02/22/2012

Türkiye basın özgürlüğünde bir yılda 10 sıra daha düştü

New York-
Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü 2011 Basın Özgürlüğü Listesi’ni yayımladı. Listede Türkiye bir önceki yıla göre 10 sıra gerileyerek 179 ülke arasında 148’inci oldu. Örgüt tarafından yapılan açıklamada Türkiye ile ilgili olarak "Türkiye’de gazetecilerin terörle mücadele bahanesiyle takibat ve tutuklama yoluyla yoğun bir biçimde yıldırıldığı" ifade edildi.Merkezi Paris'te bulunan Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü, basın özgürlüğü durumuna göre ülkelerin sıralandığı listenin bu yıl 10'uncusunu yayımladı. 2011 Basın Özgürlüğü Listesi'nin son sıralarında yine Eritre, Kuzey Kore ve Türkmenistan yer aldı.Demokrasi ile medya özgürlüğünün birbirine bağlı olduğuna dikkat çeken Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü tutuklanan, kaçırılan ya da şiddete maruz kalan gazetecilerin sayısının geçen yıllara göre arttığını duyurdu. Totaliter rejimlerin "hayatta kalabilmek" için medya kontrolüne ihtiyaç duyduğu vurgulanırken özellikle geleneksel medyanın sansüre uğratıldığı ve yabancı muhabirlerin ülkeye sokulmadığı Arap ülkelerinde yetkili makamların blog yazarlarına baskı uyguladığı ifade edildi.Kuzey Avrupa ülkeleri bu yıl da basın özgürlüğü listesinin ilk sıralarında yer aldı. Finlandiya ve Norveç ilk sırayı paylaşırken onları Estonya, Hollanda, Avusturya, İzlanda ve Lüksemburg takip etti. Ancak Avrupa Birliği üyesi ülkelerden Bulgaristan’ın 80’inci, İtalya’nın 61’inci ve Yunanistan’ın 70’inci sıraya gerilemesi de dikkat çekti.Sınır Tanımayan Gazeteciler tarafından yapılan açıklamada Bulgaristan’da organize suçlar ve yolsuzluk üzerine haber yapan gazetecilerin tehdit edildiği ve saldırılara maruz kaldığına dikkat çekildi. Yunanistan’da ise ekonomik krizi protesto gösterileri esnasında faaliyet gösteren gazetecilerin ve fotoğrafçıların adeta savaş koşullarına benzer koşullarda çalışmalarını sürdürdükleri kaydedildi. Listede en alt sırada yer alan Doğu Avrupa ülkesi ise 168’inci sıradaki Belarus oldu.Arap ülkelerinde yaşanan ayaklanmaların listede farklı yönlerde değişiklikler yarattığı da görülüyor. Ülkeyi 24 yıldır demir yumruğuyla yöneten Bin Ali'nin 2011 yılı Ocak ayında iktidardan devrilmesi sonrasında Tunus, 30 sıra yükseldi. Buna karşılık barışçıl gösterilerin şiddetle bastırıldığı Bahreyn 29 sıra gerileyerek 173'üncü sıraya düştü.Amerika Birleşik Devletleri de polisin “Occupy Wallstreet” (Wallstreet’i İşgal Et) eylemleri sırasında muhabirlik faaliyetlerini engellemeye çalışması nedeniyle 27 sıra gerileyerek 47’nciliğe düştü. Ülkede iki aylık süre içinde gazetecilerin tutuklandığı veya şiddete uğradığı 25 ayrı olay rapor edildi. Arap dünyasında yaşanan ayaklanmalar sonrasında medya ve internet kullanımı üzerindeki baskıyı artıran Çin ise 174’üncü sıraya kadar geriledi. Sınır Tanımayan Gazeteciler tarafından yapılan açıklamada başka hiçbir ülkede Çin’deki kadar gazeteci ve blog yazarının cezaevinde olmadığı belirtildi. 26.Ocak.2012

Türkiye'deki basın özgürlüğü AB de kaygı yaratıyor

Berlin-
Türkiye'de tutuklanan gazeteciler Ahmet Şık ve Nedim Şener'in durumu Almanya'da da yakından takip ediliyor. Alman Gazeteciler Birliği ve PEN Almanya Merkezi, Türkiye'de basın özgürlüğü ihlallerini eleştiriyor. Türkiye'de Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteciler Ahmet Şık ve Nedim Şener'in aralarında bulunduğu sanıklar hakkında açılan Odatv davasının duruşmaları sürerken, gazetecilerin hapishanelerde bulunmasını protesto eden sesler de yükseliyor. PEN Uluslararası Yazarlar Birliği geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, Türkiye’de 30 gazeteci ve yazarın hapishanede olduğuna, 70’ten fazla gazetecinin yargılandığına ve son olarak da yaklaşık 25 gazetecinin göz altına alındığına dikkati çekti.PEN Almanya Merkezi Genel Sekreteri Herbert Wiesner, Deutsche Welle Türkçe Servisi'ne yaptığı açıklamada, basın özgürlüğü açısından bu sayıların dehşet verici olduğunu ifade etti. “Dünya çapında düşünüldüğünde bu sayılar tabii ki dehşet verici. Bu şekilde Türkiye gazetecilerin izlendiği ülkeler arasında birinci sırada yer alıyor. Avrupa’nın komşusu olan bir ülkede bu durumun yaşanması düşündürücü, hatta korkunç.” Wiesner, gazetecilerin tutuklanarak hapse atılmasının, Türk yargı sistemindeki sorunlarla bağlantısı olduğunu söyledi.Berlin merkezli Alman Gazeteciler Birliği Genel Başkanı Michael Konken de, Ahmet Şık ve Nedim Şener’e yönelik suçlamaların dava dosyasında açık bir şekilde yer almamasını eleştirerek, sözlerini şöyle sürdürdü. “Çok garip, dikkat çekici bir durum; insanlar yani iki gazeteci emniyet ve ordudaki bazı olayları açığa kavuşturmak için bir kitap yazıyor ama Türkiye böyle kitapların yazılmasına izin vermiyor ve Başbakan Erdoğan adeta bir diktatör gibi davranarak, gazetecilerin hapsedilmesini istiyor.”Son yıllarda Türkiye’de basın özgürlüğünün kısıtlandığını gözlemlediklerini belirten Konken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da bu konuda verdiği sözleri yerine getirmediğini savundu. "Başbakan Erdoğan üçüncü kez seçildikten sonra basın özgürlüğünün anayasa ile güvence altına alınacağını söyledi. Böylelikle Türkiye’de insanların tam olarak ifade ve basın özgürlüğüne sahip olması öngörülüyordu. Ama bugüne kadar bu konuda hiç bir adım atılmadı. Tam tersine gazetecilerin yaptığı iş engellenmeye çalışılıyor.”29.Aralık.2011



AIHM, Türkiye'yi gazeteci konusunda mahkum etti

Lahey-
AİHM, Başbakan Erdoğan hakkında yazdığı makaleler yüzünden para cezasına çarptırılan gazeteci-yazar Erbil Tuşalp'in şikâyetini haklı buldu. Türkiye Tuşalp'e 5 bin euro tazminat ödeyecek. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), gazeteci-yazar Erbil Tuşalp'ın "ifade özgürlüğünün ihlal edildiği" şikâyetiyle açtığı davada Türkiye'yi haksız bularak maddi tazminat ödemesine karar verdi. 67 yaşındaki gazeteci, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan aleyhine 2005 ve 2006 yıllarında yazdığı iki makaleden dolayı Türkiye'de mahkûm olup maddi tazminat ödemesini gerekçe göstererek, 2008 yılında AİHM'e başvurmuştu.
'Erdoğan daha hoşgörülü davranmalıydı'

AİHM bugünkü kararında, "Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ifade ve düşünce özgürlüğüyle ilgili 10. maddesini ihlal ettiğine" hükmetti. Strasbourg'daki hâkimler, makalelerin içeriğinin kamunun ilgi alanı dahilinde olduğuna ve kamusal tartışmalara katkıda bulunduğuna karar verdi. AİHM'nin kararında ayrıca, kabul edilebilir eleştiri sınırlarının siyasiler için sıradan bireylere oranla "daha geniş" olduğu vurgulandı ve "Başbakan bu nedenle daha hoşgörülü davranmak mecburiyetindeydi" denildi. Söz konusu makaleler nedeniyle Erdoğan'ın siyasi kariyeri veya meslekî ve şahsi yaşamının olumsuz etkilendiğine dair hiçbir bulgu olmadığını kaydeden mahkeme, öte yandan gazeteci-yazar Erbil Tuşalp'in ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetti. Türkiye karara göre, Tuşalp'e 5 bin euro para cezası ödeyecek. Ankara'daki mahkeme, Tuşalp'i, Başbakan Erdoğan aleyhine yazdığı makalede kabul edilebilir eleştiri sınırlarını geçtiği gerekçesiyle 10 bin Türk Lirası tazminat ödemeye mahkum etmişti. Temyiz mahkemesi, Tuşalp'in daha sonra yaptığı itirazı 22.Şubat.2012

New York Times, Erdoğan basına düşman

New  York-
AKP hükümetinin basın özgürlüğüne yönelik kısıtlamaları ve gazeteci tutuklamalarını yazan New York Times gazetesi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın medya kuruluşlarına karşı olumsuz bir yaklaşım içinde olduğunu yazdı. Türkiye’de 97 gazetecinin cezaevinde olduğunu hatırlatan gazete, gazeteci ‘tutuklamaların Erdoğan’ın imajını karartmakla tehdit ediyor’ ifadesini kullandı.“Hükümetin, yıldırma, tutuklama ve finansal entrikaların karışımı yoluyla basın özgürlüğünü baskı altında tutmasının kaygı verici” olduğunu vurgulayan gazete, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 2011 yılında basın ve ifade özgürlükleri ihlali savıyla Türkiye’ye karşı 9 bine kadar başvuru yapıldığına bu sayının 2009 yılında ise 6 bin 500 düzeyinde bulunduğuna da işaret edildi.ABD ve Avrupa’nın Türkiye’deki “otoriterliği”ni görmezlikten geldiğini yazan gazete, Aralık ayında polisin KCK operasyonu adı altında 38 gazeteciyi gözaltına aldığını hatırlattı.Gazete, Ergenekon soruşturması kapsamında haklarında dava açılan 300’ü aşkın sanığın hiç birinin şimdiye kadar mahkum olmadığını belirtti.Türkiye’de 15 binden fazla sitesinin devletçe bloke edildiğini, denetleyici kurumun geçen yaz internet sitelerini, “hayvan”, “erotik” ve “hayvanat bahçesi” kelimelerinin İngilizce karşıtları dahil 138 sözcüğü yasaklamaya çağırdığını da yazdı. 06.Ocak.2012

Bizimkilerin yalakalığı Arap gazetecileri bile çıldırttı

İstanbul-
Arap gazetecilere göre Türk ve Batı basını Suriye konusunda taraflı yayın yapıyor Cesur açıklama Türk Arap Medya Forumu'na katılan Suudi Arabistanlı gazeteci Usame O. Taha "Batı basını da Türk basını da Suriye'de olan bitenin hepsini değil, görmemiz gereken taraflarını veriyor. Nereden biliyorlar değişim istediklerini?" diyor. Kimi gazeteciler Erdoğan'ı bölgenin lideri olarak görmüyor.Açılışı Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç tarafından yapılan iki günlük Türk Arap Medya Forumu, Arap dünyasından gazetecilerin Türkiye’ye ilişkin görüşlerinin sanıldığından farklı olduğunu gösterdi.Foruma katılan kimi gazeteciler, Türkiye’nin Ortadoğu’da bir saygınlığı olmakla beraber, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bölgenin lideri gibi görülemeyeceğini vurguladı. Katarlı gazeteci Ahmed Ashur, Araplar olarak bir “kahraman” beklemediklerini belirterek Erdoğan’ın da bir kahraman değil, “Arap hassasiyetini” dile getiren cesur bir lider olduğuna dikkat çekti.Erdoğan’a, Türkiye’ye ve medyaya ilişkin en ilginç değerlendirmeyi ise Suudi Arabistanlı gazeteci Usame O. Taha yaptı. Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada Türkiye’nin Ortadoğu’da yaptıklarını “iyi” olarak değerlendiren Taha, Türkiye ile Suriye arasındaki gerginliğin de “doğal” olduğunu belirtti ancak buna açıklık getirmedi. Türkiye’nin, özellikle son on yıldır geleneksel Batı yanlısı politikadan uzaklaşıp Arap dünyasıyla daha yakın ilişki kurduğunu kaydeden Suudi gazeteci, medyayı sert bir dille eleştirdi. “Batı medyası da, Mısır medyası da, Türk medyası da yalancıdır” diyen Taha, sözlerinin Suudi basını için de geçerli olup olmadığı sorusuna “Evet, o da dahil” yanıtını verdi. “Gazetelerin, televizyonların, ajansların hepsi ticarethane. Her şeyi para için yapıyorlar” diyen Usame O. Taha, ülkesinin Suriye karşıtlığına ters düşen görüşler de dile getirdi.“Batı basını da Türk basını da Suriye’de olan bitenin hepsini değil, görmemiz gereken taraflarını veriyorlar. Nereden biliyorlar Suriyelilerin ya da Ortadoğuluların değişim istediklerini?” diyen Taha, Suriye’deki gelişmelere ve adı geçen ülkeye yönelik yaptırımlara ilişkin ne düşündüğünü ise açıklamaktan çekindi. (cumhuriyet)  02.Aralık.2011