken 14,5 milyar euroluk tahvil ödemelerini
yapamayacaktı. Ancak bir çok ekonomist
Yunanistan'ın iflası ve eurodan çıkarılması riskinin henüz ortadan
kalkmadığına dikkat çekiyor. Yunanistan, son iki senedir taahhüt ettiği
hiçbir hedefi tutturamadığı için Avrupalı yetkililerin yoğun baskısı
altında.Euro bölgesi başkanı Jean-Claude Juncker, Cuma günü yaptığı
açıklamada Yunanistan'ın mali politikalarının daha sıkı kontrol
etmek istediklerini söylemişti. Kurtarma paketi serbest bırakılsa
dahi, Atina'nın borçlarını idare edebilecek bir seviyeye düşürüp düşüremeyeceğinin
belli olmadığına dikkat çekiyor.Atina'ya 2010 yılında verilen 110
milyar euroluk kurtarma paketi, krizin önlenmesine yeterli gelmediği için
ikinci kurtarma paketine gerek duyuldu. 21.Şubat.2012
Yunanistan'ı
Euro'dan çıkarmak istiyorlar

Atina- Yunan
Maliye Bakanı Evangelos Venizelos, bazı ülkelerin Yunanistan'ı Euro bölgesinden
çıkarmak istediklerini söyledi. Venizelos söz konusu Euro bölgesi ülkelerinin
"ateşle oynadığını" savundu.Evangelos Venizelos, bu açıklamayı
Euro bölgesi maliye bakanlarının Yunanistan'a verilmesi planlanan 130
milyar Euro'luk kredi konusunda yapacağı telekonferans öncesinde yaptı.
Yunanistan bu parayı alabilmek için yeterince kesintiye gideceği
konusunda Avrupa Birliği ve IMF'yi ikna etmek zorunda.Kurtarma paketi
kapsamında Yunanistan'ın bankalara olan borcundan 100 milyar Euro daha
silinmesi de öngörülüyor.Yunanistan Parlamentosu kurtarma paketi için
şart koşulan kemer sıkma önlemlerini Pazar günü onaylamıştı.
Ancak Euro bölgesi maliye bakanları yapılacak kesintilerin içeriği
konusunda daha fazla ayrıntıya ihtiyaç duyulduğunu söylüyor.Maliye
bakanları ayrıca Nisan'da yapılacak seçimlerde kim kazanırsa kazansın,
ana siyasi partilerin kesintileri uygulayacağı konusunda taahhütte
bulunmasını istiyor.İki büyük siyasi parti, bu konuda güvence
verdi.Muhafazakar Yeni Demokrasi Partisi'nin Başkanı Antonis Samaras, seçimi
kazanmaları halinde programın hedeflerine bağlı kalacaklarını
belirtti. Yunanistan Maliye Bakanı
Venizelos ise, kemer sıkma önlemleri konusunda açıklığa kavuşturulacak
çok az şeyin kaldığını ve bunları telekonferanstan önce
tamamlayacaklarını söyledi. "Euro bölgesi içinde birçoğu bizi
artık istemiyor" diyen Venizelos, Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas'ın
"sembolik ve onurlu" bir kararla maaşından feragat ettiğini açıkladı.Yunan
Cumhurbaşkanı'nın yıllık maaşının 280 bin Euro olduğu
belirtiliyor. 16.Şubat.2012
Çin'de
ithalat ihracat düştü

Pekin- Çin'in
ihracatı Ocak ayında, iki yıl aşkın bir süreden sonra ilk kez düşüş
gösterdi.Ocak'ta yüzde 0.5 düşen ihracat, küresel ekonomideki yavaşlamanın
Çin'e etkisi konusunda kaygılı yorumlara yol açıyor. Küresel
ekonomide talebin düşmesi nedeniyle Çin'e verilen siparişlerin de
azalması Pekin'i endişelendiriyor. Ayrıca Çin'in Ocak ayındaki
ithalatının da yüzde 15.3 düştüğü açıklandı. Bu veri, iç
talebin de gerilediği endişesini doğuruyor.Çin hükümeti, ihracattaki
düşüşü dengelemek amacıyla, iç tüketimi canlandırmayı hedefleyen
adımlar atıyordu. Gözlemciler, Çin
Yeni Yılı kutlamaları nedeniyle kapalı kalan iş yerlerinin Ocak ayı
verilerini kısmen açıklayabileceğini, fakat düşüşün arkasındaki
tek nedenin tatil dönemi olamayacağını vurguluyor. Özellikle ithalat
rakamlarında görülen tahminlerin üzerindeki düşüşün, ekonomik büyümede
yavaşlamaya işaret ettiğinden endişe duyuluyor.Çin'in ihracat sektöründe
ise ABD ve AB ekonomilerindeki durgunluğun etkilerinin görüldüğü
anlaşılıyor.Euro bölgesindeki borç krizi ve ABD'de yüksek seyreden işsizlik,
Çin'in ihraç ürünlerinin iki ana pazarında tüketici güvenini sarsmış
durumda.Cuma günü açıklanan resmi rakamlar Çin ile AB arasındaki
ikili ticaretin Ocak ayında yüzde 7'yi aşkın oranda gerilediğini gösterdi.Ekonomi
analistleri, euro bölgesinde süregiden borç krizinin Çin'in ekonomik büyümesi
önündeki en büyük tehdidi oluşturduğunu söylüyorlar.13.Şubat.2012
İngiltere
Merkez Bankası piyasaya 80 milyar dolar pompaladı

Londra- İngiltere
Merkez Bankası ekonomiyi canlandırmak içi piyasaya 50 milyar sterlin
(yaklaşık 80 milyar dolar) enjekte etme kararı aldı. Kararın hayata
geçirilmesiyle nicel gevşeme adıyla anılan program kapsamında
ekonomiye pompalanan paranın miktarı 325 milyar sterline (yaklaşık 515
milyar dolar) ulaşacak.Merkez Bankası 2009'da uygulamaya başladığı
bu program uyarınca daha çok bankalardan hazine bonosu satın alıyor. Böylece
bankaların kredi verme kapasitelerinin artırılması hedefleniyor.
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu bugünkü toplantısında ayrıca
gösterge faiz oranını yüzde 0,5'te tutma kararı aldı.Faizler, Mart
2009'dan bu yana, rekor kabul edilen bu seviyede tutuluyor. Ekonomi
uzmanları başlangıçta ekonomiye enjekte edilecek paranın miktarının
75 milyar sterlin olacağını tahmin ediyordu.Fakat, imalat ve hizmet
sektörüne ilişkin verilerin umulandan daha iyi çıkması üzerine bu
rakam 50 milyar sterline çekildi.Bununla birlikte euro bölgesindeki borç
krizi ve tüketici harcamalarının hala düşük olması nedeniyle kaygılar
devam ediyor.
IHS Global Insight'ın baş ekonomisti Howard Archer, "Gayri safi
yurt içi hasılanın geçen yılın son çeyreğinde yüzde 0,2 azalmasından
sonra gelen olumlu işaretlere karşın ekonominin önünün açıldığını
söylemekten çok uzağız. Sürdürülebilir, normal bir büyüme oranının
önünde hala ciddi engeller var" dedi. 10.Şubat.2012
Almanya'nın
ihracatı bir trilyon euroyu aştı

Berlin- Almanya'nın,
2011'de dış ticaret fazlasının 158 milyar euroya ulaştığını açıkladı.
İhracatın da yüzde 11.4 artarak ilk kez 1 trilyon euroyu aştığı
bildirildi.Alman ulusal istatistik bürosu, ithalatın da yüzde 13.2
artarak 902 milyar euro seviyesine ulaştığını duyurdu.Avrupa'nın en
büyük ekonomisi olan Almanya'nın dış ticaret fazlası 2010 yılında
155 milyar euro olarak gerçekleşmişti.Almanya'nın Avrupa Birliği'nin
dışına ihracatı da geçen yıl yüzde 13.6'lık artışla 432 milyar
euroya ulaşırken, Avrupa Birliği'nin diğer üyelerine yönelik ihracatı
ise yüzde 9.9 artış göstererek 627.3 milyar euroyu aştı. Bunun 420
milyar eurosu ise euro bölgesi ülkelerine yapıldı.Almanya'nın bir önceki
yıl 142 milyar euro olarak gerçekleşen ödemeler dengesi fazlası ise
2011'de 136 milyar euro olarak gerçekleşti.Avrupa Birliği'nin en güçlü
ekonomiye sahip ikinci ülkesi Fransa'da ise merkez bankası 2012'nin ilk
üç ayında ülke ekonomisinin büyümesinin yüzde 0 civarında gerçekleşeceği
tahmininde bulundu.Fransız ekonomisinin 2011'deki dış ticaret açığı
70 milyar euro olarak kaydedildi. 09.Şubat2012
Yunanistan
kemerleri sıkma programını görüşüyor

Atina- Yunanistan'da
koalisyon hükümetini oluşturan siyasi partiler, AB ve IMF’nin
kurtarma fonunu alabilmek için gerekli şartları kabul etme konusunda müzakerelere
yarın tekrar başlayacak.Almanya Başbakanı Angela Merkel, Yunan siyasetçilerden
fonlar için istenen ek kemer sıkma önlemleri üzerinde bir an önce
anlaşmaya varmalarını istedi.Ancak, Avrupa Birliği ile Uluslararası
Para Fonu'nun şart koştuğu kemer sıkma önlemleri konusunda,
koalisyonu oluşturan partiler arasında yapılan müzakereler Pazar günü
sonuçsuz kalmış ve Salı gününe ertelenmişti.Atina, iflası önleyebilmek
için 130 milyar euro civarında kurtarma fonuna ve özel sektör alacaklılarının
yardımına muhtaç.Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy de, anlaşmaya
varmak için sürenin daraldığını söyledi.Sarkozy ayrıca,
Yunanistan'ı yönetenlerin verdikleri vaatlerin gereğini yapmaları
gerektiğini de belirtti.130 milyar euroluk kurtarma paketinin fonu büyük
ölçüde Almanya tarafından sağlanacak.Fransa'nın başkenti Paris'te
bir açıklama yapan Merkel, euro bölgesi liderlerinin Yunanistan'daki
tartışmalardan bıkkınlık duyduklarını ifade etti.Atina, bono
piyasalarına 20 Mart itibariyle ödemesi gereken 14,4 milyar euroluk
borcu ödeyemeyecek durumda.AB ve IMF'nin kurtarma paketi karşılığında
Yunanistan'dan istediği şartlar arasında şunlar bulunuyor:
- Kamu harcamalarında Gayrı Safi Milli Hâsılanın
yüzde 1,5'ine denk düşen bir oranda ek kesinti yapılması
- Yunanistan bankalarına, kamulaştırma
yapmaksızın sermaye desteği sağlanması
- Asgari ücreti ve tatil ikramiyelerini düşürerek
emek giderlerinin düşürülmesi
- Kamu sektöründe işten çıkarmalara
devam edilmesi
- Emeklilik programlarında kesintiler yapılması
Yunanistan Başbakanı Lucas Papademos ile
koalisyonu oluşturan üç partinin liderleri arasındaki görüşmelerde,
bu maddelerden bazıları üzerinde uzlaşma sağlanırken, tümü
konusunda bir mutabakata varılamamıştı.07.Şubat.2012
Türkiye'de
enflasyon son üç yılın zirvesinde

Ankara- Türkiye'de
yılın ilk ayında enflasyon oranları son üç yılın en yüksek
seviyesinde gerçekleşti. Türkiye İstatistik
Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre, Ocak ayında TÜFE yüzde 0.56, ÜFE
yüzde 0.38 arttı. Yıllık bazda TÜFE yüzde 10.61, ÜFE yüzde 11.13
olarak gerçekleşti. Yıllık enflasyon TÜFE'de Kasım 2008'den beri en
yüksek düzeye çıktı.TÜFE'de ana harcama grupları itibariyle bir ay
önceye göre en yüksek artış yüzde 2,06 ile ulaştırma grubunda görüldü.Ocak
ayında endekste yer alan gruplardan çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde
1,79, ev eşyasında yüzde 1.58, konutta yüzde 1.32, gıda ve alkolsüz
içeceklerde yüzde 1.13, eğlence ve kültürde yüzde 0.83, lokanta ve
otellerde yüzde 0.75, sağlıkta yüzde 0.09, alkollü içecekler ve tütünde
yüzde 0.02 artış meydana geldi.Haberleşmede yüzde 0.01, eğitimde yüzde
0.05, giyim ve ayakkabıda yüzde 7.88 düşüş gerçekleşti.Yıllık
bazda TÜFE'de en yüksek artış yüzde 18.53 ile alkollü içecekler ve
tütün grubunda oldu.Onu çeşitli mal ve hizmetler (yüzde 17.63), ulaştırma
(yüzde 12.90), gıda ve alkolsüz içecekler (yüzde 11.67), ev eşyası
(yüzde 11.65) izledi.Ocak ayının zam şampiyonu yüzde 34.58'lik artışla
salatalık oldu.Onu yüzde 33.33'le piyango bileti, yüzde 25'le sayısal
loto, yüzde 23.04'le beyaz lahana izledi.Köprü geçiş ücreti yüzde
13.34, doğalgaz abonman ücreti yüzde 12.38, otoban geçiş ücreti yüzde
11.31 arttı. 06.Şubat.2012
Dev
cep telefonu pazarında yolsuzluk

Yeni Delhi- Hindistan
tarihinin en büyük yolsuzluk davalarından birine bakan Yüksek Mahkeme,
yüzü aşkın şirkete dört yıl önce verilen telekom işletme
ruhsatlarının iptaline karar verdi.Kararda, ruhsat verilmesi için
uygulanan yöntemle ihale koşullarının yerine getirilmemiş olması
nedeniyle, hazinenin on milyarlarca dolar zarara uğradığı
bildiriliyor.Hindistan dünyanın en büyük ikinci cep telefonu pazarı
ve geçen yıl itibariyle kullanıcı sayısı 900 milyona yaklaşıyor.
İhaleden sorumlu olan dönemin Haberleşme Bakanı Andimuthu Raja, bu
ihale nedeniyle rüşvet aldığı suçlamasıyla yargılanıyor.Kasım ayında
iddialar ardından görevden ayrılan Raja, suçlamaları reddederek
herhangi bir usûlsüzlük olmadığını söylüyor.Raja, teklif usûlü
ile ilahe açmak yerine, ruhsatları başvuru sırasına bakarak 'ilk
gelene hizmet' esasında dağıtmıştı.2008 yılında ikinci nesil cep
telefonları (2G) için açılan işletme ihalesinde 122 şirkete ruhsat
verilmişti. Ancak Yüksek Mahkeme bu ruhsatların keyfi şekilde ve
anayasayı ihlal eder nitelikte verildiğini söyledi.Yargıçlar, ayrıca
İçişleri Bakanı Palaniappan Chidambaram hakkında da dava açılmasının
gerekip gerekmediğinin soruşturulmasını istedi.Muhalefet
milletvekilleri, Chidambaram'ın o dönemde maliye bakanı olduğunu ve usülsüzlüklere
müdahale etmiş olması gerektiğini savunuyor. Bakan, suçlamaları
reddediyor.İptal edilen lisanslar arasında Uninor, Loop, Videocon, Idea
Cellular, Tata Telecom ve Swan şirketlerininkiler var.Kararın Hint cep
telefonu kullanıcılarının yüzde 5'ini etkilediği bildiriliyor. Bu
kullanıcıların başka operatörlere geçebileceği açıklandı.Hindistan-Norveç
ortaklığındaki Uninor, kararın kendilerini şoka uğrattığını ve
adaletsizliğe uğradıklarını düşündüklerini söyledi.Önümüzdeki
dört ayda iptal edilen 2G lisansları için yeni bir ihale açılacak.Ancak
aradan geçen sürede 3G teknolojisine geçildiği ve pazar konsolide olduğu
için lisanslara talebin nispeten azalacağı tahmin ediliyor.Lisanslar
2008'de hazineye 2,7 milyar dolara tekabül eden girdi sağladı. Ancak müfettişler,
o zamanki piyasa koşullarında bu tutarın 36 milyar olabileceğini
belirtiyor.Yeni ihaleden ise 20 milyar dolar kadar gelir bekleniyor.Bu
skandal Manmohan Singh liderliğindeki koalisyon hükümetini zora sokmasının
yanı sıra, Hindistan telekom sektörüne yatırım yapan firmaları da
huzursuz etti.Karar arından hisseleri borsada işlem gören tüm büyük
telekomünikasyon şirketleri değer kaybetti. 03.Şubat.2012
Amazon
karında büyük düşüş

New York- İnternet
perakende devi Amazon kârlılığında keskin bir düşüş yaşandığını
belirterek, bu yılın mali bilançosunun tahmin edilenden daha kötü
olabileceği uyarısında bulundu.Aralık ayında sona eren üç aylık dönemde
Amazon'un kârı 177 milyon dolara geriledi. 2010 yılının aynı döneminde
bu 416 milyon dolar olarakgerçekleşmişti.Amazon'un aynı dönemde
cirosu artmış olmasına karşın kârının düşmesi dikkat çekici.Ancak
şirket yatırım yapmayı sürdürdüğü için bu yılın ilk çeyreğinde
para kaybetmeye devam edebileceği uyarısında bulundu.Beklentilerin altındaki
tahminler amazon hisselerinde yüzde 8 oranında gerilemeye neden oldu.
Credit Agricole'den James Lee, ''Amazon ucuz bir
hisse senedi değil, dolayısıyla herhangi bir hayalkırıklığı
piyasada ciddi bir tepkiye neden oluyor'' dedi. Şirketin ABD'deki satışları,
büyük ilgi gören e-kitap okuyucu cihazı Kindle sayesinde arttı.Satışların
artmasında yeni dokunma ekranlı Kindle Fire'ın piyasaya sürülmüş
olmasının da etkisi olduğu tahmin ediliyor.Amazon.com'un İcra Kurulu
Başkanı Jeff Bezos, ''Kindle Fire ve Kindle e-okuyucu cihazlarımızı
satın alan müşterilerimize minnettarız. Sayelerinde Kindle ABD ve
Avrupa'da en çok satan ürün oldu'' dedi. 02.Şubat.2012
Euro
bölgesinde rekor işsizlik

Brüksel- Euro
bölgesi toplamında işsizlik oranının 2011'in son ayında tarihi bir
noktaya ulaştığı tespit edildi.Avrupa Birliği İstatistik Bürosu
Eurostat'ın açıkladığı resmi verilere göre, Aralık ayı itibariyle
euro para biriminin kullanıldığı 17 ülkenin bütünündeki işsizlik
oranı yüzde 10,4'e ulaştı.Buna göre euro bölgesinde 16,5 milyon
insan resmi olarak işsiz durumda. Bu rakam bir önceki yılın Aralık ayına
göre yüzde 0,4’lük artışla, 751,000 kişinin daha işsizler arasına
katıldığı anlamına geliyor.17 ülke arasında işsizlik oranı yüzde
22,9'la İspanya en yüksek rakama ulaştı.Avusturya ise yüzde 4,1'lik işsizlik
oranıyla euro kullanan ülkeler arasında işsizlik sorunun en düşük
olduğu ülke olarak göze çarpıyor.Eurostat'ın verileri, 2011 yılı
boyunca derinleşerek süren borç krizinin işsizlik oranlarını olumsuz
etkilediğini ortaya koyuyor.2010'un son ayında yüzde 10 civarında
seyreden 17 ülkenin toplam işsizlik oranı, 2011 sonuna gelindiğinde yüzde
0,4'lik artış gösterdi."İstihdam artışı düşük
ihtimal"Uzmanlar, euro bölgesi işsizlik oranının 2012 boyunca
artma eğiliminde olacağı görüşündeler.Citigroup'tan iktisatçı
Guillaume Menuet, birçok sektörde yapılan araştırmalar sonucunda
ortaya çıkan tablonun istihdama dair beklentilerin olumlu olmadığını
ortaya koyduğunu belirtiyor.Menuet, mali belirsizlik sebebiyle birçok şirketin
yatırım planlarını ertelemekte olduklarını, buna bağlı olarak da
istihdamın artması ihtimalinin düştüğünü söylüyor.Menuet,
ekonomik olarak iyi durumda olan şirketlerde işe alımların
"dondurulduğunu", zararda olan şirketlerde ise işten çıkarmaların
yaşandığına dikkat çekiyor.Avrupa Birliği'ne üye 27 ülke genelinde
işsizlik oranı 2011 sonu itibariyle yüzde 9,9 olarak tespit edilmişti.
Bu oran, 23 milyon 800,000 kişinin işsiz olduğu anlamına geliyor. 01.Şubat.2012
Gökdelenlerdeki
artış, mali kriz işareti

Londra-Dünyanın
en yüksek binalarının inşasıyla, finans krizleri arasında "sınırlı
da olsa bir bağ" bulunduğu iddia edildi.Barclays Capital isimli İngiliz
yatırım firması tarafından yapılan araştırmada dünyanın en yüksek
binalarının büyük finans krizlerine yakın zamanlarda inşa edildiği
tespit edildi.Örneğin, Empire State Gökdeleni 1930larda Amerikan
ekonomisine damgasını vuran Büyük Bunalım yaklaşırken inşa edildi.Şu
an dünyanın en yüksek binası olan Burç Halife ise Dubai'deki mali
durgunluğunun hemen önce inşa edildi.Araştırmada şu an dünya üzerinde
inşa edilmekte olan gökdelenlerin büyük kısmının Çin'de yapıldığını,
Hindistan'da ise 14 dev gökdelinin inşasına başladığına dikkat çekildi.Barclay
Capital uzmanlarına göre, dünyadaki en yüksek binalar çoğunlukla
emlak sektöründe yaşanmakta olan büyümelerin parçası olarak inşa
edildi.Uzmanlar ayrıca gökdelen inşa eğiliminin çoğunlukla
sermayenin yanlış tahsis edilmesi sürecinde ve mali normalleşme öncesinde
arttığına dikkat çektiler.Dünyanın ilk gökdeleni olan Equitable
Life binasının inşası 1873'de tamamlanmış ve inşa süreci beş yıl
süren resesyona denk gelmişti.Chicago'da 1974 yılında inşası
tamamlanan Willis Towers gökdeleni de küresel petrol krizi döneminde
yapılmıştı.1997'de Malezya'da tamamlanan Petronas Kuleleri de Asya
finans kriziyle aynı dönemde inşa edildi.Barclays Capital'dan yapılan
açıklamada bu bulgular ışığında gökdelen inşa edilen ülkelerin
yakın geleceğinde mali problemler yaşanabileceği öngörüsünde
bulunuluyor.Buna göre dünya üzerinde gökdelenlerin yüzde 53'ini inşa
eden Çin'e dikkat çekiliyor.Barclay Capital, "Gökdelenler
Raporu" isimli araştırmasını 1999'dan bu yana her yıl yapıyor.
31.Ocak.2012
İran
ile gerginlik petrol fiyatlarını artırıyor

New York- Avrupa
Birliği’nin İran petrolüne yeni yaptırım kararı, İran’ın dünya
petrolünün en önemli geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı’nı
kapatma tehlikesini arttırdı, tansiyonu yükseltti. Petrol ambargosu, İran’ı
nükleer programını açıklamaya zorlamak için daha önce alınan
ekonomik yaptırımların bir bölümü.Dünya petrolünün beşte biri Hürmüz
Boğazı’ndan geçiyor, büyük bölümü Asya ve Avrupa ülkelerine
sevkediliyor. Enerji Politikaları Araştırma Vakfı Başkanı Lucian
Pugliaresi, boğazın kapanmasının petrol piyasasında paniğe yol açacağını
söylüyor: "Eğer İran Hürmüz Boğazı’nın kapatma girişiminde
bulunursa, muhtemelen petrol fiyatları tırmanacak, büyük olasılıkla
varil başına 40, 50, hatta 60 dolar artacak."Çin’de ve öteki
gelişen ülkelerde petrole talebin artması yüzünden, yüksek petrol
fiyatlarının ne kadar süreceği, Hürmüz Boğazı’nın ne kadar
kapalı kalacağına ve diğer petrol üreten ülkelerin talebi karşılamak
isiteyip istemeyeceğine bağlı olacak.Pugliaresi açıklıyor:"Burada
esas konu, çok entegre bir dünya petrol piyasasının parçası olmamız
ve herhangi bir bölgeden petrol sevkinin aksamasının bütün dünyayı
etkileyecek olması."Avrupa’nın son yaptırım kararı,
Avrupa’daki İran mal varlığının dondurulmasını ve Avrupa’ya
petrol ihracının durdurulmasını öngörüyor. İran, stratejik Hürmüz
Boğazı’nı kapatma tehdidini sık sık tekrarlıyor.Birçok Batılı gözlemci,
İran’ın blöf yaptığını söylerken Enerji Politikaları Araştırma
Vakfı’ndan Lucian Pugliaresi, bundan emin değil. Petrol, günde 2
milyon varille, İran’ın dış gelirinin yüzde 80’ini oluşturuyor.
Pugliaresi şöyle konuşuyor:"Bir kere Hürmüz Boğazı’nı kapatır,
sonra da açılması için harekete geçerseniz, İran’ın yapacaklarını
tahmin edemezsiniz. İran’ın orantısız tepki göstermesi mümkün, bu
da Ortadoğu’daki istikrarsız durumu daha da kötüleştirebilir."Amerika,
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasına izin vermeyeceği uyarısında
bulundu. Ancak İran’ın sadece boğazı kapatma tehdidi bile
Amerika’da benzin fiyatlarının son 12 ayın en yüksek düzeyine fırlamasına
neden oldu.Tüketiciler depolarını doldururken her gün farklı ödeme
yapmaktan şikayetçi.Pugliaresi’ye göre, dünyanın en büyük petrol
üreticisi olan birçok ülkedeki siyasi istikrarsızlık yüzünden tüketicilerin
ekonomik kaygıları da artıyor. Yüksek petrol fiyatlarının zaten zayıf
olan küresel ekonomiyi tekrar rayından çıkarması mümkün.
Amerika’nın da ülke içi enerji üretimini büyük ölçüde arttırması
şart. 30.Ocak.2012
|
İran
gerginliği petrol fiyatlarını tırmandırdı

New York- İran'ın
nükleer programı konusundaki gerilimin tırmanması dolayısıyla, ham
petrol fiyatları son sekiz ayın en yüksek düzeyine yükseldi.Brent
tipi petrolün bir ay vadeli fiyatı varil başına 1,14 dolar yükselerek
120,72 dolara ulaştı. Fiyatlar en son geçen yıl Haziran'da bu düzeye
ulaşmıştı. Amerikan tipi hafif petrol
ise 1,93 dolar artışla, varili 105,17 dolardan işlem görüyor. Dünyanın
en büyük beşinci petrol ihracatçısı olan İran'a nükleer programı
konusunda uygulanan yaptırımlar, ülkenin en önemli döviz girdisini
oluşturan petrol satışına yönelmeye başladı.ABD ardından, Avrupa
Birliği satışları durduran yaptırımları Temmuz'da uygulamaya hazırlanıyor.27
üyeli birlik, İran petrolünün yüzde 18'ini alıyordu.İran petrol
bakanlığı ise dün, bu adımın uygulamaya girmesini beklemeden bu
konudaki yaptırım girişimlerinde başı çeken İngiltere ve Fransa'ya
petrol satışını durdurduğunu duyurdu.İranlı yetkililer,
aleyhlerinde tavır alan diğer Avrupa ülkelerinin de benzer adımlara
hedef olacağını kaydetti.Tahran yönetimi nükleer programının barışçıl
olduğunu vurgulasa da BM Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu, elinde İran'ın
"nükleer bir patlayıcı geliştirilmesine yönelik" denemeler
yaptığına dair bilgiler olduğunu kaydediyor.İngiliz düşünce kuruluşu
Chatham House'dan Profesör Paul Stevens, AB ülkelerinin şimdi
alternatif petrol kaynakları, İran'ın ise yeni alıcılar aradığını;
fiyatın da bu belirsizlik nedeniyle yükseldiğini belirtiyor.şta küresel
ekonominin performansı da etkili oldu.ABD ve Çin ekonomilerindeki büyüme,
talebi artırıyor.ABD, 2008 mali krizinin olumsuz etkilerine rağmen hala
dünyanın en büyük petrol tüketicisi.Buna ek olarak Avrupa'da etkili
olan doğuk dalgası ve Güney Sudan ile Suriye'den Avrupa'ya arzın
kesilmiş olması da fiyatın yükselmesine katkıda bulunuyor.Profesör
Stevens İran ile yaşanan gerilim çözülürse fiyatın yeniden
gerileyebileceğini düşünüyor; "ancak bunun olacağı şüpheli"
diyor.Stevens'a göre "İran'a saldırı düzenlenirse, o zaman tüm
hesaplar değişir".İran, daha önce nükleer programı sebebiyle gündeme
gelen yaptırımlara misilleme olarak Hürmüz Boğazı'nı geçişe
kapatma tehdidinde bulunmuştu.Basra Körfezi'nden petrol taşımacılığı
için kilit önemdeki Hürmüz Boğazı dünya petrolünün yüzde
20'sinin aktarıldığı önemli bir geçiş noktası.Gerilime rağmen İran
Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, İran ve altı BM üyesi tarafından
yürütülen çözüm görüşmelerinin İstanbul'da devam edeceğini söyledi,
ancak tarih vermedi. 22.Şubat.2012
İspanya'da
iş yasası reformuna tepki

Madrit- İspanya'da
binlerce kişi, hükümetin son kemer sıkma önlemlerinin işçi haklarını
zedelediği gerekçesiyle sokaklara döküldüİspanyol sendikalar,
protesto gösterisine bir milyon kişinin katıldığını söylüyor.
Emniyet kaynaklarına göre ise gösterilere çok daha az kişi katıldı.Bir
çok kentte eş zamanlı düzenlenen gösterilerin en büyüğü başkent
Madrid'deydi.Protestocular, "İşçiye ekmek yoksa, patrona da huzur
yok" yazılı pankartlar taşıdı.İspanya'da geçen Kasım ayında
iktidara gelen muhafazakar hükümet, yüzde 28'e varan işsizlik oranlarının
düşürülebilmesi için reformların şart olduğunu
savunuyor.Reformlarla gençlerde işsizlik oranlarının azaltılması,
ayrıca geçici istihdam sorunun çözülmesi amaçlanıyor.İspanya hükümeti,
reformların işletmeler ve çalışanlar açısından daha esnek bir
sistem yaratacağını savunuyor.Çalışanlar ise haklarının korunmadığına
dikkat çekiyor.En fazla tepkiyi ise işverenlerin, işten çıkardıkları
çalışanlara yapacakları tazminat ödemelerine ilişkin planlar çekti.İspanya'da
işsiz sayısı 2011'in son çeyreğinde 5 milyon barajını aştı.Ulusal
İstatistik Enstitüsü, Aralık sonu itibariyle İspanya'da 5,3 milyon kişinin
işsiz olduğunu açıkladı.17 üyeli Euro bölgesinde en yüksek işsizlik
oranına sahip olan İspanya'nın bu yıl tekrar resesyona girmesi
bekleniyor. 20.Şubat.2012
Euro
bölgesi ekonomisi küçüldü

Brüksel- Euro
Bölgesi ekonomisi geçen yılın son çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre
yüzde 0,3 oranında küçüldü. AB İstatistik Kurumu’nun verdiği
bilgilere göre, Euro Bölgesi’nde geçen yıl büyüme oranı ise
sadece yüzde 1,5 oldu. Borç kriziyle sarsılan Euro Bölgesi'nde
ekonomi, iki buçuk yıldan bu yana ilk kez 2011 yılının son çeyreğinde
küçüldü. Euro Bölgesi Gayri Safi Yurtiçi Hâsılası 2001 yılının
ekim-aralık ayları arasında bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,3
oranında küçüldü. Avrupa Birliği İstatistik Kurumu Eurostat'ın
verdiği bilgilere göre, diğer ekonomiler resesyona girerken, AB'nin güçlü
ekonomisi Almanya da ekonomik açıdan zayıfladı. Aynı dönem içerisinde
Alman ekonomisi yüzde 0,2 oranında küçülürken, Euro Bölgesi
ekonomileri içinde yalnızca Fransız ekonomisi yüzde 0,2'lik bir büyüme
kaydetti.Uzmanlar, Fransa'nın olası bir durgunluğu engelleyebileceğini
ifade ederken, İtalya'nın ise çoktan durgunluğa sürüklenmiş olduğunu
belirtiyor. Euro Bölgesi'nin üçüncü büyük ekonomisi İtalya, 2011 yılının
son çeyreğinde yüzde 0,7 oranında küçüldü.
Yunan ekonomisi yüzde 7 küçüldü
Euro Bölgesi'nin sorunlu ekonomileri Portekiz,
İspanya ve Yunanistan ise büyüme rakamları açısından karamsar bir
tablo ortaya koymaya devam ediyor. Eurostat'ın verilerine göre, geçen yılın
son çeyreğinde Portekiz'in Gayri Safi Yurtiçi Hâsılası yüzde 1,3,
İspanya'nınki ise yüzde 0,3 dolayında küçüldü. Şu günlerde 130
milyar euroluk ikinci yardım paketini bekleyen Yunanistan'da ise ekonomi
geçen yıl toplamda yüzde 7 dolayında küçüldü 17.Şubat.2012
Dünyanın
en pahalı kentleri

New York- Yeni
bir araştırmaya göre dünyanın en pahalı kenti Zürih.Zürih, bir yıl
önce dördüncü sıradaydı; ancak Ekonomist İntelligence Unit
dergisinin son geçim endeksleri raporunda İsviçre kenti Tokyo’yu geçti
ve yirmi yıldan beri ilk kez birinci sıraya oturdu. Rapora göre İsviçre
frangının geçen yıl güç kazanması Zürih’te tüketim mallarını
başka yerlere kıyasla daha pahalı getirdi.Rapor, büyük kentlerde gıda,
ulaşım, elektrik-su-gaz, özel okullar, hizmetçilik gibi alanlara ne
kadar harcama yapıldığını araştırıyor. New York’taki geçim
endeksini temel ölçü alan rapor, New York’a kıyasla Zürih’te yüzde
70 Tokyo’da ise yüzde 66 daha fazla para harcandığını ortaya
koydu.New York, bu yıl sıralamada 11 kademe düşerek Chicago ile
birlikte dünyanın 47’inci en pahalı kenti oldu.Pahalılıkta üçüncü
sırayı yine İsviçre’deki Cenevre ile Japon Osaka kentleri paylaşıyor.131
kenti kapsayan araştırmada ilk 10’a giren diğer kentler Oslo, Paris,
Sydney, Melbourne, Singapore ve Frankfurt olarak sıralanıyor.Rapora göre
dünyanın en ucuz kentleri Karaçi, Mumbai, Tahran, Yeni Delhi, Cidde ve
Panama City. 16.Şubat.2012
Moodys
İngiltere ve Fransa'yı negatif izlemeye aldı

New York-Amerikan
kredi derecelendirme kurumu Moody's İngiltere, Fransa ve Avusturya'nın
ekonomilerini negatif izlemeye aldı. Moody's, İngiltere ve Fransa'nın,
Avrupa'da yaşanan borç krizinin yarattığı ekonomik zayıflıkla başetmeleri
konusunda kaygı duyulduğunu kaydetti. Moody's
ayrıca İtalya, Portekiz ve İspanya'nın kredi notlarını da düşürdü.
Geçen ay da diğer kredi derecelendirme kurumu Standard and Poor's,
Fransa'nın da aralarında bulunduğu 9 Avrupa Birliği ülkesinin notlarını
düşürmüştü. Bu ülkeler arasında İngiltere yer almıyordu. İngiltere'nin
negatif izlemeye alınması, Moody's kurumunun, gelecek 18 ay içinde İngiltere'nin
AAA olan kredi notunun kırılması olasılığını yüzde 30 olarak gördüğü
anlamına geliyor. Stephanie Flanders,
"bu değerlendirme, İngiltere hükümetinin tasarruf ekonomisi
siyasetini değiştirmesinin istendiğini göstermiyor." diyor. İngiltere'de
muhalefet, uygulanan tasarruf paketinin geri tepeceği uyarılarında
bulunmasına rağmen, Maliye Bakanı, kemer sıkma önlemlerine bağlı
kalmakta ısrarlı.İngiltere Maliye Bakanı George Osborne, Moody's
kurumunun kararını değerlendirirken, "Bu, mevcut küresel durumda
İngiltere'nin borçlarıyla başetmekten vazgeçemeyeceğini ortaya
koyuyor." dedi.Hazine çevreleri de, Moody's kurumundan gelen uyarıyı
fazla büyütmemeye özen gösteren yorumlar yaptı. Bir kaynak, Moody's
kurumunun İngiltere'yi negatif izlemeye almasının, mali anlamda keyfî
bir gevşemeye gidilmesinin, kredi notunun kırılmasını daha büyük
bir olasılığa dönüştüreceğini söyledi; hükümetin bütçe açığını
giderme amaçlı stratejisine bağlı kalmasının önemini vurguladı.İşçi
Partisi'nin Maliye sorumlusu Ed Balls ise, Moody's kurumundan gelen kararın
"önemli bir uyarı olduğunu" kaydetti. Balls, "Maliye
Bakanının vergileri artırarak, kamu harcamalarını çok fazla ve çok
hızlı keserek oynadığı kumarın geri tepeceğini, defalarca söyledik."
dedi. 14.Şubat.2012
Yunanistan,
AB ve IMF planlarını onayladı

Atina- Yunanistan'da
hükümet, AB ve IMF'nin ek mali yardım karşılığında dayattığı
yeni kemer sıkma paketine parlamentodan onay aldı.Euro bölgesi maliye
bakanları geçen hafta yaptıkları görüşmede, Yunanistan'ı Mart ayındaki
iflastan kurtaracak mali yardım için şart koştukları koşullara
yenilerini eklemişlerdi.Maliye bakanlarının Yunanistan'dan istekleri
arasında, uygulanacak kemer sıkma programının Yunan parlamentosu tarafından
Pazar gününe kadar onaylanması da yer alıyordu.PASOK ve Yeni Demokrasi
Partisi, Yunan parlamentosundaki 300 sandalyenin 230'una sahip.Atina'dakiLowen,
bazı milletvekillerinin aleyhte oy kullanmasına rağmen, paketin
onaylanması sonucunun beklendiğini söyledi. Milletvekillerinin
ek kemer sıkma paketini oyladıkları sırada sokaklara dökülen
protestocularla polis arasında da çatışmalar yaşandı. Atina sokaklarındaki
protestocular, göz yaşartıcı gaz ve copla müdahale eden polise, taş,
sopa ve molotov kokteylleri ile karşılık verdiler.Kentteki bazı
binalar da protestolar sırasında ateşe verildi.Ülkede 2008 yılından
bu yana en şiddetli protestoların yapıldığı bildiriliyor. Yunanistan,
teknokrat başbakan liderliğindeki bir ulusal birlik hükümetince yönetiliyor
Troyka olarak bilinen Avrupa Birliği, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve
Avrupa Merkez Bankası'nın vereceği 130 milyar euroluk mali yardım,
Yunanistan'ın Mart ayında yapması gereken ödemeler için zorunlu görünüyordu.Aksi
takdirde Yunanistan'ın iflası ve bunu sonucunda da ülkedeki bankacılık
sistemi başta olmak üzere ekonominin daha da büyük bir krize girmesi söz
konusu olacaktı. 13.Şubat.2012
Euro
bölgesi Yunanistan'dan yeni taleplerde bulundu

Brüksel- Brüksel'deki
euro bölgesi maliye bakanları toplantısında, Yunanistan'a 130 milyar
euro'luk ikinci yardım dilimini serbest bırakmadan önce Atina hükümetinin
yerine getirmesi istenen yeni koşullar öne sürüldü. Toplantının başkanı
Jean-Claude Juncker, Yunan koalisyon liderlerinin üzerinde anlaştığı
son kemer sıkma politikalarının pazar günü parlamentonun onayını
almasını bekleyeceklerini söyledi.Ayrıca, Yunanistan'ın 2012 yılı için
bütçesinde 325 milyon euro tutarında ek tasarruf yapması gerektiği
belirtildi.Euro bölgesi maliye bakanları, Yunanistan'ın siyasi
liderlerinin reformları nisan ayında planlanan seçimlerden sonra da sürdüreceklerini
taahhüt etmelerini de istiyor. Yunanistan'da
teknokrat Başbakan Lukas Papadimos'un liderliğindeki ulusal birlik hükümetini
oluşturan koalisyon ortakları, haftalardır süren müzakerelerin ardından
maaşlarda büyük çapta kesinti dahil yeni bir dizi kemer sıkma önlemi
konusunda dün anlaşmaya varmıştı. Fakat Jean-Claude Juncker, ''Son günlerde
kaydedilen önemli ilerlemeye karşın, kurtarma paketi hakkında karar
almamızı sağayacak gerekli unsurların hepsi masaya getirilmedi.''
dedi. Yunanistan, piyasalara mart ayındaki
bono ödemelerini yapabilmesi için, AB ve IMF'nin kemer sıkma
politikaları karşılığında taahhüt ettiği 130 milyar euro'luk kredi
dilimine muhtaç. Yunan liderlerin bu hafta üzerinde anlaşmış olduğu
kemer sıkma önlemleri arasında asgari ücretin yüzde 22 oranında düşürülmesi,
çalışma yasalarının serbestleştirilmesi ve kamu sektöründen 15 bin
kişinin işten çıkarılması gibi önlemler yer alıyordu.Fakat IMF, AB
ve Avrupa Merkez Bankası'nın kilit taleplerinden biri olan emeklilik
sisteminde reform konusunda Yunan liderler uzlaşmakta zorlandı.Koalisyon
liderlerinin yılda 300 milyon euro dolayında tasarruf sağlaması
beklenen bu reform konusunda son dakikada bir uzlaşı sağladığı açıklanmış
olsa da, paranın nereden nasıl kesileceğinin ayrıntıları belli olmadı.Ek
kemer sıkma önlemleri Yunan kamuoyunda öfkeli tepkilere neden oldu.
Sendikalar, cuma günü başlayacak 48 saatlik genel grev çağrısında
bulundu. 10.Şubat.2012
Yunanlı
liderler hala anlaşamadı

Atina- Yunanistan'da
koalisyon ortaklarının yeni kemer sıkma önlemleri üzerindeki görüşmelerinde
liderlerin halen geriye kalan tek bir konuda anlaşamadığı
bildiriliyor. Başbakan Lukas Papadimos liderliğindeki ulusal birlik hükümetinde
yer alan partilerin genel başkanları dün gece yedi saat boyunca pazarlık
masasındaydı.Papadimos'un makamından yapılan yazılı açıklamada,
halen uzlaşma sağlanamayan konunun ne olduğu belirtilmedi, fakat
muhabirler emeklilik maaşlarında önerilen ek kesintilerin anlaşma önündeki
engeli oluşturduğunu bildiriyorlar. Papadimos'un
makamı, euro bölgesi maliye bakanlarının bugünkü toplantısından önce
Yunanistan'daki koalisyon liderlerinin anlaşmaya varabilmesi için görüşmelere
devam edileceğini açıkladı. Yunanistan'dan, Avrupa Birliği ve IMF'nin
vaadettiği 130 milyar euro'luk ikinci kurtarma kredisini alabilmesi için,
bugüne kadar uygulamaya soktuğu kemer sıkma önlemlerine yenilerini
eklemesi isteniyor. Başbakan Papadimos
ile AB ve IMF yetkililerinin son rötuşlarını yaptıkları tartışmalı
kemer sıkma programının taslak metninde, asgari ücrette yüzde 20'lik
kesinti yapılması, emekli maaşlarında indirime gidilmesi ve 15 bin
kamu çalışanının işten çıkartılması öngörülüyor. Yeni kemer
sıkma önlemleri kamuoyunda tepkiyle karşılanıyor. Yunan parlamentosu
önündeki bir eylemde göstericiler Alman bayrağını ateşe
verdi.Yunanistan, Mart ayında uluslararası piyasalara borç ödemesi
yapmakla yükümlü. Şayet AB ve IMF destekli yardım dilimini alamazsa,
iflas bayrağını çekmekten başka çaresi kalmayacağı düşünülüyor.
Yunanistan'a verilmesi öngörülen 130 milyar
Euroluk kurtarma paketi kapsamında, özel yatırımcılar ve Yunan hükümeti
arasında Atina'nın borcunun yüzde 70 oranında silinmesini öngören müzakereler
de yürütülüyor. 09.Şubat.2012
Dünya
cepten yiyor

Newyork- Günümüzde
"kalkınma" denince, özellikle ekonomik büyüme ve kişi başına
düşen gelir kıstas alınıyor. Ancak insanlık 21'inci yüzyılı başarıyla
tamamlamak istiyorsa, kalkınma ve hayat kalitesini yeniden tanımlamak
zorunda. Devletler ya da şirketler hakkındaki iflas haberleri,
ekonomik kriz sürerken artık sıra dışı birer gelişme olmaktan çıktı.
Küresel iflas ise pek kimsenin umrunda değil. Oysa ekolojik açıdan bakıldığında
1970’li yılların ortasından bu yana, deyim yerindeyse, cepten
yiyoruz.
27 Eylül'de kaynakları tükettik
Global Footprint Network yani Küresel Ayak İzi Ağı adlı sivil toplum
örgütü her yıl “Yaşayan Gezegen” adlı bir rapor yayımlıyor.
Rapor, o yılki ekonomik faaliyetlerimizi ve hayatımızı sürdürmek için
doğanın bir yıl içinde sağladığı kaynakları hangi tarihte tükettiğimizi
saptıyor. Rapora göre, yılın geri kalan kısmında hayatımızı, bir
sonraki yılın kaynaklarını erkenden tüketerek sürdürüyoruz. 2011 yılı
için bu tarih 27 Eylül günüydü.
Zenginlerde tüketim kapasitenin çok üzerinde
Raporda Almanya için ise, doğanın sağladığı kapasite 15 Mayıs’ta
tüketilmiş olarak gözüküyor, zira diğer zengin sanayi toplumları
gibi Almanya'da da tüketim, ülkenin doğal kapasitesinin çok üzerinde.
Dünyanın en varlıklı ülkelerinde yaşayan ve dünya nüfusunun beşte
birini oluşturan 1 milyar 400 milyon insanın, tüketimin yüzde
80’inden sorumlu olduğu bildiriliyor. Uzmanlar, tüm dünya nüfusunun
aynı tüketim standardına sahip olması durumunda, toplam beş veya altı
dünyaya ihtiyacımız olacağını belirtiyorlar.
Mutluluğun tanımı
Çevre ve Kalkınma Forumu Başkanı
Jürgen Meier, Almanya’da ve diğer birçok ülkede mutluluk ile maddi
varlığın neredeyse aynı şey olduğunun düşünülmesini, en önemli
sorunlardan biri olarak gösteriyor. "Daha mutlu olmak için, daha
varlıklı olmayı istiyor insanlar. O zaman daha çok üretip, daha çok
tüketiyoruz ve ekonomi daha hızlı büyüyor. Büyüyen ekonomi de iyi
bir şey, çünkü bu teoriye göre o zaman hepimiz mutlu oluyoruz”
diyen Meier, neyse ki birçok insanın hayat kalitesi ve ekonomik büyüme
arasındaki bu bağlantıyı daha sık sorguladığını belirtiyor. Meier,
birçok ülkede insanların artık, daha çok üretimin, daha fazla strese
yol açtığını ve insanları daha mutsuz ettiğini fark ettiğini
kaydediyor ve "Son yıllarda, strateji değiştirmemiz gerektiğini
öğrenmeye başladık” şeklinde konuşuyor.
Başarı baskısı hasta ediyor
Günbegün hissedilen başarı baskısı, depresyona, kalp ve dolaşım
rahatsızlıklarına ya da intiharlara yol açıyor ve bunun malî faturası
çok yüksek. Dünya Sağlık Örgütü, 20 yıl içinde depresyonun
sanayi toplumlarında en yaygın hastalık olacağını tahmin ediyor.
Sigorta şirketleri, sadece Almanya’da depresyonların ekonomiye yaklaşık
22 milyar euroluk maliyeti olduğunu bildiriyor. 08.Şubat.2012
İklim
vergisine Çin vetosu

Pekin-Avrupa Birliği’nin
havayolu şirketleri için başlattığı emisyon harcı tehlikede. Çin yönetimi
milli havayolu şirketlerinin, 1 Ocak tarihinde yürürlüğe giren iklim
koruma yönetmeliğine katılmalarını yasakladı. Çin havayolu şirketleri
Pekin’in izni olmadan Avrupa Birliği’nin emisyon harcını ödeyemeyecek.
Çin sivil havacılık dairesinin konuyla ilgili bildirisinde, havayolu şirketlerinin
Avrupa Birliği düzenlemelerine dayanarak biletlere zam yapamayacakları
ya da yolcularına ekstra harç ödetemeyecekleri belirtiliyor. Pekin yönetiminin
bu kararı, Avrupa Birliği’nin iklimin korunması gerekçesiyle meydana
getirdiği uygulamanın boykot edilmesi anlamına geliyor.1 Ocak
2012’den bu yana Avrupa Birliği havalimanlarına iniş kalkış yapan
havayolu şirketleri Avrupa emisyon sertifikası ticaretine katılmak
zorunda. Amaç sivil havacılığın da iklimin korunmasına katkıda
bulunmasını sağlamak. Avrupa Birliği’nin son çevre inisiyatifi Çin,
ABD ve Rusya tarafından boykot ediliyor. Çin sivil havacılık dairesi
uygulamanın devletlerarası anlaşmalara aykırı olduğu görüşünde.
Pekin’deki Avrupa Birliği heyetinin başkanı Markus Ederer, anlaşmazlığın
görüşmeler yoluyla giderilmesini umuyor.Çin’in AB tarafından yapılan
düzenlemeyi tanımadığını açıklaması Avrupa’ya yapılan uçak
seferleri açısından değişikliğe yol açmayacak. Havalimanlarının,
emisyon ticaretine katılmayan şirketlere kapatılması söz konusu değil.
Brüksel’in düzenlemesi, yıllık emisyonlarını hesaplayıp, yılbaşından
itibaren biriken emisyon borçlarını sertifika alarak kapatmaları için
havayolu şirketlerine 2013 yılının nisan ayına kadar süre tanıyor.
Yeni düzenlemeye göre bütün havayolu şirketlerine belli miktarda
karbondioksit emisyon izni verilecek.Bu yıl için birikmiş emisyon
borcunun yüzde 85’inden harç alınmayacak. Bu oran 2013 yılında yüzde
80’e düşecek. Havayolu şirketleri bu miktarın üzerinde ürettikleri
karbondioksit için serbest piyasada emisyon sertifikası satın
alacaklar. AB temsilcisi Ederer Avrupa’da uygulanan sistemin bu avantajına
işaretle, gerçek emisyon maliyetinin havayolu şirketlerinin bütçesine
yük getirmeyeceğini söylüyor. Ederer, “Çin yolcu uçakları için
emisyon yönetmeliği 1 euro 90 centlik ek maliyet getiriyor. Bu meblağ,
Pekin-Brüksel hattı için ödenen bilete ilave edilecek. Bunun, dünyayı
kurtarmak, iklim değişikliği ile mücadele etmek ve birlikte ilerleme
sağlamak için büyük bir fedakarlık olup olmadığının takdirini
size bırakıyorum" diyor. 07.Şubat.2012
AB'ye
dünyadan soyutlanma suçlaması

Melburn- Avustralya
Dışişleri Bakanı Kevin Rudd, Avrupa'yı kendi mali sorunlarına
odaklanarak, Asya'nın yükselişini 'ıskalamakla' suçladı.Rudd
Avrupa'nın 'iktisadi açıdan mezara vaktinden önce girme riskiyle karşı
karşıya olduğu' uyarısında bulundu.Avustralyalı siyesetçiye göre
bu, Avrupa için 'küresel siyasi nüfuzu açısından da erken ölüm'
anlamına gelecektir. Eski Avustralya başbakanı
olan Rudd bu açıklamayı, Münih'te yapılan uluslararası güvenlik
konferansında dile getirdi.Rudd'a göre, Avrupa Çin ve Asya'nın büyüyen
ekonomik gücü ve siyasi nüfuzuna ilişkin tartışmanın dışında
kalmış durumda.Kendi iç sorunlarına odaklandığı için gözünü dış
dünyay akapatmakla suçladığı Avrupa'nın 'aslında önemli alanlarda
güçlü olduğunu ancak şu anda bu gücü dünya ölçeğinde harekete
getirmediğini 'ileri sürdü.Ancak Avrupa Komisyonu'nun iç piyasadan
sorumlu yetkilisi bu eleştirilerin yersiz olduğunu söyledi.Komisyon üyesi
Michel Barnier Avrupa'nın 'krizden daha güçlü ve daha iyi örgütlenmiş
halde çıkacağını' söyledi. 06.Şubat.2012
Sony
2 milyar dolar zarar açıkladı

Tokyo- Japon
elektronik devi Sony, geçen yılın son üç ayında satışlarında düşüş
yaşandığını açıkladı. Geçen yılın aynı döneminde 72 milyar
yen (1.2 milyar dolar) kâr eden şirket, 2011'in son çeyreğindeki zararının
159 milyar yen (2.1 milyar dolar) olarak gerçekleştiğini bildirdi. Satışların
da yüzde 17 düştüğünü kaydeden şirket, zararın talebin zayıf
olmasından ve yenin diğer para kurları karşılığında değer
kazanmasından kaynaklandığını söylüyor.Kasım ayında yıllık
zararının 90 milyar yen olacağını tahmin etmişti. Şimdi bu tahmin
220 milyar yen olarak düzeltilmiş durumda.Meija Yasuda yatırım danışmanlık
şirketinden Hisashi Kuroda ''Sony'nin gelirleri düşündüğümden daha
kötü'' dedi.Kuroda, şirketin umudunun elektronik eşyadan çok oyun,
film ve müzik satışlarında kazancını arttırmak olabileceğine
dikkat çekti.Sony'nin televizyon departmanı son yedi yıldır zarar
ediyor.Televizyon yatırımlarıyla ilgili sorunlar fiyatların düşmesi,
aşırı üretim, yoğun rekabet ve elektronik pazarında yeni ürün
tasarımlarından kaynaklanıyor.Sony çarşamba günü İcra Kurulu Başkanı
Sir Howard Stinger'in 1 Nisan'da görevinden ayrılarak yerini yardımcısı
Kazuo Hirai'ye bırakacağını açıklamıştı.Stinger başkanlık görevini
sürdürmeye devam edecek.Shinhan Yatırımcılık'tan Kim-youn Chan,
''Sony'nin kaybettiği zenimi yeni liderlik altında geri kazanması kolay
olmayacak. Zira genel olarak rekabet edebilirliği zayıflamış durumda.
Sorun yapısal ve gidermesi yıllar alabilir'' dedi.03.Şubat.2012
Facebook
halka açılmaya karar verdi

New York- Sosyal
etkileşime yeni bir tanım getiren Facebook, hisselerini piyasaya sürmek
için gerekli işlemleri başlattı Facebook uzmanların beklentisinin yarısı
olan 5 milyar dolarlık bir satış yapacağını açıkladı. Facebook'un
hisselerini serbest piyasada işleme açması, teknoloji sektöründe
merkala beklenen bir gelişme. Sekiz yıllık bir şirket olan ve 845
milyon kullanıcısı bulunan Facebook'un geçen yıl 1 milyar dolar kâr
elde ettiği açıklandı. Piyasada işlem
görmeye başlaması ardından yatırımcıların ilgisine göre şekillenecek
olan facebook'un değerinin 100 milyar dolara ulaşabileceği
belirtiliyor. 2004 yılında Google'ın hisselerinin borsada işlem görmeye
başlamasından bu yana, Facebook'un hisseleri en büyük halka arz olarak
değerlendiriliyor. Facebook, dünyanın
en büyük sosyal paylaşım sitesi. İnternet üzerinde reklam verenler için
cazip bir hedef. Şirketin gerçek değeri konusunda pekçok spekülasyon
yapılsa da bugüne kadar gerçek malî tabloyu kimse bilmiyordu.Hisse
senetlerini piyasaya sürmek üzere işlemleri başlatan Facebook şirketinin
evraklarına göre Facebook'un günlük aktif 483 milyon kullanıcısı,
çoğu reklamlardan olmak üzere, geçen yıl şirkete 668 milyon dolar
gelir getirdi.Şirketin kurucusu Mark Zuckerberg'in geçen yıl aldığı
maaş ve ikramiye toplamı 700 bin dolara ulaştı.Uzmanlar, sektöründe
lider konumda olan Facebook'un hisselerini piyasaya sürmek için bunun doğru
zaman olduğu görüşünde.Facebook'un hisselerinin işlem görmeye başlaması,
sadece Silikon Vadisi'nde değil, Wall Street'te de yılın en merakla
beklenen olaylarından biri.90'ların sonunda teknoloji şirketleri furyasının
ani bir çöküşe uğramasından bu yana bu sektörün piyasa performansı
dikkatle izleniyor.Geçen Aralık'ta teknoloji şirketi Zynga'nın büyük
beklentiler bağlanan halka arzının düş kırıklığı yaratması ardından,
bazı yorumcular yatırımcıların sosyal medya ortamından borsaya taşınan
değerler konusunda hâlâ şüpheleri olduğunu düşünüyor. 02.Şubat.2012
|