02/22/2012

30 bin yıllık çiçek yeşerdi

Moskova-
Rus bilim insanları 30 bin yıllık bir bitkiyi yeniden canlandırdı. Sibirya'da buzlar altında bulunan bitkinin dokusundan parçalar alan uzmanların çalışması, bilim dünyasında geniş yankı buldu. Rus bilim insanlarının çalışması Amerikan Bilim Akadamesi'nin dergisi PNAS'ta yayımlandı. Habere göre, Rus bilim insanları Sibirya'da, buzlar altında tarla sincaplarının açtığı bir çukurda bitkinin meyve tohum dokularını buldular. Araştırmacılar dokuları laboratuar ortamında yeniden yeşertmeye çalıştı. Bir mukayese yapabilmek için de günümüzde varolan aynı türdeki bitkinin tohumlarından örnekler alarak yetiştirdiler.Yapılan çalışma sonucu bitki tamamen normal bir seyir izleyerek yeşerdi. "Silene stenophylla" bitkisi kısa süre sonra beyaz çiçekler açarak, 'dünyanın en eski bitkisi' olma sıfatını kazandı.Bilim insanları bu çalışmanın aynı zamanda donmuş toprağın, yeryüzünden çoktan silinen canlıların muhafaza edilmesinde ne kadar önemli bir role sahip olduğunu gösterdiğine de dikkat çekti. Yeryüzündeki toprakların beşte biri, dört mevsim boyunca buzlar altında. 22.Şubat.2012

Kalp krizi lokantasında gerçek kalp krizi

Las Vegas-
Las Vegas’ın ünlü Kalp Krizi lokantasında (Heart Attack Grill) müşterilerden biri kalp krizi geçirdi. Yetkililere göre, hastaneye kaldırılan kişi kalp krizi geçirdiği sırada lokantanın ünlü Üçlü Bypass köftesinden (Triple Bypass Burger) yiyordu. Lokantanın sahibi Jon Basso müşterinin önce şaka yaptığını sandıklarını ve ciddi olduğunu anlar anlamaz cankurtaran çağırdıklarını söyledi.Terlemeye başlayan ve nefes darlığı çeken müşterinin daha önceden kalbiyle sorunu olup olmadığı bilinmiyor.Kalb Krizi Lokantası’da garson kızlar hemşire, patron Jon Basso ise doktor üniformasıyla çalışıyor. Müşterilere hasta muamelesi yapılıyor, masaya oturmadan hastane elbisesi ve kol bandı takılıyor.Üçlü, Dörtlü, Beşli Bypass diye bilinen katmerli köftelerin her biri 5,000 ile 8,000 kalori arasında. Lokanta, 160 kilonun üzerindeki (350 lb) müşterilerinden hiç para almıyor. Yiyebildiğin kadar ye.Reklamdaki müşteri yaklaşık 260 kg. 17.Şubat.2012

9 milyon dolarlık mücevher çekmece de bulundu

Lahey-
ABD'in eski Hollanda Büyükelçisi'nin eşine ait olan ve beş yıl önce çalındığı sanılan 9 milyon Dolar değerindeki mücevher Lahey kentinde bulundu. Dawn Arnall, 2006 yılında Hollanda'daki bir otelde kaldıktan aylar sonra 9 milyon dolarlık mücevherlerinin kayıp olduğunu farketti.AFP'nin haberine göre, aslında mücevherler bulunmuş ve otelin kasasına konulmuştu. Otel yetkilileri, sahiplenen çıkmayınca mücevherleri bir otel çalışanına verdi. Değerli taşların değersiz kostüm mücevheri olduğunu düşünen otel çalışanı da, mücevherleri evinde koyduğu çekmecede unuttu.Otel çalışanı geçtiğimiz günlerde mücevherleri hatırlayıp, çekmeceden ve bir uzmana götürdüğünde taşların gerçek değeri anlaşıldı.Adı açıklanmayan otel çalışanı daha sonra mücevherleri polise götürdü, daha sonra da ABD'ye gönderildi.Arnall da bu sırada kaybettiği mücevherler için sigorta şirketinden para aldı.Hollanda'daki otel çalışanının mücevherleri geri götürdüğü için sigorta şirketinden bir ödül alıp almayacağı ise bilinmiyor. 13.Şubat.2012

Twitter'a ileride çevirme var davası

Brezil-
Brezilya hükümeti, takipçilerini trafikteki hız radarları ve polis çevirmeleri konusunda uyaran hesapları kapatması için Twitter'a dava açtı. Yetkililer, twitter mesajlarıyla ülkede alkollü araç kullanımına karşı verdikleri mücadelenin altının oyulduğunu söylüyor. Davada Twitter'a, söz konusu hesapların kapatılmadığı her gün için yaklaşık 300 bin dolar ceza verilmesi talep ediliyor. Twitter ise davayla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.Twitter, geçen ay hükümetlerin talep etmesi durumunda, ilgili ülke yasalarına karşı gelen mesajları bloke edebileceğini duyurmuştu.Şirket, kendilerine ulaşan sansür taleplerini de bir internet sitesinde yayımlayacağını belirtmişti.Ancak sözkonusu sitede henüz bu taleple ilgili bilgi yok.Savcı, sürücüleri uyaran Twitter hesaplarının hem trafik, hem de ceza yasalarını ihlal ettiğini savunuyor.Brezilya'da böyle uyarılar yayımlayan popüler twitter hesapları bulunuyor.Bu hesaplardan birinin 285 bin takipçisi bulunuyor.12 bin kadar takipçisi olan benzer bir Twitter hesabında "Karar verilene dek hizmetlerimizi askıya alınıyoruz" denildi. 08.Şubat.2012

Klasik şekere yeni rakip

Köln-
Uluslararası Şekerleme Fuarı, Almanya’nın Köln kentinde kapılarını açtı. Fuarda en çok ilgi çeken ürünlerden biri, klasik şekerin yerini alacağı düşünülen tatlı bir bitki olan Stevia ile yapılmış şekerlemeler.Pazar günü Federal Tarım ve Tüketiciyi Koruma Bakanı Ilse Aigner tarafından açılışı yapılan fuarda toplam 65 ülkeden 1400 kadar işletme, yeni şekerlemelerini görücüye çıkarttı.Köln Uluslararası Şekerleme Fuarı’nın bu yılki resmi partner ülkesi Belçika. Üst kategoride çikolatalı şekerlemeleriyle Avrupa ve dünya çapında haklı bir üne sahip olan Belçika, fuarda 130 işletme ile temsil ediliyor.Şekerleme ürünlerinin üretiminde kullanılan ek maddeler arasında bu yıl fuarda bir tür şalgam, havuç, zeytinyağı ve hatta Aloe vera dikkat çekiyor. Kızartılmış elma tadında şekerler, körili sosis tadında, ya da yosunlu/kızılcık meyveli, havuçlu çikolatalar yeni ürün yelpazesi arasında bulunuyor.Alman Şekerleme Endüstrisi Çatı Örgütü’nün Başkanı Klaus Reingen, Alman tüketiciler bu türden egzotik şekerlemelere arada bir el uzatsalar da aslında en severek tadına baktıkları şeylerin çikolata türünden klasik ürünler olduğunu belirtiyor.'Sağlıklı' ürünler nereden geliyor?Sağlıklı olduğu iddia edilen şekerlemeler ise bu yıl Japonya’dan, Avustralya’dan ve ABD’den geliyor. Amerika’daki “softdrink” adı verilen içeceklerde daha önceleri kullanılan klasik şekerin yerini Paraguay’da yetişen bir tatlı bitki olan Stevia almış durumda. Bu bitkinin diş çürümelerine yol açmadığı, kalorisinin olmadığı ve klasik şekerden de 300 kat daha tatlı olduğu belirtiliyor. Alman gıda bilimci Guido Ritter, Stevia’ya ilişkin, "Stevia, kullanımına yeni izin verilen bir hammadde ve daha sağlıklı, daha doğal bir madde olarak şekerin yerini alması ümit ediliyor. Ancak dezavantajı, meyankökü gibi bir tadı olması. Ağızda böyle bir tat bıraktığı için de her üründe kullanılması uygun değil" şeklinde konuşuyor.01.Şubat.2012

Email yazmadan önce tekrar düşün

Washington-
ABD’nin önde gelen avukatları, ayrılmak üzere olan çiftlere önemli bir uyarıda bulundu: Öfkenizi elektronik posta ya da kısa mesajla dile getirmeden önce bir kez daha düşünün. Zira mahkemede aleyhinize kullanılabilir.ABD’nin üst düzey boşanma avukatlarının yüzde 90’ı, geçen üç yıl içinde iPhone ya da diğer akıllı telefonlardan elde edilen kanıtların davalarda kullanılmasında büyük bir artış yaşandığını kaydetti. Konu ile ilgili araştırma Amerikan Aile Hukuku Avukatları Akademisi (AAML) tarafından yapıldı.Amerikan Aile Hukuku Avukatları Akademisi, iki yıl önce de Facebook sayfalarındaki bilgilerin kanıt olarak kullanılmasında büyük bir artış yaşandığını kaydetmişti. Aradan geçen iki yıl içinde benzer bir artışın da telefon mesajlarında kaydedildiği açıklandı.
İnternette ne aradığınıza dikkat

Akademinin başkanı Ken Altshuler, "Elektronik postalarınızı, bir kez daha düşünüp yeniden yazabilirsiniz. Ne söylediğinizi düşünmeniz için fırsatınız var ancak telefon mesajları anlık iletiler” dedi. Altshuler, “İnsanların düşünmeden gönderdiği çok sayıda kısa mesaj alıyoruz" şeklinde konuştu.  Kısa mesajların insanların başına iş açabileceğini kaydeden Akademi Başkanı, “Çünkü bunlar birinin düşünce, eylem ve niyetlerinin yazılı kayıtlarıdır” ifadelerini kullandı.Amerikan Aile Hukuku Avukatları Akademisi’ne göre, boşanma davalarında en fazla kanıt olarak kullanılan cep telefonu mesajlarını, elektronik postalar, telefon numaraları, telefonda arama arşivi, küresel konumlama sistemi (GPS) ve internette arama arşivleri takip ediyor. 21.Şubat.2012

Hintli kadına 10 bin dolar tuvalet ödülü

Madya Pradeş-
Hindistan'ın orta kesimlerindeki Madhya Pradesh eyaletinde yeni evli bir kadın evlerine tuvalet yaptırma mücadelesinde hem zafere ulaştı, hem de yüklü bir maddi yardım elde etti.Anita Narre, geçen yıl Mayıs'taki düğünlerinden iki gün sonra eşi Shivram'ın evini, evde tuvalet olmadığı gerekçesiyle terketmişti. Gündelikçi amele olarak çalışan Shivram bunun üzerine birikimleri ve köylülerin topladığı yardımlar ile bir tuvalet inşa etti. Böylece tuvalet sahibi olan Anita da sekiz gün sonra evine döndü.Şimdi bir sivil toplum kuruluşu, Anita Narre'ye 'cesur' kararı ve mücadelesi dolayısıyla 10 bin dolar ödül verileceğini duyurdu.Dünyanın en kalabalık ikinci ülkesi olan Hindistan'da 500 milyonu aşkın kişi evlerinde hala en temel temizlik ve sağlık olanaklarından yoksun. Özellikle gecekondu semtlerinde yüzlerce kişi kanalizasyonu ve temiz suyu olmayan umumi tuvaletleri paylaşmak durumunda.Bu sorun özellikle Hindistan'ın kırsal kesimlerinde yaygın; mağdur olanların başında ise evlerini ağır koşullar altında çekip çevirmeleri gereken kadınlar geliyor.Shivram Narre, dar gelirli olduğu için daha önceden evinde tuvalet yapma olanağı bulamadığını söyledi.Anita Narre ise BBC'ye "Bir kadının tuvaletini yapmak için dışarıya çıkmak zorunda kalması hoş değil. Her evin tuvaleti olması gerek. Tuvaleti olmayanlar da yaptırmalı" dedi. bu alanda ilerleme sağlanması için kamu sağlığı girişimleri ve kampanyaları düzenleniyor.Chhattisgarh gibi bazı eyaletlerde, halkı temsil eden görevlere gelenlerin, seçilmelerinden sonraki ilk bir yıl içinde evlerine sifonu olan bir tuvalet yaptırması gerekiyor; aksi halde görevlerinden alınıyorlar.Ayrıca tuvalet inşa edilmesini ve kamu sağlığı için alınacak önlemleri özendirmek için halkın kullanabileceği özel fonlar oluşturuluyor; özellikle alt kastlardan kişilerin üstlendiği susuz tuvaletlerden elle dışkı toplama uygulamasının kaldırılmasına çalışılıyor.Ülkede bu işi üstlenen yaklaşık yarım milyon kişinin bulunduğu tahmin ediliyor. Hükümet, sulu umumi tuvaletler inşa ederken bu kişilere yeni iş olanakları bulmaya çalışıyor. 14.Şubat.2012

Otomotivciler kadınları cezbedemiyor

Essen-
Yapılan bir araştırma otomotiv şirketlerinin, kadın müşteri potansiyelini yeterince dikkate almadığını ortaya koydu. Yeni modellerde kadın müşteri sayısında önemli azalma var. Duisburg-Essen Üniversitesi'ne bağlı Otomotiv Araştırmaları Merkezi (CAR) tarafından yapılan bir araştırmaya göre, geçen yıl Almanya'da yeni otomobil alan müşterilerin yalnızca üçte biri kadındı. Bu, kadın müşteri sayısında bir önceki yıla göre yüzde 34,2'lik bir azalma anlamına geliyor.Otomotiv Araştırmaları Merkezi Direktörü Ferdinand Dudenhöffer, kadınların yeni otomobillere ilgisinin azalmasında, Alman otomotivcilerin yüksek beygirli modellere ve arazi taşıtlarına odaklanmasının da rolü olduğunu belirtti.Dudenhöffer kadınların daha çok küçük ve pratik otomobilleri tercih ettiğini ve bu nedenle Mini, Daihatsu ve Fiat gibi markalara yöneldiğini kaydetti. Araştırmaya göre kadınların en az tercih ettiği modeller ise Mercedes-Benz, Jaguar ve Ferrari'ye ait. İtalyan spor otomobil üreticisi Ferrari'nin müşterilerinin yalnızca yüzde 8,9'u kadın. Alman otomotiv şirketi Volkswagen ise yüzde 33,4'lük kadın müşteri oranıyla ortalamada yer alıyor.
'Potansiyel heba ediliyor'

Otomotiv Araştırmaları Merkezi Direktörü Ferdinand Dudenhöffer, otomobil bayilerinin genelde pek cazip olmayan sanayi bölgelerinde bulunduğuna ve müşterilerle yapılan telefon görüşmelerinin çok fazla teknik odaklı olduğuna da dikkat çekti ve kadınlar için daha uygun olan internet üzerinden satış ve hizmetin çok az kullanıldığı eleştirisinde bulundu 13.Şubat.2012

2 Bin Euroya kızarmış patates

Münih-
Münih'te bir sanat galerisi, yaklaşık 20 yıllık patates kızartmaları için 2 bin euroluk para cezasına çarptırıldı. Kızartmaların sanat eseri olup olmadığı ise kesinlik kazanmadı. Münih Yüksek Mahkemesi, Almanya'nın Münih kentindeki bir sanat galerisini, bir sanatçının kayboldan 22 yıllık patates kızartması çalışması için 2 bin euro tazminat ödemeye mahkum etti. Mahkemenin gerekçeli kararında galerinin eseri itina ile koruma sorumluluğunu yerine getirmediği belirtildi.Söz konusu patates kızartmaları 1990 yılında, altından yapılma haç biçimindeki “Pommes d'Or” adlı bir objenin taslağı olarak kullanılmıştı. Alt mahkeme gibi Münih Yüksek Mahkemesi de patates parçalarının sanat eseri sayılıp sayılamayacağına değinmedi.Sanat değeri olmasa da, kızartmanın ekonomik değere sahip olduğu kesin. Mahkemeye tanık olarak çağrılan bir sanat eseri kolleksiyoncusu, söz konusu patetes kızartmalarını 2 bin 500 euroya satın almak istediğini beyan etmişti. Eser ortadan kaybolduğu ve dolayısıyla satış gerçekleşemediği için sanatçıya tazminat ödenmesine karar verildi. Mahkemenin kararı temyiz edilemiyor. 10.Şubat.2012