DOLAR
 
2.139
EURO
 
2.955
ALTIN
 
88.720
BIST100
 
73.403


Magazin

Yorumlar     Haber Tarihi : 27.11.2013 14:13

Çalıkuşu son bölüm izle Yeni bölüm fragmanı bekleniyor

Çalıkuşu 9. yeni bölüm fragmanı izle 26 kasım 2013 salı. Çalıkuşu yeni bölüm fragmanı ve özeti habergazet.com sitemizde. Çalıkuşu 26 kasım salı akşamı kanal D den canlı yayınlanacak. Çalıkuşu yeni bölüm fragmanı ve tüm ayrıntıları burda


Çalıkuşu 9. bölüm izle

HABER GAZETE - Çalıkuşu 9. yeni bölüm fragmanı izle 26 kasım 2013 salı. Çalıkuşu  yeni bölüm fragmanı ve özeti habergazet.com sitemizde. Çalıkuşu 26 kasım salı akşamı kanal D den canlı yayınlanacak. Çalıkuşu yeni bölüm fragmanı ve tüm ayrıntıları burda



Türkiye nin merakla ve ilgi ile izlediği Çalıkuşu dizisi son bölümünde heyecan yine doruktaydı. Çalıkuşu dizisi yaz sezonunda başlamasına rağmen türk televizyonlarına ve internette en çok  izlenenen çok aranan ve tıklanan diziler arasında yerini buldu.



Ekranların tutkusu ve vazgeçilemeyen tutkusu haline gelen dizisi Çalıkuşu kanal D ekranlarından  dizi  macerasına son sürat devam ediyor. Kanal D nin yeni gözdesi Çalıkuşu konu olarak Aşk ,entrika ,sevgi, ihanet,birliktelik gibi konuları ile Türkiyedeki seyirci kitlesinde merak uyandırdı.


Çalıkuşu yeni bölümleri ile her hafta Salı akşamları kendi gününde  ve saatinde ekranlara geliyor. Çalıkuşu 9. Yeni bölüm fragmanı habergazet.com sitemizde olacak. ve Çalıkuşu habergazte.com sitemizde bulabilirsiniz. Her geçen bölümü kaçınılmaz  bir tutku haline gelen Çalıkuşu yeni bölüm de nefesler yine kesilecek gibi…


Türk televizyonlarının rekortmen dizisi haline gelen Çalıkuşu  yeni bölümü online sitemizde habergazete.comda…Çalıkuşu 9. yeni  fragmanı ve özeti neler yaşanacağı haber adresimizde olacak.  Ekranların vazgeçilemeyen dizisi Çalıkuşu  son bölümde , dizi severler yine unutulmayacak müthiş sahnelere tanıklık etti. 


Çalıkuşu yayınlandığı andan itibaren her hafta en çok izlenenler arasında… Dizi severler, Çalıkuşu’ı SALI  akşamı dizi bittikten sonra bir sonraki haftayı ,yani yeni bölümlerini adeta iple çekiyor. Türkiye nin fenomen dizisi Çalıkuşu Yeni Yaz sezonuna müthiş başladı. Türkiye nin aşk  kokan  dizisi Çalıkuşu Yeni bölüm merakla bekleniyordu. Çalıkuşu 9. Yeni bölümde neler yaşanacak? Çalıkuşu 9. Yeni bölüm 26 Ağustos 2013 Salı akşamı kanal d  ekranlarından naklen yayınlanacak.


ÇALIKUŞU 9. YENİ BÖLÜMDE NELER YAŞANACAK?


Kamran için, kalbiyle savaş günleri başlıyor. Konaktan kovulan, Kamran tarafından hakaret uğrayan boynu bükük Feride, kime sığınacağını bilemiyor.


Feride ile Selim’in konuşmalarını duyan Kamran’ın hayalleri bir anda yıkılır. İşittiklerine inanamaz, inanmak istemez. Tam da ’’aşk’’a adım atmışken; felek çelme takmıştır. Sözleri yanlış anlaşılan Feride, bu durumu açıklayabilmek için ne yapacaktır?


Selim, kendini aklamak için yeni iftiralar planlar. Bir kızgınlık anı, Neriman ve Levend’i ’’kadı’’nın karşısına getirir. Hesap verme zamanı gelir. Maskeleri düşerse; Feride’nin kaderi değişir mi?


Yaptığı haksızlık yüzünden kahır çeken Besime Hanım, Necmiye’nin sözleri ile bir kez daha yıkılır. Kaderine gözyaşı döker.


Konaktan kovulan, Kamran tarafından hakaret uğrayan boynu bükük Feride, kime sığınacağını bilemez.


ÇALIKUŞU YENİ BÖLÜM FRAGMANI 26 KASIM




ÇALIKUŞU ROMAN ÖZETİ

Çalıkuşu Reşat Nuri GÜNTEKİN Kitap Özeti

Pek küçük yaşındayken annesi ölen Feride, babası da sınır sınır dolaşan bir subay olduğu için büyükannesinin yanında büyümüştür. Okul çağına gelince Feride’yi İstanbul’da ki bir Fransız kız yatılı okuluna yollamışlardır. Feride neşeli, zeki, çok asi, ele avuca sığmaz çok hareketli bir kızdır. Fırsat buldukça bir erkek gibi ağaçlara tırmanıp daldan dala atladığı için öğretmenlerinden biri onu çalıkuşuna benzetmiş, sonra da bu benzetme, onun adı olarak kalmıştır.

Babasının da ölmesi üzerine Feride’nin, yakını olarak sadece bir teyzesi kalmıştır. Feride, okulun büyüklü küçüklü tatillerini her zaman teyzesinin evinde geçirmektedir.Bu teyzenin Kamuran adlı, Feride’den büyük bir oğlu vardır. Kamuran Feride’ye karşın ağır başlı, kız gibi bir erkektir. Bu yüzden Feride sürekli onla dalga geçmektedir. Fakat bunların arasında Kamuran, Feride’yi farkında olmadan büyük bir aşkla sevmeye başlamıştır. Bu sevgi bir sure sonra karşılıkta görür. Feride de Kamuran’a karşılık vermektedir. Feride’nin teyzesi de bu durumu çok istediği için, Feride okulunu bitirdikten sonra iki gencin evlenmeleri kararlaştırılır.

Düğün hazırlıkları tamamlanmak üzereyken, bir gün kadının teki çıka gelir ve Feride’ye Kamuran’ın Avrupa’da bulunduğu sırada orda bir kızla aşk yaşadığını söyler. Bu durum hiçbir şeyi umursamaz gibi görünen Feride’yi çok derinden etkilemiştir. Feride bunun sonucunda gururuna yenilir ve derhal teyzesinin evinden uzaklaşır, yolunu izini kaybettirir. Bu yüzden evlenmede gerçekleşemez.

Feride nereye gideceğini düşünürken onu çok seven süt annesi aklına gelir ve oraya gider. Süt annesi onu görünce çok sevinmiştir. Feride bir süre süt annesinin evinde kalır. Bu arada oraya buraya başvurur bir iş için çünkü süt annesini daha fazla rahatsız edemeyeceğini ve yanındaki paranın da ona çok fazla yetmeyeceğini bilmektedir. Başvurularının sonunda Anadolu da bir ilkokul öğretmenliği elde eder. Şimdi o hayat dolu hiçbir şeyi umursamayan genç kız artık bir öğretmen olmuştur. Feride Anadolu’yu hiç yadırgamaz. Zeyniler adlı bir köyde öğretmenliğe başlar. Zeyniler köyü Anadolu’nun çok ücra bir köşesindedir. Bu köyde Feride yaptığı her şeyi günlüğüne yazmaya başlar.

Bir zamanlarının hayat dolu asi genç kızı şimdi hayatı tanıma yolundadır.İster istemez ağır başlı olmayı öğrenmiştir. Ama başına gelen bunca şeye rağmen kötümser değildir. O köydeki fakir üstü yırtık pırtık olan öğrencilerini çok sevmiştir. Öğrencilerinin her biriyle ayrı ayrı ilgilenmek ona büyük bir zevk vermektedir. Öğrencileri arasında Munise adında ortada kalmış, annesi kötü yola düşmüş bir kız vardır. Annesi yüzünden köylüler kızı da hiç sevmiyorlar. Feride, Munise’ye acır ve onu evlatlık alır. Feride çok mutlu olmuştur , aynı zamanda Munise de çok sevinmiştir bu olaya.

Bir süre sonra Zeyliler köyü okulu da kapatılır. İşsiz kalan Feride başka bir yerde öğretmenlik yapmak için başvurmak amacıyla ile gider. Milli Eğitim Müdürlüğünde eski bir okul arkadaşına rastlar ve onunla Fransızca konuşur, Milli eğitim müdürü de bu olayı görünce, Feride’yi merkezde kız öğretmen okulunda Fransızca öğretmeni olarak görevlendirir. Feride fiziki olarak çok güzel bir kızdır ve bu fiziki güzelliğinin burda çok fazla göze çarpması Feride’yi endişelendirir. Ayrıca Feride’nin öğretmenlik yaptığı okuldaki müzik öğretmeni de Feride’ye karşı büyük bir aşk duymaktadır. Fakat bu aşk bir ümitsiz vakadır. Ayrıca şehirde büyük dedikodulara da yol açmıştır. Feride’nin burda peşine bir çok erkek düşmüştür. Bu durum ise Feride’yi endişelendirmektedir. Bu yüzden tayinini ister. Böylece birkaç yer dolaşır. Bir surede İzmir’de varlıklı bir ailenin kızlarına da özel ders verir. Fakat Feride’nin gittiği her yerde müthiş fiziği ve güzelliği başına dert açmaktadır. Feride’nin bu güzelliği ve yalnızlığı çok kişinin dikkatini çekmektedir.

Feride daha Zeyniler’deyken bir askerin yaralanması ve oraya getirilmesi sırasında doktor Hayrullah Beyle tanışmıştır. Doktor, Feride’ye bu kadar güzel bir kızın böyle bir yerde ne aradığını, kesinlikle bir aşk meselesi yüzünden gelmiş olduğunu söylemiş Feride ise bunu reddetmiştir.Yıllardan sonra tekrar Kuşadası’nda buluşurlar.Bu sırada Feride’nin okulu kapatılıp hastaneye çevrilmiştir. Feride artık doktorum himayesine girmiştir. Bir hasta bakıcı gibi doktora yardım etmiştir. Doktor Feride’yi ve artık büyümüş olan Munise’yi kendi öz kızları gibi sevmektedir. Ancak bu sırada doktor bir gün ağır hastalığı olan birine bakmaya gittiği zaman Munise ağır bir şekilde hastalanır. Doktor dönesiye kadar kız yavaş yavaş, acı çeke çeke ölür. Munise’nin nezle sanılan hastalığı kuşpalazıdır.

Feride, Munise’nin ölmesinden sonra kendini kaybedecek şekilde hastalanır. Günlerce doktorun evinde yatar. İyileştiği sıralarda doktor Hayrullah bey ne kadar yaşlı olursa olsun ikisi için bir söylenti çıkmıştır. Bu da o zamanın şartlarından dolayı olmuştur. Kasabayı türlü dedikodular alıp götürmektedir. Bekar bir erkeğin evinde genç güzel ve bekar bir kadının olması çok fazla dedikoduya yol açmıştır. Doktor bu dedikodulardan kurtulmak için çok pratik bir yol bulmuştur. Feride’yi de zorla ikna ederek evlenmişlerdir. Ancak tabiî ki bu evlilik sadece kağıt üzerindedir ve dedikoduların bitmesi içindir. Feride doktoru babası gibi sevmektedir. Doktor, Feride’nin defterini bulmuş ve baştan sona kadar okumuştur. Feride’nin her şeye rağmen Kamuran’ı sevdiğini öğrenmiştir. Gizli araştırmalar yapar. Kamuran bu zaman içinde evlenmiş ve eşi ölmüştür. Şimdi dört yaşlarındaki çocuğu ile yaşamaktadır. Doktor, Kamuran’a bir mektup yazar ve bu mektupta Kamuran’a bütün olan biteni anlatır. Feride ise bu sırada defterinin kaybolduğunu sanmaktadır ve defterini bütün aramalarına karşın bulamamıştır. Doktor yazdığı mektupla defteri ve bazı belgeleri paket haline getirmiştir. Feride’ye ölümünden sonra bu paketi Kamuran’a götürmesini vasiyet etmiştir.Doktor zaten oldukça yaşlıdır bu yüzden kısa bir süre sonra da ölür.

Feride, doktorun ölümünden sonra, hem paketi teslim etmek hem de çok özlediği teyzesini görmek üzere, Tekirdağ’a teyzesinin yanına gider. Niyeti orda fazla kalmamaktır. Paketi teslim edip bir iki gün kalıp Kuşadası’na geriye dönmektir. O günlerde ne rastlantı ki dinlenmek için Kamuran da Tekirdağ’a gelmiştir. Feride paketin içinde neler bulunduğunu bilmemektedir. Bu içinde neler bulunduğunu bilmediği paketi teslim eder. Ama doktorum öldüğünü onlardan gizlemiştir. Böylece Kuşadası’nda doktorun yaşadığı bahanesiyle zorlanmadan geriye dönebileceğini ummaktadır. Fakat umduğu gibi olmaz teyzesi bu paketi Feride gitmeden bir gün önceden Kamuran’a verir. Kamuran o gece kardeşiyle birlikte defteri okur. Böylece, Feride’nin kendisini hala sevmekte olduğunu anlar. Hem de doktorun tembihlerini öğrenir. Kendisiyse, Feride gittiğinden beri Feride’yi unutamamıştır ve hala sevmektedir.

Feride, yeterince kaldığını ve geri dönmesi gerektiğini söyleyerek yola çıkmak üzere hazırlanır. Feride hayatla çok didişmiş ve artık bu gücünü yitirmiştir. Artık doktorunda olmadığı Kuşadası’na gitmek onunda hiç işine gelmemektedir. Kuşadası’na dönmek, Feride’yi çok fazla üzmüştür. Ama bu durumunu etrafındakilere hiç belli etmemektedir. Bunu etrafındakilerin anlamasını istemez. Feride’yi götürecek araba kapıya yaklaşır. Fakat bu bir oyundur. Kamuran ve kardeşinin hazırladığı bir oyundur. Feride arabaya yaklaştığı zaman arabadan birden Kamuran iner ve Feride’yi kucaklar. Zaten tüm ev halkı da Feride’nin tekrar yuvadan uçmasını istemiyorlardır. Bunun için tüm ev halkı elbirliği yapmıştır. Feride’nin tüm istemiyormuş gibi davranmaları olmaz demeleri falan boşadır. Kırık dökük kelimelerle bu oyundan kurtulmaya çalışmıştır ama nafile kurtulamamıştır. Çünkü, Kamuran artık kararlıdır ve ikinci bir gaflete düşmeyecektir. Bunu Feride’ye de onu bir daha kaybetmeyi göze alamayacağını ve onu şu an bile deliler gibi sevdiğini söyler. Çalıkuşu, gizli bir mutlulukla ve huzurla kendini Kamuran’ın kollarına atar.



ROMANDAN ALINTI:


... İki saat sonra muhtar, Munise’nin babasıyla beraber mektebe geliyordu. Ben bu adamı fena çehreli, korkunç, zalim bir adam diye tasavvur ediyordum. Halbuki ufak tefek, hasta, yorgun bir ihtiyardı. Bana, İstanbullu olduğunu, fakat kırk seneden beri memleketini görmediğini söyledi. Eski bir rüyayı anlatır gibi tereddütlerle Sarıyer’den, Aksaray’dan bahsetti. Munise’yi bana vermeye razı oluyordu; fakat ona pek çok acıdığını hissettim. Çocuğu mesut etmek için elimden geleni yapacağımı, onu daima kendisine göstereceğimi vahdettim.
Zeyniler’in fakir, karanlık mektebi bu güne kadar, böyle bir kavram, böyle şenlik görmedi. Bundan eminim. Munise ile sevincimizden odalara, sofalara, sığamıyorduk. Kahkahalarımız, saçaklardan uyuşmuş kuşları uyandırıyor gibi tavanlardan şen cıvıltılar geliyordu.
Munise, birkaç saat içinde nazlı bir küçük hanım halini almıştı. Al faniladan bir elbisem vardı ki, ben giyemezdim. Onu bir parça daraltıp kısaltarak ona koket bir kostüm yaptım. Kız bu elbise içinde, nasıl anlatayım, bir içim su, ağza alınınca eriyen fondan şekerleri gibi bir şey oldu.
Kar, bir gün evvelki şiddetini kaybetmekle beraber hala devam ediyordu. Akşamdan evvel, çocuğu elinden tutarak bahçeye çıkardım. Hatice hanım, Zeyni Baba’nın kandillerini yakmaya gidinceye kadar gezdik, birbirimizi kovaladık, mezar taşları arasında top muharebesi yaptık.
Neşemiz, ihtiyar kadının çatık yüzünü bile güldürmüştü: Haydi artık içeri girin, üşüyeceksiniz, hasta olacaksınız derken tatlı tatlı sırıtıyordu.
Üşümek mi? İnsanın içinde güneş yanarken üşümek mi? Bu akşam, gökyüzü bana, batıdan doğuya kadar dallarını uzatmış bir ağaç gibi göründü; yavaş yavaş sallandıkça, üstümüze çiçeklerini döken kocaman bir yasemin ağacı!


Reşat Nuri Güntekin Biyografi

Cumhuriyet dönemi yazarlarımızdan. Yazdığı, çevirdiği, kitap biçimine girmiş veya dergi, gazete sayfalarında, tiyatro repertuvarlarında kalmış eserlerinin toplamı yüzü bulan Reşat Nuri Güntekin, Anadolu’daki yaşamı ve toplusal sorunları ele almış, insanı insan çevre ilişkisi içinde yansıtabilmiş bir yazardır. Romanlarında sayısız insan tipi yaratmış, çoğunlukla erkek olan kahramanlarını, dış görünümlerinden çok psikolojik özellikleriyle yansıtabilmiştir. Mizaha daha geniş yer verdiği öykülerinde de aşk, yalnızlık, fedakarlık, dostluk, ihanet gibi temalar kullanmıştır.
Reşat Nuri Güntekin, 27 Kasım 1889’da askeri doktor olan Nuri Bey ile Erzurum valisi Yaver Paşa’nın kızı Lütfiye Hanım’ın oğlu olarak İstanbul’da doğdu. Babasının mesleği nedeniyle çocukluk yılları boyunca birçok il gezdi. İlk öğrenimini Çanakkale’de Mekteb-i İptidai’de yaptı. Daha sonra eğitimine Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi) ve İzmir’de bir Frerler okulunda devam etti. 1912 yılında Darülfünun-ı Osmani Ulum-ı Edebiyat Fakültesi’ni bitirdi.
İlk olarak Bursa’da başlayan öğretmenlik hayatına 1927 yılına kadar birçok okulda devam etti. Bu okullar arasında İstanbul Beşiktaş İttihat ve Terakki Mektebi, Fatih Vakf-ı Kebir Mektebi, Akşemseddin Mektebi, Feneryolu Murad-ı Hâmis Mektebi, Osman Gazi Paşa Mektebi, Vefa Lisesi, İstanbul Erkek Lisesi, Çamlıca Kız Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi ve Galatasaray Lisesi bulunmaktadır. Türkçe ve Fransızca öğretmenliğinin yanında 1916 ile 1919 yılları arasında Erenköy Kız Lisesi’nde ve Vefa Lisesi’nde müdürlük de yapmıştı.

Yazı hayatına I. Dünya Savaşı’nın sonlarında başlayan Reşat Nuri Güntekin’nin ilk eseri "Eski Ahbap" isimli uzun öykü, 1917’de "Diken" dergisinde yayınlandı. 1819-1919’da Zaman gazetesinde "Temaşa Haftaları" başlığıyla tiyatro eleştirileri yazdı. Bu dönemde Şair, Nedim, Büyük Mecmua, İnci, Diken dergileri ile Dersaadet ve Zaman gazetelerinde yayınlanan öykü, roman ve oyunlarında kendi adının yanısıra "Hayrettin Rüştü, Mehmet Ferit, Cemil Nimet" gibi takma isimler kullanıyordu. Mizah ve magazin yazılarını da "Ateşböceği, Ağustosböceği, Yıldızböceği" gibi isimlerle yayınladı. İlk romanı olan "Çalıkuşu"nu 1923 yılında yazdı. Bu romanı önce "İstanbul Kızı" adıyla oyun olarak yazmıştı. O dönem koşullarında sahneye konulması mümkün olmayınca romana dönüştürdü. Türk edebiyatında gerçekçi romana yönelimin ilk örneklerinden olan Çalıkuşu, dili, anlatımdaki rahatlığı, duygusal yanlarıyla uzun yıllar güncelliğini koruyan bir eser oldu. Sinema ve televizyona da uyarlandı. Ardından 1924’te "Damga" ve "Dudaktan Kalbe" ve 1926’da da "Akşam Güneşi" adlı romanlarını yayımladı.

Reşat Nuri Güntekin, 1927 yılında maarif müfettişi olarak bütün Anadolu’yu dolaştı ve Dil Heyeti’yle birlikte bazı çalışmalar yürüttü. Yazdığı romanlarda Anadolu’da yaptığı gezilerin izleri bulunmaktadır. Birçok insan tanımış olması ve görevi nedeniyle birçok şehirde bulunması onun daha iyi gözlem yapmasına ve hikayelerindeki karakterlerin daha gerçekçi olmasına zemin hazırlamıştır.1927’den sonraki romanlarında da üslubunun temel yapısını değiştirmeden toplumsal sorunlara değinmiştir. Ayrıca gezilerini kaleme aldığı "Anadolu Notları" adlı kitabını daha sonra 1936 yılında yayımlamıştır. 1928 yılında "Acımak" adlı romanını yazdıktan sonra yaklaşık 10 sene yazmaya ara verdi. Bu dönem politikaya girerek 1939 yılında Çanakkale milletvekili seçildi. Ünlü eseri "Yaprak Dökümü"nü de aynı yıl yazdı. 1946 yılına kadar milletvekilliği yaptıktan sonra 1947 yılında Milli Eğitim Başmüfettişliği’ne getirildi. Aynı yıl Cumhuriyet Halk Partisi’nin Ankara’da yayımlanan "Ulus" adlı gazetesinin İstanbul kolu olan "Memleket" gazetesini çıkardı.

1950 yılında Paris’te Kültür Ateşesi ve UNESCO’da Türkiye temsilcisi olan Güntekin, 1954 yılında emekliye ayrıldı. Bir süre İstanbul Şehir Tiyatroları’nda edebi kurul üyeliği yaptı. Kendisine akciğer kanseri teşhisi konulduktan sonra tedavi için Londra’ya gitti ancak hastalığına yenik düşerek 7 Aralık 1956 tarihinde vefat etti. 13 Aralık 1956’da Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi.

ESERLERİ

ROMAN:

Çalıkuşu (1923), Gizli El (1924), Damga (1924), Dudaktan Kalbe (1924), Akşam Güneşi (1926), Bir Kadın Düşmanı (1927), Yeşil Gece (1928), Acımak (1928), Yaprak Dökümü (1939), Kızılcık Dalları (1944), Gökyüzü (1935), Eski Hastalık (1938), Ateş Gecesi (1953), Değirmen (1944), Miskinler Tekkesi (1946), Harabelerin Çiçeği (1953), Kavak Yelleri (ölümünden sonra 1961), Son Sığınak (ölümünden sonra 1961), Kan Davası (ölümünden sonra 1962)

ÖYKÜ:

Gençlik ve Güzellik (1919), Roçild Bey (1919), Eski Ahbap (1919), Tanrı Misafiri (1927), Sönmüş Yıldızlar (1928), Leyla ile Mecnun (1928), Olağan İşler (1930)

OYUNLAR:

Hançer (1920), Eski Rüya (1922), Ümidin Güneşi (1924), Gazeteci Düşmanı-Şemsiye Hırsızı-İhtiyar Serseri (Üç oyun birarada, 1925), Taş Parçası (1926), Hülleci (1933), Bir Köy Hocası (1928), Babür Şah’ın Seccadesi (1931), Bir Kır Eğlencesi (1931), Ümit Mektebinde (1931), Felaket Karşısında-Gözdağı-Eski Borç (Üç oyun birarada, 1931), İstiklal (1933), Vergi Hırsızı (1933), Bir Yağmur Gecesi (1943)




Kaynak: Kaynak belirtilmedi
Editör: Adnan Çelik

<< Önceki HaberSonraki Haber >>

  • Kadın Öğretmen Erkek Öğrencileri Tecavüz Etti Dünya gündemi çalkalandı...
  • Facebook’a bu notu yazıp...
  • Pınar Altuğ’a şok dava
  • Çay içenler dikkat!
  • Ayda 35 bin dolara kaynakçı arıyor!
  • Seksi savcı sosyal medyayı salladı
  • Defne Samyeli’nin kızına teklif yağıyor
  • Tecavüzcüsünü öldürdü diye...
  • Deniz Seki; Canlı canlı gömsünler beni
  • Bugünün Gazete Manşetleri 22 Nisan Gazete Önsayfaları
YORUMLAR
Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.


Ziyaretçi - 120 gün 20 saat önce
ÇALIKUŞU filmi cok gozal bir dizii dir conke so ana kadar mantekle gidiyor omarem boyleda devam edar.ve elbete ki oyoncolar...devamı..
0
0%
0
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Yerel Haberler
EN SON EKLENEN VİDEOLAR
  • Antilobun zekası hayatını kurtardı

  • Karadayı'da İpler Koptu

  • Şaşırtan Osmanlı gerçeği

  • Selfie nedir?

  • Ne Yediklerine İnanamayacaksınız?

  • UEFA kulüpler sıralaması!

  • Erkek seks işçileri günde 20 dolar kazanıyor

  • Eşofmanını indirip...

  • Yönetmen ve sunucu canlı yayında kavga ederse...

  • Bakın yılan zehri kanı ne hale getiriyor

1 / 10










VİZYONDAKİLER
Mavi Ring Mavi Ring
Soğuk Soğuk
Ammar: Cin Tarikatı Ammar: Cin Tarikatı
Hazine Avcıları Hazine Avcıları
Non-Stop Non-Stop
Düğün Dernek Düğün Dernek
Meddah Meddah
Binlerce Kez İyi Geceler Binlerce Kez İyi Geceler
Yves Saint Laurent Yves Saint Laurent
Adalet İçin Adalet İçin
EN SON EKLENEN FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON YORUMLAR