DOLAR
 
2.216
EURO
 
2.867
ALTIN
 
87.944
BIST100
 
77.821


Siyaset

Yorumlar     Haber Tarihi : 30.03.2014 18:05

(CANLI YAYIN) SEÇİM SONUÇLARI 30 Mart 2014 Yerel Seçim Sonuçları Son durum(Canlı webtakip)


(CANLI YAYIN) SEÇİM SONUÇLARI 30 Mart 2014 Yerel Seçim Sonuçları Son durum .TÜRKİYE Geneli Seçim sonuçları 2014 Pazar 30 Mart Yerel Seçim Genel Sonuçları Canlı takip habergazete.com sitemizde . TÜRKİYE GENELİ yerel seçim sonuçları AK parti CHP MHP ve BDP Hangi parti zirvede..


(CANLI YAYIN) SEÇİM SONUÇLARI 30 Mart 2014 Yerel Seçim Sonuçları Son durum(Canlı webtakip)

HABERGAZETE.COM (CANLI YAYIN) SEÇİM SONUÇLARI 30 Mart 2014 Yerel Seçim Sonuçları Son durum .TÜRKİYE Geneli Seçim sonuçları 2014 Pazar  30 Mart Yerel Seçim Genel Sonuçları Canlı takip habergazete.com sitemizde . TÜRKİYE GENELİ  yerel seçim sonuçları  AK parti CHP MHP ve BDP Hangi parti zirvede..


 TÜRKİYE GENELİ Seçim Sonuçları 30 Mart 2014 Pazar TÜRKİYE GENELİ Yerel Seçim Sonuçları. 30 mart 2014 yerel seçim TÜRKİYE GENELİ Büyükşehir belediye seçim sonuçları oy oranları ve yüzdelikleri burda.  TÜRKİYE GENELİ  yerel seçim sonuçları  AK parti CHP MHP ve BDP Hangi parti zirvede..

 

Türkiye 2014 30 Mart yerel seçim için Türkiye sandık başına gitti.  TÜRKİYE GENELİ’da yaşandı.  TÜRKİYE GENELİ yerel seçim sonuçları Türkiye nin en önemli ve merakla beklediği sonuçlardan biri. Türkiye Geneli AK Parti CHP ve MHP zirve yarışı için yarıştılar.




ayrıntılar haberin devamında...



Haberin Devamı



Türkiye 2014 30 Mart yerel seçim için Türkiye sandık başına gitti.  TÜRKİYE GENELİ’da yaşandı.  TÜRKİYE GENELİ yerel seçim sonuçları Türkiye nin en önemli ve merakla beklediği sonuçlardan biri. Türkiye Geneli AK Parti CHP ve MHP zirve yarışı için yarıştılar.

 

Türkiye Geneli Yerel seçim sonuçları 81 il ve tüm ilçelerinde Ak parti CHP MHP ve BDP HDP adaylar kıyasıya bir seçim süreci geçirdikten sonra sandıkta da yarıştılar. Türkiye nin en merak ettiği tabiki büyük iller İstanbul Ankara İzmir gibi büyük illerde seçim sonuçlarını belirleyecek en önemli şehirlerin başında yer alıyorlar.

 

TÜRKİYE GENELİ  yapılan 81 ilde ve ilçelerinde vatandaşlar belediye seçimleri için illerindeki  ve ilçelerindeki belediye başkanlarını seçmek için sandık başına gitti.  TÜRKİYE GENELİ Halkı sonunda sonunda kendi illerindeki Belediye ve büyükşehir belediye başkanlarını ,muhtarlarını belediye meclis üyelerini seçti ve belirledi.

 

 Türkiyenin seçim kaderini belirleyen üç ilde sonuçlar netleşmeye başladı. Bu illerin başında İstanbul Ankara İzmir Adana Antalya Mersin gibi iller geliyor. TÜRKİYE GENELİ da halk büyükşehir belediye başkan adaylarını seçti.  Büyük bir yarış içersinde  geçen  Ak parti  CHP ve MHP nin adayları ise sonuçlar büyük bir merak içinde takip ettiler.

 

30 Mart 2014 TÜRKİYE GENELİ  yerel seçim sonuçları gibi TÜRKİYE GENELİ nin tüm ilçelerinde de seçim sonuçları merakla bekleniyordu.  30 Mart yerel seçimlerde tüm TÜRKİYE GENELİ sadeceTÜRKİYE GENELİ değil ilçeler ve köylerde de büyük bir bekleyiş hakimdi..

 

TÜRKİYE GENELİ seçim sonuçları ve tüm TÜRKİYE GENELİ tüm il ve  ilçeleri seçim sonuçları belirlendi.  30 Mart 2014 Yerel seçim TÜRKİYE GENELİ seçim  sonuçları ve TÜRKİYE GENELİ ilçe seçim sonuçları an be an siirtajans.com haber yönetimi olarak en doğru ve bir şekilde siz değerli okuyucularımıza aktarmaktayız.

 

ayrıntılar ve seçim sonuçları gelecek...

 

fgdf.jpg

 

2009 TÜRKİYE GENELİ YEREL SEÇİM SONUÇLARI

 1.         AK PARTİ - Adalet ve Kalkınma Partisi    38,8    15.458.985
2.         CHP - Cumhuriyet Halk Partisi    23,1    9.218.445
3.         MHP - Milliyetçi Hareket Partisi    16,1    6.403.831
4.         DTP - Demokratik Toplum Partisi    5,7    2.271.566
5.         SP - Saadet Partisi    5,2    2.060.034
6.         DP - Demokrat Parti    3,7    1.488.134
7.         DSP - Demokratik Sol Parti    2,8    1.112.610
8.         BBP - Büyük Birlik Partisi    2,2    894.045
9.         ANAP - Anavatan Partisi    0,8    303.125
10.        Diğer Bağımsızlar - Diğer Bağımsızlar    0,4    156.091
11.         BTP - Bağımsız Türkiye Partisi    0,4    150.566
12.         IP - İşçi Partisi    0,3    105.942
13.         TKP - Türkiye Komünist Partisi    0,2    73.380
14.         ÖDP - Özgürlük ve Dayanışma Partisi    0,2    62.376
15.         EP - Emek Partisi    0,1    45.658
16.         MP - Millet Partisi    0,1    36.691
17.         HAK-PAR - Hak ve Özgürlükler Partisi    0,1    26.431
18.         LDP - Liberal Demokrat Parti    0,0    10.526
19.         BDP - Barış ve Demokrasi Partisi    0,0    6.627
20.         HYP - Halkın Yükselişi Partisi    0,0    6.376
21.        Bağımsız - Bağımsız    0,0    0

 

fgf.jpg

 

 

2011 GENEL SEÇİM TÜRKİYE GENELİ SONUÇLARI

                                                          
1.        AK PARTİ - Adalet ve Kalkınma Partisi    49,95    21.466.356
2.        CHP - Cumhuriyet Halk Partisi    25,94    11.147.736
3.        MHP - Milliyetçi Hareket Partisi    12,98    5.575.993
4.        Bağımsızlar - Tüm Bağımsızlar    6,58    2.826.031
5.        SP - Saadet Partisi    1,25    535.599
6.        HAS - Halkın Sesi Partisi    0,76    327.404
7.        BBP - Büyük Birlik Partisi    0,74    315.997
8.        DP - Demokrat Parti    0,65    280.953
9.        HEPAR - Hak ve Eşitlik Partisi    0,28    122.305
10.        DSP - Demokratik Sol Parti    0,25    106.345
11.        DYP - Doğru Yol Partisi    0,15    64.255
12.        TKP - Türkiye Komünist Partisi    0,14    61.236
13.        MP - Millet Partisi    0,14    59.830
14.        MMP - Milliyetçi ve Muhafazakar Parti    0,09    37.011
15.        EMEP - Emek Partisi    0,07    31.577
16.        LDP - Liberal Demokrat Parti    0,04    15.462

 

AŞBAKAN ERDOĞAN DEV 2 MİLYONLUK İSTANBUL MİTİNGİ KONUŞMASI VİDEO 


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Mitingi’nde konuştu.


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Kardeşlerim, bugün Türkiye bizi izliyor, İstanbul’u izliyor. Bugün tüm dünya İstanbul’u izliyor. Şundan emin olun sevgili kardeşlerim; bugün dünyanın tüm mazlumları, tüm mağdurları, yolda kalmışları, garipleri, öksüzleri, yetimleri sizi izliyor" dedi.


Erdoğan, Yenikapı Meydanı’nda düzenlenen İstanbul mitingindeki konuşmasına, Necip Fazıl Kısakürek’in, "Şarkımız Bizim" şiirinden, "Kırılır da bir gün bütün dişliler/Döner şanlı şanlı çarkımız bizim/Gökten bir el yaşlı gözleri siler/Şenlenir evimiz barkımız bizim. Yokuşlar kaybolur çıkarız düze/Kavuşuruz sonu gelmez gündüze/Sapan taşlarının yanında füze/Başka alemlerle farkımız bizim. Kurtulur dil, tarih, ahlak ve iman/Görürler nasılmış, neymiş kahraman/Yer ve gök su vermem dediği zaman/Her tarlayı sular arkımız bizim. Gideriz nur yolu izde gideriz/Taş bağırda, sular dizde gideriz/Bir gün akşam olur, biz de gideriz/Kalır dudaklarda şarkımız bizim" dizelerini okuyarak başladı.


"İstanbul, canım İstanbul, aşkım, sevdam, davam, kavgam, ey İstanbul, seni yürekten selamlıyorum ey aziz İstanbul, ey kutlu Peygamberin buyruğuna nail olmuş yüce şehir, ey Mekke’nin kardeşi, Medine’nin kardeşi, Şam’ın, Kudüs’ün, Diyarbakır’ın kardeşi İstanbul, seni kalpten selamlıyorum" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Ey aziz İstanbul; Adalar, Arnavutköy, Ataşehir, Avcılar, Bağcılar, Bakırköy, Bahçelievler, Başakşehir, Bayrampaşa sizleri selamlıyorum. Beşiktaş, Beykoz, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Çekmeköy, Esenler, Esenyurt sizleri selamlıyorum. Eyüp, seni muhabbetle selamlıyorum, toprağını şereflendiren Ebu Eyyub el- Ensari’ye buradan dua ve selam gönderiyorum. Fatih, seni gönülden selamlıyor, toprağını şereflendiren Fatih Sultan Mehmet’e buradan rahmet niyaz ediyorum. Gaziosmanpaşa, Güngören, Kadıköy, Kağıthane, Kartal, Küçükçekmece, Maltepe, Pendik sizleri de selamlıyorum. Sancaktepe, Sarıyer, Silivri, Sultanbeyli, Sultangazi, Şile, Şişli, Tuzla, Ümraniye, Üsküdar, Zeytinburnu sizleri de özellikle selamlıyorum."


"İstanbul, Türkiye’nin özetidir"

Erdoğan, İstanbul’a, Anadolu’nun, Trakya’nın şehirlerinden selam getirdiğini belirterek, şunları kaydetti:

"İstanbul, sana Sivas’ın, Yozgat’ın selamını getirdim. Sana Batman’ın, Muş’un, Bingöl’ün, Siirt’in selamını getirdim. Sana Antalya’nın, İzmir, Aydın, Edirne, Tekirdağ’ın selamını getirdim. Sana Artvin’in, Rize’nin, Erzurum’un dün Hatay’daki, Ankara’daki kardeşlerimin, az önce Kocaeli’deydim kardeşlerimizin selamlarını getirdim. İstanbul, Türkiye’nin özetidir. İstanbul adeta 81 vilayetimizin bayrağının dalgalandığı bir şehirdir. İstanbul’un tüm kardeş şehirlerini selamlıyorum. Buradan İslamabad seni selamlıyorum. Kabil, Bakü, Lefkoşa seni selamlıyorum. Musul, Kerkük, Erbil, Bağdat, Basra seni selamlıyorum. Kahire, İskenderiye, Beyrut, Şam, Halep seni selamlıyorum. Üsküp, İskeçe, Gümülcine, Prizren, Belgrad, Saraybosna, Mostar sizleri selamlıyorum."


Erdoğan, Gazze, Ramallah, Kudüs, Mekke ve Medine’yi de selamladığını kaydederek, şöyle devam etti:

"Bütün kardeş ülkeleri, bütün kardeşimiz, dostumuz şehirleri buradan selamlıyorum. Kardeşlerim, bugün Türkiye bizi izliyor, İstanbul’u izliyor. Bugün tüm dünya İstanbul’u izliyor. Şundan emin olun sevgili kardeşlerim; bugün dünyanın tüm mazlumları, tüm mağdurları, yolda kalmışları, garipleri, öksüzleri, yetimleri sizi izliyor. Kahire’de oyları çalınmış kardeşlerim, sizi İstanbul’u izliyor. Şam’da kurşunların, bombaların altında yaşayan, açlıkla, sefaletle imtihan edilen, belki de yavrusunun başında ağıtlar yakan ciğeri parçalanmış anneler sizi izliyor. Bağdat’ta barışa susayan gönüller İstanbul’u izliyor. Karabağ’da toprakları çiğnenen Azeri kardeşlerim sizleri izliyor." 


Saraybosna’nın bugün İstanbul’u izlediğini dile getiren Erdoğan, "Mogadişu bugün İstanbul’u izliyor. Varsın birileri ’montaj’ desin, Kılıçdaroğlu bak, bu montajı nasıl yaptık? Güzel mi? Beğendin mi? Bir montaj da sen yap böyle. Varsın birileri ’montaj’ desin, ’taşıma’ desin, bu muhteşem coşkuyu küçümsesin ama bilesin ki İstanbul, Gazze’nin yetimleri, Ramallah’ın öksüzleri bugün seni izliyor. Şu anda Kabe’nin etrafında tavafta olanlar size dualar ediyor. Diyorlar ki; ’30’unun akşamında müjde bekliyoruz, İstanbul’dan müjde bekliyoruz, Türkiye’den müjde bekliyoruz’. Onun için 30 Mart bir başka güzel, bir başka önemli."


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Biz, İstanbul’a, ülkemize, milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik; yine hizmetkar olarak yolumuza devam edeceğiz. Zira biz bu milletimizin dertlisiyiz, biz bu milletimize aşığız." dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "İyi niyetimizin kurbanı olduk. Başörtülü kızlarımızın, üniversiteye giderken başlarını açmaları noktasında fetva veriyor beyefendi. Niye? Çünkü 28 Şubatçı generaller onu istediler. Ya sen nasıl hocasın be? Ama 28 Şubat öncesinde öyle demiyor, o zaman başka. Akşam başka, sabah başka. 5 ay önce başka, 5 ay sonra başka. 5 ay önce duadan bahsediyor, 5 ay sonra aynı cümlelerle beddualardan bahsediyor. Müslüman, Müslüman’a beddua eder mi?" dedi.


Erdoğan, partisince Yenikapı Meydanı’nda düzenlenen İstanbul mitinginde, konuşmasının uzun olduğunu dile getirerek, alandan kendisiyle iletişim kurmak isteyen vatandaşlara "Şimdi sizinle muhabbete dalarsak iş uzar" ifadesini kullandı.


Seçimi kazandıktan sonra "İstanbul’un seçkinleri"nin, "kaymak takımı"nın böyle bir sonuç beklemediğini ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:


"İstanbul susuzdu, çöp dağları vardı, hava kirliliği vardı. Çünkü CHP demek kirlilik demektir, yolsuzluk demektir, çöp demektir, susuzluk demektir. Ben, buradan şimdi sesleniyorum: Ey İstanbul, o zaman Ümraniye’nin belediyesi de CHP’liydi. Hatırlıyor musunuz? Ümraniye çöplüğünde vahşi depolama vardı. O çöplük patladı. 39 kişiye maalesef orası mezar oldu. Gençler bunu bilmeyebilir, Gezici’ler bunu bilmeyebilir. Ah ah! Çevreci ha ne çevrecisi ya? Ne çevrecisi? 39 kişi orada maalesef öldü. CHP’li belediye vardı, CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi vardı. Maalesef o çöplük 39 vatandaşımıza mezar oldu. Bunun hesabını soran oldu mu? Nerede o medya? Yandaş medya nerede? Sordular mı bunun hesabını? Sormazlar. İşlerine gelmez. Niye? Paslaşıyorlardı, dayanışma içindeydiler. Onları, onlar getirdiler. Onlar getirdiği için de onların aleyhinde konuşamazlardı. Ama tarih hesap soruyor şimdi. Diyor ki: Ey CHP, 39 tane vatandaşımızın hesabını ver. Kılıçdaroğlu, sen bunların hesabını ver. Ama bunlarda o yüz yok."


Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğu dönemi hatırlatarak, şunları anlattı:


"Ben de merak ettim nerede oturuyor diye. Dediler ki, Kağıthane’de. Gazeteciler de sormuş kendisine, ’Nerede oturuyorsunuz?’ diye. ’Kağıttepe’de oturuyorum’ demiş. Seçim günü geldi, seçim gününde de oyunu kullanamadı. Ya bunun eline 3 tane koyun verin kaybedip gelir. İnanın bundan bir şey olmaz. Pozlar veriyordu, pozlar. Klasör, yolsuzluk klasörü... Tabii böyle şeylerin olacağını da zannetmiyordu o zaman. Baykal, genel başkan. O da yanında klasörün önünde poz veriyor. Klasörün sırtında ne yazıyor ’Yolsuzluk’. Kimin klasörü? Şu anda İstanbul’da büyükşehir belediye başkan adayı olarak gösterdikleri zatın. Ne yaptılar onu? Partiden ihraç ettiler. Hırsız ya, yolsuzluklar içerisinde ya... İhraç ettiler. O ihraç ettikleri kişiyi şimdi getirdiler İstanbul’a büyükşehir belediye başkan adayı yaptılar. Peki bu nasıl iş? Ben söylemiyorum, klasörü sen hazırlattın, sen hazırladın, şimdi de kalkıyorsun o adamı İstanbul’a, ihraç ettiğiniz halde, büyükşehir belediye başkan adayı yapıyorsun. Niye? Malzeme yok ellerinde malzeme. Kimi koysunlar? Oraya getirip de aday yapacakları insan yok. Bu durumdalar. Bunlar felç olmuş felç. Ne yapacaklarının farkında değiller. Ama biz gümbür gümbür geldik, gene gümbür gümbür geliyoruz. Rabbimizin izniyle gene geleceğiz. Niye? Biz, İstanbul’a, ülkemize, milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik; yine hizmetkar olarak yolumuza devam edeceğiz. Zira biz bu milletimizin dertlisiyiz, biz bu milletimize aşığız."


"Yıllarca bunlar bizi sömürdüler ya, sülük gibi sömürdüler"

Erdoğan, İstanbul’daki seçkinler, elitlerin, kendisinin başkan seçileceğine inanmadığını ve her şeyin kontrol altında tutulduğunu, milletin aklını çeldiğini zannettiğini belirterek, "Milletim onlara sandıkta ağır bir ders verdi. Ama şimdi ne diyorum biliyor musunuz? 30 Mart’ta sadece onlara değil, hani bu telefonları dinleyenler var ya, Pensilvanya var ya, en önemli dersi ona vereceğiz, en önemli dersi. Bunların dershanelerine gidenler varsa yavrularımızı lütfen oralardan alın, alın" dedi.


Milli Eğitim Bakanlığı’nın hafta sonlarında takviye kurslarını ücretsiz vereceğini bildiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Yıllarca bunlar bizi sömürdüler ya, sülük gibi sömürdüler. Ama sülük faziletli, sülük zararlı kanı emer. Bunlar bizim helalimizi yediler ya. ’Sadaka’ dediler yediler, ’zekat’ dediler yediler, ’kurbanlık koyun’ dediler yediler, ’adak’ dediler yediler. Benim sevgili Peygamberimi, kendi televizyonunda miraçtan indiriyor kamyonete bindiriyor. Bu senaryoları da o onaylıyor biliyor musunuz? Senaryolar onun onayından geçiyor. Ya sen hoca mısın senarist misin? Nesin? Merhum Savaş Ay soruyor; ’Hiç oy kullandınız mı?’. ’Bir kere kullandım’ diyor. ’Peki bundan sonra?’ ’Hazreti Cebrail parti kursa, ona bile oy vermem’ diyor. Ya bizde meleklere iman var. Sen bu lafı nasıl kullanırsın. Hazreti Cebrail’in işi gücü yok da parti mi kuracak ya? Onun yapacağı iş belli zaten. Ama sen bu lafı nasıl söylersin? Bizde bir laf var, ’Teşbih hata kabul etmez’ diye. Bu ne demektir biliyor musunuz? Benzetmeyi yaparken doğru yapacaksın. Yanlış benzetme asla olmaz. Bunun yaptığı benzetme rezalet, rezalet.


İyi niyetimizin kurbanı olduk. Başörtülü kızlarımızın, üniversiteye giderken başlarını açmaları noktasında fetva veriyor beyefendi. Niye? Çünkü 28 Şubatçı generaller onu istediler. Ya sen nasıl hocasın be? Ama 28 Şubat öncesinde öyle demiyor, o zaman başka. Akşam başka, sabah başka. 5 ay önce başka, 5 ay sonra başka. 5 ay önce duadan bahsediyor, 5 ay sonra aynı cümlelerle beddualardan bahsediyor. Müslüman, Müslümana beddua eder mi ya? Bırak, insana bile... Çünkü biz bir rahmet peygamberinin varisleriyiz. Asla... Biz gazapla emredilmedik, rahmetle emredildik."





 


 


 


 



AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Mitingi’nde vatandaşlara seslendi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Mahsun, boynu bükük Kudüs bugün sizi izliyor. İstanbul sen Türkiye’nin umudusun İstanbul. Sen İslam coğrafyasının, Balkanlar’ın, Avrupa’nın, dünyanın umudusun İstanbul. Sen tarihin yükünü bir emanet gibi sırtında taşıyorsun. İstanbul sen Açe’deki Müslümanın, Somali’deki yoksulun, Afrika’daki mazlumun umudunu sırtında taşıyorsun. İstanbul sen heybende, kınında rahmet taşıyorsun, aşk taşıyorsun, sen Fatih’in emanetisin, sen aziz bir şehirsin, Rabbim senin izzetini artırsın İstanbul, Rabbim seni korusun" dedi.


Erdoğan, partisince Yenikapı Meydanı’nda düzenlenen İstanbul mitingindeki konuşmasında, Medine’de Hazreti Nebi’nin mübarek kabri başında gözü yaşlı müminlerin İstanbul’u izlediğini belirterek, "Telefon... Sürekli soruyorlar İstanbul nasıl? Şimdi gelirken, aynı şeye muhatap olduk, İstanbul nasıl, katılım nasıl, bunu soruyorlar. İstanbul her an sen dildesin, her an kulaktasın, her an gözlerdesin" ifadelerini kullandı.


"İzleniyorsun İstanbul ama Pensilvanya’nın izlediği gibi değil, onlar mahremleri izliyor, onlar ahlaki olmayan şeyleri izliyor ama burası güzellikleri izliyor, ama burası ülkemin aydınlık yarınlarını izliyor" diyen Erdoğan, şunları kaydetti:


"Mahsun, boynu bükük Kudüs bugün sizi izliyor. İstanbul sen Türkiye’nin umudusun İstanbul. Sen İslam coğrafyasının, Balkanlar’ın, Avrupa’nın, dünyanın umudusun İstanbul. Sen tarihin yükünü bir emanet gibi sırtında taşıyorsun. İstanbul sen Açe’deki Müslümanın, Somali’deki yoksulun, Afrika’daki mazlumun umudunu sırtında taşıyorsun. İstanbul sen heybende, kınında rahmet taşıyorsun, aşk taşıyorsun, sen Fatih’in emanetisin, sen aziz bir şehirsin, Rabbim senin izzetini artırsın İstanbul, Rabbim seni korusun." 


Başbakan Erdoğan, konuşmasını, Arif Nihat Asya’nın, "Dua" şiirinden, "Biz kısık sesleriz minareleri sen ezansız, ezansız bırakma Allah’ım. Ya çağır şurada bal yapanlarını, ya kovansız bırakma Allah’ım. Mahyasızdır minareler göğü de kehkeşansız bırakma Allah’ım. Müslümanlıkla yoğrulan yurdu, Müslümansız bırakma Allah’ım. Bize güç ver, cihad meydanını pehlivansız bırakma Allah’ım. Kahraman bekleyen yığınlarını kahramansız bırakma Allah’ım. Bilelim hasma karşı koymasını bizi cansız bırakma Allah’ım, yarının yollarında yılları da ramazansız bırakma Allah’ım. Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü ya çobansız bırakma Allah’ım. Bizi sen sevgisiz, susuz, havasız ve vatansız bırakma Allah’ım. Müslümanlıkla yoğrulan yurdu Müslümansız bırakma Allah’ım. Amin, sonsuz kere amin, amin desin hep birden yiğitler, Allahu ekber gökten şehitler. Amin, amin Allahu ekber" dizelerini okuyarak sürdürdü.


"İstanbul bugün çok başkasın"

"İstanbul bugün çok başkasın, İstanbul bugün bir kez daha tarih yazıyorsun" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:


"Bugün bir kez daha oyunları, tuzakları bozuyorsun İstanbul. Bugün bir kez daha dostun kalbine umut ve sürur, düşmanın kalbine korku salıyorsun İstanbul. Allah senden razı olsun, Rabbim kardeşliğimizi, yol arkadaşlığımızı, muhabbetimizi daim eylesin. 30 Mart seçimleri Türkiye için, milletimiz için, demokrasimiz için, İstanbul için hayırlara vesile olsun. Kardeşlerim, Sivas’tan yola çıktık, bugün Kocaeli’ye 46. şehrimize uğradık, şu anda 47. şehir İstanbul... Daha önce İstanbul’un 3 ilçesinde, Suruç’ta, en son Silivri’de kardeşlerimizle buluştuk. Silivri bir muhteşemdi o akşam. Ve enteresan Edirne’ye uğradım, Tekirdağ bizim programımızda Silivri yoktu. Dediler ki, ’Ne olur işte geçerken bir de Silivri’ye uğrayalım’. ’Peki’ dedik, 2 saat içerisinde Silivri patladı. Maşallah 20 bin kişi Silivri’de toplandı, iki saatte... Aman Yarabbim ne coşku, ne muhabbet. Buradan tekrar ben Silivri’nin o akşamki bizi ağırlamasına selamlar, sevgiler yolluyorum."


Erdoğan, Silivri’de çok emekleri olduğunu ve Kadir Topbaş’ın oraya çok emek verdiğini bildiğini anlatarak, şöyle devam etti:


"İnşallah Silivrili kardeşlerimiz de şimdi bu seçimde sandıkta gereken cevabı verecekler. Avcılar öyle, Büyükçekmece öyle, anında gittik maşallah büyük bir muhabbet var. Çatalca’ya sözümüz var Çatalca’ya uğrayamadım. Ondan dolayı mahcubum ama seçim sonrası inşallah Çatalca’ya da tebriğe gideceğiz. AK Parti olarak bu bizim girdiğimiz 8. seçim. Evet Küçükçekmece anlıyorum seni, eyvallah, Küçükçekmece’de verilen emekler zayi olmayacaktır diye inanıyorum ve çok daha güçlü bir şekilde inşallah Küçükçekmece’den yine çıkacağız. İnanın meydanlar böyle manzaraya daha önce şahit olmadı. Şehirlerimiz böyle bir coşkuya, heyecana şahit olmadı. Şu İstanbul’un hissiyatı neyse, inanın diğer 80 vilayetin hissiyatı o. Şu İstanbul’un kalbindeki neyse, fikrindeki neyse, dilindeki neyse, dua neyse, inanın bütün dost ve kardeş şehirlerin halkları da işte o şekilde."


"Millet oynanan oyunu görüyor"

Erdoğan, "Millet oynanan oyunu görüyor, millet o engin ferasetiyle, o sınırsız basiretiyle, o tertemiz kalbiyle, Türkiye üzerinde oynanan kirli oyunu, Türkiye’ye kurulan tuzağı görüyor" diye konuştu. 


İstanbul’a 1994’te büyükşehir belediye başkan adayı olduğunda kimsenin kazanacağına ihtimal vermediğini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:


"Kimden aldık belediyeyi CHP’den... Yolsuzlukların belediyesi CHP... Kılıçdaroğlu sen bu işleri anlamazsın. Seni zaten SSK’dan tanıyoruz. SSK’daki yolsuzluklarınla tanıyoruz, Rahşan affıyla kurtardın, işi yırttın. SSK hastanelerinde çektiğimiz çileleri biz biliriz. Az önce Kocaeli’nde yaşlı bir amca illa ’sahneye, sahneye, sahneye’ dedi. ’Ya getirin’ dedim. Geldi yaşlı amca, ne dedi biliyor musunuz? ’İki kere beni hastanede rehin tuttular’ dedi. Belki de şu anda bu topluluğun içerisinde SSK hastanelerinde nice rehin tutulanlar oldu. Öyle mi? Ah kardeşlerim, geldiğimde ilk verdiğim talimat neydi biliyor musunuz? Şuydu; ’bundan böyle hastanelerin kapısından kimseyi döndürmeyeceksiniz, asla rehin tutmak gibi bir şey duymayacağım’. Duyduğum zaman başhekimlere kesin ikazımdı, kesinlikle ilişkilerini keseriz. Böyle bir şey var mı artık. İstediğimiz hastaneye gidiyor muyuz? İstediğimiz eczaneden ilacımızı alıyor muyuz? Men sabera zafera... Sabrettiniz, zafere ulaştık."


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Faiz lobisi çalışıyor, mafya çalışıyor yine çökertemiyorlar. Evelallah dimdik ayaktayız. Allah’ın izniyle, milletimin dualarıyla biz dimdik ayaktayız. İnşallah daha iyi olacak" dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Biz sandıksız bir demokrasiyi asla kabul etmedik ve etmiyoruz. Sandığı küçümseyerek varılacak yer demokrasi olmaz. Sandığı küçümsemek, bu milleti küçümsemektir" dedi. 


Erdoğan, partisince Yenikapı Meydanı’nda düzenlenen İstanbul mitingindeki konuşmasında, MHP’nin, iktidarı, IMF’ye 23,5 milyar dolar borçla devrettiğini belirterek, "Biz ne yaptık. Ödedik, sıfırladık. Şu anda borç var mı? Yok. IMF bizden borç istiyor. 5 milyar dolar. ’Tamam’ dedik, veririz. Veren el, alan elden üstündür" ifadelerini kullandı. 


"Bunlar ’Milliyetçiyiz’ diyorlar ya, bunlar kafatası milliyetçisi. Bunlar öyle vatanını sevmek, milletini sevmek, burayı güçlendirmek, böyle bir şey bunlarda yok. Merkez Bankası bizim milli bankamız değil mi? Merkez Bankası’nın kasasında ne vardı biliyor musunuz? 27,5 milyar dolar" diyen Erdoğan, Merkez Bankası’nın kasasında şu anda 128 milyar dolar olduğunu söyledi.


Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ah ah... Faiz lobisi çalışıyor, mafya çalışıyor yine çökertemiyorlar. Evelallah dimdik ayaktayız. Allah’ın izniyle, milletimin dualarıyla biz dimdik ayaktayız. İnşallah daha iyi olacak. Bunlar Türkiye’yi farklı zannettiler. Onun için de yanlış yollara başvurdular. Bununla da kalmadık. Benim çiftçi kardeşime, memur, esnaf kardeşime çileler çektirdiler. Çiftçiye, Ziraat Bankası yüzde kaç faizle kredi veriyordu biliyor musunuz? 59. Biz yüzde 5. Esnafa yüzde kaç faizli kredi veriyorlardı biliyor musunuz? Halk Bankası yüzde 47. Biz yüzde 4-5... Aradaki fark benim esnafımın cebinde kalıyor, çiftçimin cebinde kalıyor. Bitmedi. İşçiyi, memuru sömürdüler. ’Zorunlu Tasarruf’ adı altında, yıllarca para kestiler. Ne kadar biliyor musunuz? 13,4 katrilyon... Başbakan oldum, önüme getirip bunu koydular. ’İşçiye, memura bu kadar borç var’ dediler. ’Bir devlet, işçisine, memuruna borçlu olamaz’ dedim. Hemen bunu ödeyeceğiz. Süratle 13,5 katrilyonu ödedik. Bununla da kalmadı,  ’Konut Edindirme Yardımı’ dediler. Bununla ilgili yine para kestiler. 3,5 katrilyon... Onu da biz ödedik. Ne oldu? 17 katrilyon... Ya MHP, ey CHP, ey DYP eskiden tabii, ta oralardan başlıyor, hepsi inim inim inlettiler, işçiyi de memuru da... Biz aksine... Bizim farkımız bu. Eğitime bakıyorsunuz farkımız bu. Sağlıkta farkımız bu. Adalette, emniyette farkımız bu. Bu ülkede ayrıcalık artık yok. Batı’da ne varsa, Doğu’da da o olacak. Kuzey’de ne varsa, Güney’de de o olacak. Yani, etnik milliyetçiliğe hayır. Bölgesel milliyetçiliğe hayır. Dinsel milliyetçiliğe hayır. Dolayısıyla ben Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, Gürcüsü, Romanı, Boşnağı, Arnavutu, aklınıza ne gelirse, ülkemdeki 77 milyonu, beni yaradan Allah yarattığı için seviyorum. Onun için ne diyoruz? Tek millet..."


"Bizim iktidarımız bir ayrımcılığın iktidarı olmayacaktır"

Başbakan Erdoğan, BDP’nin siyasi Kürtçülük yaptığını söyleyerek, "MHP’ye bakıyorsun, siyasi Türkçülük yapıyor. CHP’ye bakıyorsunuz, ’Ben kumsalların partisiyim’ diyor. Biz 780 bin kilometrekarenin partisiyiz. Farkımız bu. Kim derdi Allah aşkına Şırnak’a havaalanı yapılacak. Kim derdi Ağrı’ya, Kars’a, Iğdır’a havaalanı yapılacak. Oralar bizim vatanımız. Hepsini de yaptık mı? Yaptık. Şimdi Hakkari’yi yapıyoruz. Maalesef bu bölücü terör örgütü, bunlar müteahhit firmaları sürekli tehdit ediyor. İstedikleri kadar tehdit etsinler, orayı da yapacağız. Çünkü orada benim insanım yaşıyor. Onu da yapacağız" diye konuştu. 


Dinsel milliyetçilik de yapmadıklarını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Niye? Çünkü ülkemde kahir ekseriyeti Müslüman da olsa Müslüman olmayanlara da bizim hizmetimiz var. O bizim görevimiz. İster Hristiyan olsun, ister Musevi olsun, ister ateist olsun ayrımcılık yok. Herkese aynı hizmeti götürmeye mecburuz. Bu ayrımı yapamayız. Yani bir başbakan olarak, bir hükümet olarak bizim görev alanımız içerisinde bunların hepsi var. Asla bizim iktidarımız bir ayrımcılığın iktidarı olmayacaktır. Bunun böyle bilinmesini istiyorum. Bu anlayışla bizler bu mücadeleyi sürdürüyoruz, sürdürmeye devam edeceğiz. Parası olanın, gücü olanın, makamı, mevkisi olanın iktidar sürdüğü bir ülke olmayacak Türkiye. Bunu böyle bilmenizi istiyorum. Elinde gazetesi, televizyonu olanın, çetelerin, mafyanın, cuntanın hakimiyeti artık Türkiye’de sona ermiştir. Biz, milletin kararına rağmen Türkiye’yi sürekli olarak farklı bir şekilde ele almaya çalışanlara gereken dersi sandıkta veriyoruz. Sandıkta vermeye de devam edeceğiz. ’Söz de karar da milletindir’ dedik, yola böyle çıktık. Bunların milletle, demokrasiyle sorunu var. O yüzden sandığa ve millete sürekli itiraz ediyorlar. Epey bir zamandır bir şarkı tutturdular, ne diyorlar? ’Demokrasi sandıktan ibaret değildir’. Sevsinler sizi. Nereden ibaret? Sizin saltanatınızdan öyle mi? Paranızdan, pulunuzdan öyle mi? Doğru... Bunlar öyle alıştılar. Dünyadaki ağababaları da bunlara böyle çanak tuttu. Ama böyle değil. Biz sandıksız bir demokrasiyi asla kabul etmedik ve etmiyoruz. Sandığı küçümseyerek varılacak yer demokrasi olmaz. Sandığı küçümsemek, bu milleti küçümsemektir. Bu CHP, millete ’göbeğini kaşıyan adam’ demedi mi? Bu CHP millete, ’bidon kafalı’ demedi mi? Bunlar böyle ya... Bunlar bir elit kesimin sürekli desteğiyle bu ülkede iktidar oldular. Ya darbeyle geldiler, ya bu tür yollarla geldiler. Bu ülkede sandığa laf etmenin, sandığa rıza göstermemenin tek bir anlamı var; o da darbedir."



AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Ey CHP’ye gönül veren kardeşlerim... Ya siyaset birinci parti olmak için yapılır. Hep böyle arkadan mı geleceksiniz? Hep birinci parti olamayarak da böyle arkadan nal mı toplayacaksınız?" dedi.

Erdoğan, partisinin Yenikapı Meydanı’nda düzenlenen İstanbul mitingindeki konuşmasında, imam hatiplerin, meslek liselerinin orta kısımlarını kapatanların, üniversiteye başörtülü kızların girişini engelleyenlerin, katsayı engelini koyanların belli olduğunu belirtti. Alandakilere, "Ne oldu kalktı mı? Artık rahatlıkla yavrularımız  4+4+4 ile imam hatiplerin derslerine giriyor mu? Engel var mı? Katsayısı da kalktı mı? İstediği üniversiteye gidiyor mu? Bitmedi. Devlet dairelerinde de çalışabiliyor mu?" sorularını yöneltti. Erdoğan, alandakilerden "Evet" yanıtını aldı.


Başbakan Erdoğan, "Ey Pensilvanya daha ne istiyordun? Üniversite dedin, sana üniversite verdik. 17 tane üniversiteye sana müsaade verdik. Ne istiyordun ya? Dünyanın değişik yerlerindeki okullarını ziyaret etmemizi istediğinizde, oralara gidip ziyaret ediyor, oralardaki devlet, hükümet başkanlarına biz refere oluyorduk ya. Ne istiyordun sen bizden? Unutmayın, kişi sevdikleriyle beraber haşrolunacaktır. Pensilvanya sen Bahçeli’yle, sen Kılıçdaroğlu’yla haşrolunacaksın. Ama biz de işte biz de bu meydandakilerle haşrolunacağız. Biz vatan, millet, bayrak yolundayız, samimiyetle bunu devam ettiriyoruz" diye konuştu.


İstanbul’a büyükşehir belediye başkanı olduğu 4,5 yıl, hep aynen bugün söylenenlerin, söylendiğini dile getiren Erdoğan, "En sonunda ne oldu? Siirt’te Ziya Gökalp’e ait şiiri okudum, bu şiirden dolayı tuttular, ’Haydi Pınarhisar’ dediler. Tabii ne gelir ki elden? ’Kader bu emir’ dedik; Çünkü ’kaderin üstünde bir kader var’ dedik. Bizim elimiz silahlı değil ki. Biz hizmetkardık, İstanbul’a bunca hizmetler yaptık. Nereden çıktı bu iş? Dediler ki ’Sen, böyle böyle böyle dedin, devletin nizamını bozmaya yönelik konuşma yaptın.’ ’Nedir?’ dedim. Önüme bu şiiri çıkardılar" diyerek, alandakilerle "Minareler süngü, kubbeler miğfer/ camiler kışlamız, müminler asker" dizelerini okudu.


Erdoğan, "Toplarıyla, tanklarıyla gelseler dahi imanın bu geçilmez kalesi aşılamaz" dediklerini aktararak, "Bundan rahatsız oldular. Ne oldu? Girdik. O zaman şu andaki yandaş medya var ya, ne yazdı biliyor musunuz? ’Muhtar bile olamaz’ dediler. Muhtar bile olamaz dedikleri kişi 11 yıldır aralıksız Türkiye’de başbakan oldu. Çünkü bu milletin iradesini çalamazsınız. Biz önce halkın sonra hakkın iradesine boyun eğdik" dedi.


"Milli iradenin de çalınmasına karşı dimdik duruyoruz"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, faşizan, baskıcı 27 Mayısçı blok ile mücadelelerini sürdürdüklerini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Türkiye’nin yapısını demokrasi dışı yollarda dizayn etmek isteyenlere karşı fırsat yok. Meydanlarda kin, nefret, öfke ayrımcılık diliyle... Ama bizim kitabımızda o dil yok, kin yok, nefret yok. Gazete sayfalarında, televizyon ekranlarında milleti ve millet iradesini tahkir eden bir dille konuşuyorlar. Benim meselem, milletimin hak meselesidir, benim meselem milletimin hukuk meselesidir. Biz, hukuku çiğnemek isteyenlere karşı dik duruyoruz. Biz, yargı darbesi yapmak isteyenlere karşı dik duruyoruz. Milletin malının çalınmasına karşı 12 yıl dik durduk, milli iradenin de çalınmasına karşı dimdik duruyoruz."


"Aramızdaki fark bu"

Göreve geldiklerinde milli gelirin 230 milyar dolar olduğunu kaydeden Erdoğan, şunları söyledi:

"Yolsuzlukların olduğu bir iktidarda 230 milyar dolardan 820 milyar dolara çıkabilir misiniz? Şu anda milli gelirimiz 820 milyar dolar. 79 senede 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yaptılar. Biz 12 yılda 17 bin kilometre bölünmüş yol yaptık. Aramızdaki fark bu. Bitmedi. Bunlar, CHP’nin yavrusu DSP, yanında MHP... Bahçeli de konuşuyor hey Allahım Yarabbim. 16-17 yıldır bu partinin başında. Hiçbir şey olmaz. Fakat benim MHP’ye gönül veren kardeşlerime sesleniyorum. Ah benim güzel kardeşlerim... Siyaset birinci parti olmak için yapılır. Ey CHP’ye gönül veren kardeşlerim... Ya siyaset birinci parti olmak için yapılır. Hep böyle arkadan mı geleceksiniz? Hep birinci parti olamayarak da böyle arkadan nal mı toplayacaksınız? Yahu hale bak... Çıkıyor Bursa’da bir televizyonda konuşuyor Kılıçdaroğlu. ’Eğer yüzde 40’ın altında oy alırsam, ben de istifa edeceğim, arkadaşlarım da istifa edecek’ diyor. Yüzde 26 oy aldı. Ne oldu? Yine bırakamadı, bırakamadı. Bahçeli, zaten oraya hiç yanaşmıyor. O şimdi kendine göre bir hesap uydurmuş, ’Yüzde 51 alamazsan çekil’ diyor. Ya biz yerel seçim yapıyoruz. Kaldı ki yüzde 51, iktidar olmanın şartı değil, birinci parti iktidar olmanın şartıdır. Sen önce bunu öğren ya. Daha siyaseti öğrenemedin ya. Bunu öğrenmen lazım. Ama Allah’a hamdediyorum Kılıçdaroğlu gibi, Bahçeli gibi, diğerleri gibi muhalefet oldukça AK Parti bu ülkede daha çok iktidar olur."

Kaynak: Kaynak belirtilmedi
Editör: Adnan Çelik
  • İnsanlık ölmüş dedirten olay
  • iPhone 6 ön siparişlerini iptal etti
  • Böyle isim mi olur demeyin!
  • Galatasaray Devler Ligi’ne özel tasarlanan formasını tanıttı
  • Dehşete düşüren iddia!
  • Bugünün Gazete Manşetleri 16 Eylül Gazete Önsayfaları
  • Günün kahreden fotoğrafı!
  • Meryem Uzerli’nin partner sorunu!
  • Quaresma, Galatasaray ve Beşiktaş hakkında olay iddia!
  • İbrahim Tatlıses’i çıldırtan iddia!
YORUMLAR
Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.


Ziyaretçi - 172 gün 8 saat önce
Allah’ın sopası yok derler, işte örnek. Bu adamın bir tek kasımpaşalı karizması vardı onu da bu ses ile çizdi....devamı..
0
0%
0
Ziyaretçi - 173 gün 3 saat önce
ALLAH IM sen BAŞBAKANIMIZI başımızdan eksik etme her zaman sağlık sıhhati yerinde olsun onu vatanına milletine
5
60%
3
Ziyaretçi - 180 gün 20 saat önce
eyyyyyy başbakan allah seni başımıza 50 yıl önce getrseydidi ite köpeğe yem olmasaydık
21
80%
4
Ziyaretçi - 184 gün 19 saat önce
Allah yar ve yardımcın olsun uzun adam dualarımız seninle ............
30
80%
11
Ziyaretçi - 194 gün 18 saat önce
ayakkabi kutularinda bahset erdogan
24
40%
34
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
EN SON EKLENEN VİDEOLAR
EN SON EKLENEN FOTO GALERİLER
SON YORUMLAR