|

05/12/2008
|
|
Monet'in
tablosu 41.4 milyon dolara satıldı

Fransız ressam Claude Monet'in “Le
Pont du chemin de fer a Argenteuil” adlı eseri bir açı artırma
sonucu 41.4 milyon dolara satıldı Monet bu resmi 1873 yılında
kiraladığı demirden yapılmış bir demiryolu köprisi yakınındaki
evinden yapmıştı. 08.Mayıs.2008
Şimdiye
kadar en pahalıya satılan yaşayan bir ressamın eseri

Yaşayan bir ressam olan İngiliz
Lucian Freud “Benefits Supervisor Sleeping” adlı yağlı boya
tablosuna açık artırma için 25 ila 35 milyon dolar fiyat biçildi.
Christie’s açık artırma şirketi bundan önce Jeff Koons’
“Hanging Heart” heykelinin $23.6 milyon dolara satıldığını
bildirmişti. Bir insanın gerçek boyutlarında olan çıplak kadın
resmi New York'ta 13 Mayıs tarihinde açık artırmaya çıkarılacak.
14.Nisan.2008
Richard
Widmark 93 yaşında öldü

Amerikan sinema dünyasının sert erkek
tipi olarak bilinen aktör Richard Widmark, 93 yaşında öldü.
Ailesi sanatçının uzun süredir hasta olduğunu belirtmesine rağmen
hastalık konusunda ayrıntı vermedi. Meslek hayatına radyo sunuculuğu
ile başlayan Widmark, kulaklarındaki bir arıza nedeniyle askere de
alınmamıştı. 27.Mart.2008
Oscar
ödülleri sahiplerini buldu

Sinemanın Oscar ödülleri
dün gece California’da düzenlenen törenle dağıtıldı.
Avusturya yapımı The Counterfeiters, 80’inci Oscar ödül töreninde
en iyi yabancı film seçildi. En iyi kadın sanatçı ödülünü, şarkıcı
Edith Piaf’ın hayatını anlatan La Vie En Rose filmiyle Marion
Cotillard aldı. En iyi erkek oyuncu da There well be blood'daki rolüyle
Daniel Day-Lewis oldu. No Country for Old Men filmindeki rolüyle
Javier Bardem yardımcı aktör ödülüne layık görüldü. Tilda
Swinton da, Michael Clayton’daki rolüyle en iyi yardımcı kadın
artist seçildi. No Country for Old Men en iyi film Oscar'ını aldı
25.Şubat.2008
İsviçre'de
2 Picasso tablosu çalındı

İsviçre'nin Zürih kenti yakınlarındaki
küçük bir kasaba olan Pfaeffikon'da bir kültür merkezinde
sergilenen Tete de cheval" ("Head of horse" Atın kafası)
1962 yapımı ile "Verre et pichet" ("Glass and pitcher"
Bardak ve Sürahi) 1944 yapımı tabloları çalındı. Müze
yetkilileri hırsızlar hakkında bilgi getirenlere büyük ödül
koyarken,bu kadar yüksek güvenlik önlemlerinin bulunduğu bir
mekandan hırsızlığın nasıl gerçekleştirildiğini çözmeye
çalışıyor. 11.Şubat.2008
|
|
Anneler günü kutlamaları 100 yaşında

Dünyada Anneler gününün kutlamalarını
başlatan Anna Jarvis, 1905 yılında ölen annesinin anısına 3 yıl
sonra böylesine bir kutlama başlattı. Jarvis'in annesi Anna, İç
savaş sırasında toplumda açılan yaraları sarmak isteyen bir
eylemciydi. 12.Mayıs.2008
Film direktörü, İsa'nın babası romalı bir askerdi

Film direktorü Paul Verhoeven yazdığı
son kitapla hıristiyanların kutsal kitabı İncil ile ters düştü.
Hollandalı direktörün "Jesus of Nazareth: A Realistic
Portrait" adlı kitabını Amsterdamlı bir yayın evi basacağını
açıkladı. İsa'nın doğumu konusunda kitapta Meryem'im milattan
4 yıl önce musevi ayaklanması sırasında bir Romalı asker tarafından
ırzına geçirilerek hamile kaldığı da ileri sürülüyor.
Kitapta isayı ihbar ettiği ileri sürülen havariler konusununda
doğru olmadığı vurgulandı. 28.Nisan.2008
Charlton Heston öldü

Ünlü Aktör Charlton Heston, 84 yaşında
California da öldü 2002 yılında Alzheimer teşhisi konan
sanatçı Benhur filmi ile Oscar almış ve daha sonra başta Musa
olmak üzere çeşitli tarihi karakterleri canlandırmıştı.
Heston'un annesi babasından ayrıldıktan sonra soyadını aldığı
bir fabrika memuru ile evlenmişti. Heston'un son yıllarda Amerikan
silah üreticilerinin propagandasını yapması sinema sanatçılarını
üzmüş ve yalnızlığa itilmişti. 06.Nisan.2008
103 yaşındaki müzisyen gitarına kavuştu

Bir zamanların ünlü vokal gurubu Ink
Spot'un üyesi ve gitarist
Huey Long, mahkeme kararı ile gitarına kavuştu. Houston'da yaşayan
müzisyenin yaşamı ile ilgili bişr belgesl çekimi sırasında
gitarını alan film şirketi daha sonra mahkeme kararı ile aldıkları
müzik aletini geri vermek zorunda kaldılar. 1930s ve 1940'lı yılların
rhythm & blues ile rock and rollleri ile ün kazanan gurubun
bilinen parçaları arasında "I Don't Want To Set The World On
Fire," "If I Didn't Care" ve "Don't Get Around
Much Anymore." 10.Mart.2008.
Berlin film festivalinde
siyasi yapımlar kazandı

58. Uluslararası Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı, 10 yıl
aradan sonra yine Brezilya’ya gitti. Toplam 384 filmin gösterildiği
festivalde en önemli ödüller, tartışmalı ve siyasi içerikli
filmlere gitti. Festival jürisinin dağıttığı ödüller, hiç kuşkusuz,
jüri başkanı yönetmen Constantin Costa-Gavras’ın damgasını taşıyor.
Geçen Salı günü 85. doğumgününü kutlayan efsanevi yönetmen,
siyasi sinemanın en büyük isimlerinden ve 58. Berlin Film
Festivali’nin en önemli ödülleri de, tartışmalı ve siyasi içerikli
filmlere gitti. Altın Ayı ödülü, festival boyunca eleştirmenlerin
favorileri arasında yer almayan ve Rio de Janeiro kentinin varoşlarında
uyuşturucu mafyasıyla mücadele veren özel bir askeri polis timini konu
alan Brezilya filmi ''Tropa De Elite''ye, ikincilik ödülü olarak da
nitelendirilen Jüri Büyük Ödülü de 2004 yılında tüm dünyayı
sarsan Ebu Gureyb skandalına ışık tutan, Errol Morris imzalı
„Standard operating procedure“ adlı yapıma verildi. Varoşlarda
aşırı şiddet uygulayan özel timi övdüğü iddiasıyla faşist
renkler taşıdığı suçlamasıyla karşılaşan Brezilyalı yapımcı
ve yönetmen Jose Padilha, Altın Ayı’yı aldıktan sonra, suçlamalar
karşısında kendisi ve ekibi için asıl önemli olanın ne olduğunu şöyle
açıklıyordu: „Brezilyalıların büyük bir bölümü bu filmi anladı,
film sinemalara gelmeden 3 ay önce bir dvd-kopyası çalındı ve
sonradan gazetelerin yazdığına göre, film vizyona girmeden 11,5
milyondan fazla Brezilyalı tarafından seyredildi, yani kamuoyu tarafından
kabul gördü, ayrıca başkanlığını Costa-Gavras’ın yaptığı bir
jüri tarafından ödüllendirilmemiz de çok önemli bizim için.“
Oscar ödüllü Errol Morris, 58 yıllık festival tarihinde yarışma bölümünde
gösterilen ilk belgesel ile ödüle uzandı: „Bence Ebu Gureyb’de yaşananların,
Irak Savaşı’nın tek bir sorumlusu yok. Umarım, film, Ebu Gureyb
skandalı için hüküm giyen ve hapse girenlerin, skandalın tek
sorumluları olmadığını gösteriyordur. Hüküm giyenlerin en yüksek
rütbelisi çavuştu ve bu da, işlerin temelden yanlış gittiğini gösteriyor.“
Festivalin ikinci günündeki gösteriminden
itibaren en önde giden favori konumunda olan ve Daniel Day-Lewis’in başrolünü
üstlendiği Amerikan yapımı, „There will be blood“ ise iki Gümüş
Ayı ile yetinmek zorunda kaldı. ABD'de 20. yüzyılın başında dev bir
petrol imparatorluğu kuran hırslı bir adamın hikayesine imza atan Paul
Thomas Anderson, en iyi yönetmen ödülünü, müziklerini besteleyen
Radiohead grubunun üyesi Jonny Greenwood da, sıradışı artistik katkıya
verilen Gümüş Ayı ödülünü kazandı. 19.Şubat.2008
|