DOLAR
 
2.263
EURO
 
2.873
ALTIN
 
88.586
BIST100
 
74.632


Güncel Haberleri

Yorumlar     Haber Tarihi : 04.04.2014 07:56

Cumhurbaşkanı seçimi ne zaman? (Cumhurbaşkanını kim seçecek?)


Yüksek Seçim Kurulu, Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunun 10 Ağustos, ikinci turunu ise 24 Ağustos olarak planladığını açıkladı. YSK, Cumhurba


Cumhurbaşkanı seçimi ne zaman? (Cumhurbaşkanını kim seçecek?)

Yüksek Seçim Kurulu, Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunun 10 Ağustos, ikinci turunu ise 24 Ağustos olarak planladığını açıkladı. YSK, Cumhurbaşkanlığı seçim tarihlerini açıkladı mı? Cumhurbaşkanlığı seçimi ne zaman yapılacak? Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olabilmek için gereken nitelikler nelerdir?Türkiye Cumhurbaşkanını seçecek. YSK, Cumhurbaşkanlığı için tarih belirledi. Peki Cumhurbaşkanını kim seçecek; Meclis mi halk mı? Cumhurbaşkanı seçimi ne zaman? Cumhurbaşkanı birinci turda seçilemezse Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimi ne zaman yapılacak? Cumhurbaşkanı seçimine katılmak için adaylarda hangi şartların bulunması gerekiyor. Cumhurbaşkanı adayları kimler, Abdullah Gül yeniden Cumhurbaşkanı adayı olacak mı? Erdoğan Cumhurbaşkanı adayı mı? İşte detaylarıyla habergazete.com'da






2014 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminin;
Haberin Devamı





ilk turu 10 Ağustos,ikinci turunu ise 24 Ağustos’ta yapılacak.


Yurt dışında yaşayan vatandaşlar ilk kez Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy kullanacak. Yurt dışında 500’den fazla seçmeni olan ülkelerde yaşayan vatandaşlar, Cumhurbaşkanlığı seçimi için 31 Temmuz, 01-02-03 Ağustos tarihlerinde oy kullanacak. Yurt dışı seçmen çalışmasında oy kullanabilecek.


Yurt dışında yaşayan vatandaşlar ilk kez Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy kullanacak. Yurt dışında 500’den fazla seçmeni olan ülkelerde yaşayan vatandaşlar, Cumhurbaşkanlığı seçimi için 31 Temmuz, 01-02-03 Ağustos tarihlerinde oy kullanacak. Yurt dışı seçmen çalışmasında oy kullanabilecek ülke sayısının 60 civarında olduğu öğrenildi.

YSK, önümüzdeki dönemde 3-4 seçim olabilecekmiş gibi hazırlıklarını yapıyor. Alınan bilgiye göre, YSK seçimde kullanılacak kağıt, paravan gibi ihtiyaçlarını önümüzdeki dönemde 3-4 seçim yapabilecek şekilde tedarik ediyor.


Yüksek Seçim Kurulu (YSK),Cumhurbaşkanlığı seçim tarihini belirledi. YSK, Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turu ne zaman yapılacak, Cumhurbaşkanlığı adayları belli mi, Cumhurbaşkanlığı 2. tur seçim ne zaman yapılacak? Cumhurbaşkanlığı seçim tarihi belli oldu, 2014 Cumhurbaşkanlığı seçim tarihi belli oldu.Yüksek Seçim Kurulu (YSK),Cumhurbaşkanlığı seçim tarihini belirledi. YSK, Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunun 10 Ağustos, ikinci turunu ise 24 Ağustos olarak planladı. Cumhurbaşkanlığı seçim tarihi belli oldu.Yüksek Seçim Kurulu (YSK),Cumhurbaşkanlığı seçim tarihini belirledi. YSK,

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunun 10 Ağustos, ikinci turunu ise 24 Ağustos olarak planladı.
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili çalışma komisyonları oluşturdu. YSK, Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunun 10 Ağustos, ikinci turunu ise 24 Ağustos olarak planladı.


Yurt dışında yaşayan vatandaşlar ilk kez Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy kullanacak. Yurt dışında 500'den fazla seçmeni olan ülkelerde yaşayan vatandaşlar, Cumhurbaşkanlığı seçimi için 31 Temmuz, 01-02-03 Ağustos tarihlerinde oy kullanacak. Yurt dışı seçmen çalışmasında oy kullanabilecek ülke sayısının 60 civarında olduğu öğrenildi.

1923'te Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana 10 farklı Türk vatandaşını cumhurbaşkanlığı makamına getiren 18 cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı. Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü dört defa, Celâl Bayar üç defa, Cemal Gürsel, Cevdet Sunay, Fahri Korutürk, Turgut Özal, Süleyman Demirel, Ahmet Necdet Sezer ve Abdullah Gül bir defa cumhurbaşkanlığına seçildiler. Kenan Evren ise seçilmeden cumhurbaşkanı oldu.

Cumhurbaşkanları 2007'de anayasada yapılan değişikliğe kadar meclis tarafından bir defa yedi yıllığına seçilmekteydi, bundan sonra halk tarafından en fazla iki defa beş yıllığına (5+5) seçilecektir.





Cumhurbaşkanlığı

I. Cumhurbaşkanının Seçimi

A. Cumhurbaşkanı Seçilme Yeterliliği

Cumhurbaşkanı seçilme yeterliliği Anayasamızın 101'inci maddesinde düzenlenmiştir. 101'inci maddeye göre,


"Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kırk yaşını doldurmuş ve yükseköğrenim yapmış kendi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından... seçilir".

Buna göre, Cumhurbaşkanı seçilme yeterliliğinin şartları şunlardır:

1. Türk Vatandaşlığı


Cumhurbaşkanı olmak için gereken bir şart Türk vatandaşlığına sahip olmaktır. Milletvekili seçilme yeterliliğine ilişkin olarak vatandaşlık şartı hakkında yaptığımız açıklamalar burada da tekrarlanabilir. Çifte vatandaşlık, kanımızca Cumhurbaşkanı seçilmeye engel değildir. Keza, kanımızca, vatandaşlığın sonradan kaybı da Cumhurbaşkanı sıfatının düşmesi sonucunu doğurmaz. Bu konudaki tartışmalar için yukarıda milletvekili seçilme yeterliliğine ilişkin yaptığımız tartışmalara bakılabilir.

2. Kırk Yaşını Doldurmuş Olmak


Bu Cumhurbaşkanının "olgunluğunu" sağlamaya yönelik bir şarttır. Anayasa kırk yaşını "doldurmuş" olmayı aradığına göre, bu yaşa girmek yetmez, bu yaşı bitirip 41 yaşından gün almış olmak gerekir.

3. Yüksek Öğrenim Şartı

Anayasamıza göre Cumhurbaşkanı seçilebilmek için "yükseköğrenim yapmış" olmak gerekir. Buna göre, ilkokul, ortaokul ve lise mezunları Cumhurbaşkanı olamazlar. Acaba iki yıllık meslek yüksek okulu mezunları, yahut bir dört yıllık bir fakültenin ilk iki yılını tamamlayıp ön lisans diploması alıp ayrılanlar "yükseköğrenim yapmış" olarak kabul edilip Cumhurbaşkanı adayı olabilirler mi? Kanımızca, "yüksek öğrenim"den ne anlaşılacağını 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa göre belirlemek gerekir. Yükseköğretim Kanunu, yüksek öğretimi ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora aşamalarına ayırarak düzenlemiştir. Buna göre, iki yıllık bir programı bitirip ön lisans diploması alanları da yüksek öğrenim yapmış olarak kabul etmek gerekir. Anayasa sadece yüksek öğrenimden bahsetmekte, lisans öğreniminden bahsetmemektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı harp okulları, akademileri, emniyet teşkilâtına bağlı polis akademisi mezunlarını da "yüksek öğrenim yapmış" kişi olarak kabul etmek gerekir. Çünkü bu kurumlar da Anayasanın 132'nci maddesine göre, bir "yükseköğretim kurumu"dur.

1924 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu böyle bir öğrenim şartı aramıyordu. Bu şart ilk defa 1961 Anayasası tarafından konulmuştur. Bu şartın konulmasındaki asıl neden, 1950-60 döneminde Cumhurbaşkanlığı yapan ve yüksek öğrenim görmemiş olan Celal Bayar'a duyulan tepkidir. Gerçekten de, Temsilciler Meclisi görüşmelerinde, yüksek öğretim şartının konulması yolunda önergeyi veren Ahmet Karamüftüoğlu,

"devletin reisi nasıl olur da tahsilsiz olabilir? Bunun acısını az mı çektik?... Türk devletini temsil edecek adamda tahsil ve kültür seviyesinin aranması en masum ve haklı bir tekliftir"diyerek önergesini savunmuştur.

Kanımızca, Cumhurbaşkanı seçilme yeterliliği için böyle bir öğrenim şartının aranması makul bir şart olarak kabul edilemez. Bu şart, seçilme hakkının demokrasiyle bağdaşmaz aşırı bir sınırlandırılması niteliğindedir. İlkokul, ortaokul ve lise mezunlarının Cumhurbaşkanlığı görevini yapamayacakları, üniversite mezunlarının bu görevi daha iyi yapabilecekleri iddiası, ispatı mümkün bir iddia değildir. Bilindiği gibi, ülkemizde, Başbakanın ve bakanların üniversite mezunu olması şart değildir. Ülkeyi yönetme yeteneği ile öğrenim arasında bir ilgi gerçekten varsa, bu öğrenim şartını, sadece Cumhurbaşkanı için değil, başbakan, bakanlar ve milletvekilleri için de aramak gerekir. Keza, eğer öğrenim ile devlet yöneticiliği arasında doğru bir orantı varsa, Cumhurbaşkanı ve başbakan, bakan adaylarından lisans diploması değil, yüksek lisans ve doktora diploması da istenmelidir.

Her halükârda bu düşünceler anti-demokratik düşüncelerden esinlenmektedir. Günümüzde Türkiye'de üniversite mezunlarının sayısı yinede nispeten artmıştır. Ancak 1960'lı yıllarda ülkemizde nüfusun çok az bir kısmının üniversite mezunu olduğu göz önünde bulundurulursa, bu şartın ne kadar sakıncalı olduğu ortaya çıkar.

4. Milletvekili Olmak veya Milletvekili Seçilme Yeterliliğine Sahip Olmak

Anayasamızın 101'inci maddesine göre, Cumhurbaşkanı seçilebilmek için milletvekili veya milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olmak gerekir. Genellikle bir yasama döneminde kimin milletvekili olduğu tartışmasız olarak bellidir. Bu nedenle bunun üzerinde durmaya gerek yoktur. Milletvekili seçilme yeterliliğinin şartlarını ise yukarıda milletvekillerini incelediğimiz bölümde gördük. Bu nedenle burada aynı şartları bir kez daha tekrarlamıyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi olmayan ama milletvekili seçilme yeterliliğine sahip birinin Cumhurbaşkanlığına aday gösterilebilmesi "Meclis üye tamsayısının en az beşte birinin yazılı önerisiyle mümkündür" (m.101/2).

5. Daha Önce Cumhurbaşkanlığı Yapmamış Olmak

Anayasanın 101'inci maddesinin son fıkrasına göre, "bir kimse, iki defa Cumhurbaşkanı seçilemez". Bundan şu sonuç çıkmaktadır ki, bir defa Cumhurbaşkanı olan bir kimse, bir daha Cumhurbaşkanı seçilme yeterliliğini kaybetmektedir. Bu mutlak bir yasaktır. Araya zaman girse de Cumhurbaşkanı tekrar Cumhurbaşkanı olarak seçilemez. Diğer bir ifadeyle burada "arka arkaya iki defa seçilme yasağı" yok, iki kere seçilme yasağı vardır.

B. Seçme Yetkisi

Anayasamızın 101'inci maddesine göre Cumhurbaşkanı seçme yetkisi münhasıran Türkiye Büyük Millet Meclisine aittir. Cumhurbaşkanını seçme yetkisinin kime olacağı sorunu basit usûlî bir sorun değildir. Bu doğrudan hükûmet sistemi ile alâkalıdır. Cumhurbaşkanının Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından değil de, halk tarafından seçilmesi, doğrudan parlâmenter sistemin terk edilmesi sonucunu doğurur.

C. Seçim Usûlü I. Cumhurbaşkanı

A. Nitelikleri ve tarafsızlığı


MADDE 101- (Değişik: 21/10/2007-5678/4 md.)

Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından, halk tarafından seçilir.

Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.

Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri içinden veya Meclis dışından aday gösterilebilmesi yirmi milletvekilinin yazılı teklifi ile mümkündür. Ayrıca, en son yapılan milletvekili genel seçimlerinde geçerli oylar toplamı birlikte hesaplandığında yüzde onu geçen siyasî partiler ortak aday gösterebilir.
Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer.

B. Seçimi

MADDE 102- (Değişik: 21/10/2007-5678/5 md.)

Cumhurbaşkanı seçimi, Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından önceki altmış gün içinde; makamın herhangi bir sebeple boşalması halinde ise boşalmayı takip eden altmış gün içinde tamamlanır.

Genel oyla yapılacak seçimde, geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. İlk oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü ikinci oylama yapılır. Bu oylamaya, ilk oylamada en çok oy almış bulunan iki aday katılır ve geçerli oyların çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur.

İkinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaylardan birinin ölümü veya seçilme yeterliğini kaybetmesi halinde; ikinci oylama, boşalan adaylığın birinci oylamadaki sıraya göre ikame edilmesi suretiyle yapılır. İkinci oylamaya tek adayın kalması halinde, bu oylama referandum şeklinde yapılır. Aday, geçerli oyların çoğunluğunu aldığı takdirde Cumhurbaşkanı seçilmiş olur.

Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam eder.
Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin usûl ve esaslar kanunla düzenlenir.

A. Göreve Başlama

Cumhurbaşkanının göreve başlamasını görmeden önce görev süresi dolan eski Cumhurbaşkanının durumuna bir göz atmak uygun olur.

1. Görev Süresi Dolan Cumhurbaşkanının Durumu


Anayasamız eski Cumhurbaşkanının görev süresi daha dolmadan, yeni Cumhurbaşkanının seçilmesini mümkün kılan süre ve usûlleri öngörmüştür. Pratikte de, daha eski Cumhurbaşkanının süresi dolmadan yeni Cumhurbaşkanı seçilmektedir. Ancak, yeni Cumhurbaşkanının seçiminin uzaması ve dördüncü turda da yeni Cumhurbaşkanı seçilememesi nedeniyle Meclisin seçimlerinin yenilenmesi ihtimali vardır. Bu durumlarda, normal görev süresi biten eski Cumhurbaşkanı görevde kalır mı? Yoksa yerine vekili, yani Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanı mı bakar? Anayasamızın 102'nci maddesinin son fıkrası bu soruya açıkça şu cevabı vermiştir: "Seçilen yeni Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam eder". Oysa 1961 Anayasası döneminde Cumhurbaşkanının görev süresi bitince, yerine Cumhuriyet Senatosu başkanı vekalet ederdi.

2. Göreve Başlayıncaya Kadar Cumhurbaşkanı Seçilen Kişinin Statüsü


Anayasamız Cumhurbaşkanının tarafsızlığını sağlamak amacıyla, "Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer" demektedir (m.101/son). Bu fıkra ne zaman hüküm doğurur? Cumhurbaşkanı seçimi, görevdeki Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından birkaç hafta önce sonuçlanabilir.

Bu durumda, Cumhurbaşkanı seçilen kişinin hangi tarihte partisiyle ilişiğinin kesileceği ve milletvekilliğinin düşeceği tartışması ortaya çıkabilir. Anayasamızda bu konuda açıklık yoktur. Ancak, Cumhurbaşkanı seçilen kişinin henüz göreve başlamadığına göre, onun tarafsızlığını sağlamaya yönelik bu fıkranın derhal hüküm doğurmaması gerekir. Kanımızca, Cumhurbaşkanı seçilen kişinin partisi ile ilişiği Cumhurbaşkanlığı görevine başladığı tarihte kesilir. Keza milletvekilliği sıfatı da Cumhurbaşkanlığı görevine başladığı tarihte sona erer. Milletvekilliği sıfatının daha önce sona erdiği kabul edilirse ortada izahı güç bir boşluk ortaya çıkacaktır. Cumhurbaşkanı seçilen kişi, göreve başlayıncaya kadar geçecek birkaç haftada milletvekilliği statüsünden mahrum kalacaktır. Bu malî, hukukî ve cezaî bakımdan farklı sonuçlar doğurur. Örneğin bu dönemde Cumhurbaşkanı seçilen kişinin yasama dokunulmazlığı olmayacak mıdır? Bunun herhangi bir makul nedeni yoktur.

Ancak uygulama ters yönde olmuştur. Kenan Evren'in görev süresinin sona ermesinden otuz gün önce başlayan seçimin üçüncü turunun yapıldığı 31 Ekim 1989 günü İstanbul Milletvekili Turgut Özal Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Turgut Özal'ın aynı gün milletvekilliği sona ermiştir. Oysa Özal, Cumhurbaşkanlığı görevine Evren'in görev süresinin tamamlandığı 9 Kasım 1989 günü başlamıştır.

3. Andiçme


Anayasamızın 103'üncü maddesine göre, Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde aşağıdaki şekilde andiçer:

"Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine andiçerim."

Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 122'nci maddesine göre, yeni Cumhurbaşkanının andiçme töreni Eski Cumhurbaşkanının görev süresinin dolduğu gün yapılır.

Yine aynı maddeye göre, Cumhurbaşkanlığı, Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından başka bir sebeple boşalmışsa, andiçme töreni, seçimden hemen sonraki oturumda yapılır.

Cumhurbaşkanının Genel Kurula nasıl alınacağı ve hitabet kürsüsünde nasıl andiçeceğine ilişkin usûl İçtüzüğün 122'nci maddesinde ayrıntılarıyla düzenlemiştir.

4. Göreve Başlama Anı (Görev Süresinin Başlangıç Anı )

Yeni seçilen Cumhurbaşkanı Cumhurbaşkanlığı sıfatını hangi anda kazanır? Yani hangi anda göreve başlamış sayılır? Diğer bir ifadeyle yedi yıllık sürenin başlangıç anı nedir? Yukarıda da belirtildiği gibi, Cumhurbaşkanı seçilen kişi seçilir seçilmez bu göreve başlamaz. Zira eski Cumhurbaşkanının görev süresi daha dolmamıştır.

Yeni Cumhurbaşkanının seçilmiş olduğu bir durumda, eski Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasıyla, yeni Cumhurbaşkanı otomatik olarak Cumhurbaşkanlığı sıfatını kazanmış olur mu? Yoksa Cumhurbaşkanlığı sıfatı yemin ile mi kazanılır?

Yukarıda da belirtildiği gibi, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü andiçme gününü eski Cumhurbaşkanının görev süresinin dolduğu gün olarak tespit etmektedir. Bu bakımdan genelde bir uyuşmazlık olmaz. Ancak çeşitli nedenlerle (hastalık vs.), yeni Cumhurbaşkanı andiçmeye gelememiş olabilir. Bu durumda Cumhurbaşkanlığı sıfatını kazanmış mıdır?

Bu soruya olumsuz yanıt vermek gerekir. Zira Anayasamızın 103'üncü maddesinin yazılış tarzı (Cumhurbaşkanı görevine başlarken...), andiçmenin göreve başlamanın bir şartı olduğu izlenimini vermektedir. Bu nedenle, Cumhurbaşkanının göreve başlama anı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda andiçmenin bittiği anı kabul etmek gerekir. Eski Cumhurbaşkanının Cumhurbaşkanlığı sıfatı da bu an sona erer.

B. Cumhurbaşkanlığı Görevinin Sona Ermesi Halleri


Şimdi Cumhurbaşkanlığı görevini sona erdiren halleri görelim.

1. Sürenin Dolması

Cumhurbaşkanlığı görevini sona erdiren normal hal Cumhurbaşkanlığı süresinin dolmasıdır.

Yukarıdaki açıklamalarımızdan da anlaşılacağı üzere eski Cumhurbaşkanı yeni Cumhurbaşkanı seçilen kişinin Türkiye Büyük Millet Meclisi huzurunda andiçmeyi bitirdiği ana kadar görevde kalır.

Ancak Cumhurbaşkanının normal görev süresi olan yedi yılın ne zaman biteceğininin de hesaplanması gerekir. Çünkü Anayasaya göre yeni Cumhurbaşkanı seçimlerine bu sürenin dolmasından otuz gün önce başlanır. Keza Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 122'nci maddesine göre, yeni Cumhurbaşkanının andiçme töreni eski Cumhurbaşkanının görev süresinin dolduğu gün yapılır. O nedenle eski Cumhurbaşkanının görev süresinin dolduğu günü tespit etmek gerekir.

Yedi yıllık sürenin hesaplanmasında, idare hukukundaki süre hesaplama kurallarından hareket edebiliriz. Süre "yıl" olarak tespit edildiğine göre, yedi yıllık süre, andiçmenin yapıldığı yıldan sonraki yedinci yılda, andiçmenin yapıldığı güne rastlayacak gün saat 24.00'de sona erer. Örneğin, dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel 16 Mayıs 1993 günü andiçip göreve başladığına göre, görev süresi 16 Mayıs 2000 günü saat 24.00'da sona erer.

2. Çekilme (İstifa)

Anayasanın 106'ncı maddesinde Cumhurbaşkanının "çekilme" hali öngörülmüştür. Yani, Cumhurbaşkanı da, kişiliğine bağlı bir hak olan, "istifa etme" hakkını kullanabilir. Anayasanın 106'ncı maddesi "çekilme"yi bir "Cumhurbaşkanlığı makamının boşalması sebebi" saymıştır. Anayasanın 102'nci maddesi de, "Cumhurbaşkanlığı makamının boşalmasından on gün sonra, Cumhurbaşkanlığı seçimine başlanacağını" öngörmüştür. Keza, 106'ncı madde, bu durumda yeni Cumhurbaşkanı seçilinceye kadar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının Cumhurbaşkanlığına vekalet edeceğini ve Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanacağını öngörmüştür.

3. Ölüm

Anayasanın 106'ncı maddesinde Cumhurbaşkanının "ölüm" hali öngörülmüştür. Cumhurbaşkanının ölmesi, bir "Cumhurbaşkanlığı makamının boşalması sebebi"dir. Anayasanın 102'nci maddesi de, "Cumhurbaşkanlığı makamının boşalmasından on gün sonra, Cumhurbaşkanlığı seçimine başlanacağını" öngörmüştür. Keza, 106'ncı madde, bu durumda yeni Cumhurbaşkanı seçilinceye kadar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının Cumhurbaşkanlığına vekalet edeceğini ve Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanacağını öngörmüştür.

4. "Başka Bir Sebeple" Cumhurbaşkanlığı Makamının Boşalması

Bu "başka bir sebep", Cumhurbaşkanının, Cumhurbaşkanlığı görevini ifa etmesini sürekli olarak engelleyecek herhangi bir neden olabilir. Örneğin Cumhurbaşkanının iyileşmesi mümkün olmayan akıl hastalığına düşmesi ya da iyileşmesi mümkün olmayan ve Cumhurbaşkanının vazifesini yapmaya engel teşkil eden bir hastalığa yakalanması örnek gösterilebilir.

Uygulamada Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel , 1966 yılının başlarında komaya girmiştir. Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve Ankara Hastanesi hekimlerinden oluşan ve kendisine "Müşterek Sağlık Kurulu" ismi verilen bir Kurul, Cemal Gürsel'in 47 günden beri komada bulunduğunu ve o günkü tıp olanaklarına göre komadan çıkmasının mümkün olmadığına ve keza devlet başkanlığı görevini ifa etmesinin tıbben mümkün olmadığına dair bir rapor düzenlemiştir. Bu rapor, Başbakanlık tezkeresiyle Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuştur. Bu tezkere ve tezkereye bağlı olan rapor, 28 Mart 1966 tarihinde Meclis başkanı tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisinde okutturulmuştur. Bu durumda, Cumhurbaşkanlığı makamının "başka bir sebep" ile boşaldığı varsayılarak Cevdet Sunay aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Cumhurbaşkanı seçilmiştir.

Cumhurbaşkanının şahsı bir anayasal makamdır. Böylesine önemli bir kişinin hastalığı sebebiyle Cumhurbaşkanlığı makamının boşaldığına karar verilmesi haliyle çok önemli bir konudur ve kötüye kullanılmaya müsaittir. Bu nedenle, böyle bir durumda hangi usûlün izleneceğinin Anayasa tarafından belirtilmesi yerinde olurdu. Örneğin Cemal Gürsel'in Cumhurbaşkanı görevinin sona ermesine yol açan rapor, kuruluş tarzı bakımından hiçbir anayasal ve yasal dayanağı olmayan bir kurul tarafından düzenlenmiştir. Bu raporun Başbakanlık tezkeresiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına gönderilmesi Meclis Başkanının da bunu okutturması, eski Cumhurbaşkanının görevinin sona ermesi sonucunu doğurmuştur.

Sağlık nedeniyle görevini sürekli olarak ifa edememe durumunda Cumhurbaşkanlığı makamının boşalması usûlü Anayasada düzenlenmediğine göre kanunla düzenlenmelidir. Bu konuda yetkili sağlık kurulu olarak Adlî Tıp Kurumuna görev verilebilir. Adlî Tıp Kurumunun raporundan sonra, Cumhurbaşkanlığı makamının boşaldığına Anayasa Mahkemesi karar verebilir. Keza Adlî Tıp Kurumu raporundan sonra Cumhurbaşkanlığı makamının boşaldığına karar verme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisine de verilebilir. Bu konuda bir içtüzük değişikliği yapmak uygun olabilir. Her halükârda, bir sağlık kurulu raporuyla yetinilmemesi ve bir anayasal organın karar vermesi uygun olur.

5. Vatana İhanet ile Suçlandırılma

Cumhurbaşkanlığı görevini sona erdiren nedenlerden biri de, vatana ihanet ile suçlandırılma olabilir. Anayasamızın 105'inci maddesinin son fıkrası "Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla suçlandırılır" demektedir. Bu durumda Cumhurbaşkanını yargılayacak makam, Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesidir (Anayasa, m.148/3). Ancak "vatana ihanetten dolayı suçlandırma"nın, yani Yüce Divana sevk kararının, keza, Yüce Divanda Cumhurbaşkanının yargılanmasının ve mahkûm olmasının, Cumhurbaşkanlığı görevini sona erdirip erdirmediği konusunda Anayasada bir hüküm yoktur. Ancak genelde, Meclis tarafından Yüce Divana sevk edilen Cumhurbaşkanının Cumhurbaşkanlığından düşmüş sayılacağı kabul edilmektedir. Burada genellikle, Cumhurbaşkanının Yüce Divana sevki ile bakanların Yüce Divana sevki arasında benzerlik kurularak sonuç çıkarılmakta ve denmektedir ki, meclis soruşturması sonucunda Yüce Divana sevk edilen bakan, nasıl bakanlıktan düşmüş sayılıyorsa (m.113/3), Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından vatana ihanetten dolayı suçlandırılıp Yüce Divana sevk edilen Cumhurbaşkanının da Cumhurbaşkanlığından düştüğü kabul edilmelidir.

Kanımızca, burada açıkça "kıyas" yapılmaktadır. Kamu hukukunda kıyas çoğunlukla geçerli değildir. Kamu hukuku yetkileri, verilmiş yetkiler olduğuna göre, bunlar mahiyeti gereği istisnaî yetkilerdir. Böyle yetkiler, kıyas yoluyla genişletilemez. Vatana ihanetten suçlandırılan bir Cumhurbaşkanının Yüce Divana sevk edilmesi durumunda, Cumhurbaşkanının görevinin sona erdiği fikri makul ve mantıklı bir fikirdir. Ancak, bir fikrin "makul ve mantıklı" olmasından bir hukuk kuralı çıkarılamaz. Zira, pozitivist hukuk anlayışında, hukuk kuralları beşerî iradeden kaynaklanır, bir şeyin kendi "rasyonalite"sinden değil. Böyle bir sonucu kabul etmek için, tabiî hukuk anlayışına veya post-pozitivist bir anlayışa sahip olmak gerekir. Sonuç olarak, kanımızca, vatana ihanet suçlandırmasıyla Yüce Divana sevk edilen bir Cumhurbaşkanının Cumhurbaşkanlığının sona erip ermediği konusunda Türk hukuk düzeninde bir norm yoktur.

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ NE ZAMAN?


Türkiye yerel seçimleri bitirdi şimdi Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kilitlendi. YSK Köşk yarışı için tarihi açıkladı. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turu 10 Ağustos'ta yapılacak.

Birinci turda Cumhurbaşkanı seçilemezse Türkiye bir kez daha sandık başına gidecek ve ikinci turda oy verecek. Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimi 24 Ağustos'ta yapılacak.

YSK, Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili komisyon oluşturdu. Seçimle ilgili düzenlemeleri yapıyor.

YURT DIŞINDA YAŞAYANLAR İÇİN CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİM TARİHİ

Yurt dışında 500'den fazla seçmeni olan ülkelerde yaşayan vatandaşlar, Cumhurbaşkanlığı seçimi için 31 Temmuz, 01-02-03 Ağustos tarihlerinde oy kullanacak. Yurt dışı seçmen çalışmasında oy kullanabilecek ülke sayısının 60 civarında olduğu öğrenildi.

CUMHURBAŞKANINI KİM SEÇECEK?


Referandumda yapılan değişiklikle ilk kez Cumhurbaşkanını Meclis değil halk seçecek. Cumhurbaşkanı 5 yıl görev yapacak ve ikinci kez seçilme hakkına sahip olacak.

CUMHURBAŞKANI KİMLER OLABİLİR?

Cumhurbaşkanı seçilme yeterliliği Anayasamızın 101'inci maddesinde düzenlenmiştir. Ancak bu maddedeki TBMM kısmı referandumla değişti. Haliyle artık seçimi TBMM değil halk yapacak.

CUMHURBAŞKANI SEÇİM KANUNU (REFERANDUM SONRASI YENİSİ)


MADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı; Cumhurbaşkanı seçimine, Cumhurbaşkanı adaylarında aranacak niteliklere, seçim öncesi, seçim günü ve seçim sonrası yapılması gereken işlemlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Seçimde uygulanacak genel ilkeler

MADDE 2 – (1)
Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilir.

(2) Seçim genel, eşit ve gizli oyla, bütün yurtta aynı günde, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının oy kullanmaları, 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde sağlanır.

(3) Seçmen, oyunu tam bir serbestlikle kendisi kullanır.

(4) Oyların sayımı, dökümü ve tutanaklara bağlanması açık olarak yapılır.

(5) Bu Kanunda özel hüküm bulunmayan hâllerde 298 sayılı Kanun, 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu, 10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, 18/1/1984 tarihli ve 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun, 23/5/1987 tarihli ve 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun ile bunların ek ve değişikliklerinin bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır.

(6) Yüksek Seçim Kurulu, Cumhurbaşkanı seçimlerinin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapmak ve yaptırmak amacıyla, gerekli ilke kararları almaya, beşinci fıkrada sayılan kanunlar ile bu Kanunda seçimle ilgili olarak yer alan bütün süreleri gerektiğinde kısaltarak tespit ve ilâna yetkilidir.

Seçim dönemi, seçim döneminin başlangıcı ve seçimlerin tamamlanması

MADDE 3 – (1) Cumhurbaşkanı seçimleri beş yılda bir yapılır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.

(2) Cumhurbaşkanı seçimi, Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından önceki altmış gün içinde; makamın herhangi bir şekilde boşalması hâlinde ise boşalmayı takip eden altmış gün içinde tamamlanır. Cumhurbaşkanı seçim dönemi, Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından önceki altmışıncı gün, makamın herhangi bir şekilde boşalması hâlinde ise boşalmayı takip eden gün başlar.

(3) İkinci fıkrada öngörülen süreler içinde seçimin tamamlanması amacıyla, Yüksek Seçim Kurulu tarafından, seçim takvimi resen belirlenir ve ilân edilir.

Seçim sistemi ve uygulanması

MADDE 4 – (1) Genel oyla yapılacak seçimde, geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. İlk oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü ikinci oylama yapılır. Bu oylamaya, ilk oylamada en çok oy almış bulunan iki aday katılır ve geçerli oyların çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur.

(2) İkinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaylardan birinin ölümü veya seçilme yeterliğini kaybetmesi hâlinde, ikinci oylama, boşalan adaylığın birinci oylamadaki sıraya göre ikame edilmesi suretiyle yapılır. Bunların dışındaki sebeplerle boşalma olması hâlinde ikame yoluna gidilemez.

(3) Oylamalara tek adayla gidilmesi hâlinde, oylama referandum şeklinde yapılır. Aday geçerli oyların çoğunluğunu alması hâlinde Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. Oylamada, adayın geçerli oyların çoğunluğunu alamaması hâlinde seçim yenilenir.

(4) Yeni seçilen Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam eder. Cumhurbaşkanlığı makamının ölüm, çekilme veya başka bir sebeple boşalması hâlinde, yenisi seçilinceye kadar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cumhurbaşkanlığına vekillik eder ve Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanır.

(5) Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer.

Seçimin geri bırakılması

MADDE 5 – (1) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkân görülmediğine dair karar verilmesi hâlinde, Cumhurbaşkanı seçimi bir yıl geriye bırakılır.

(2) Geri bırakma sebebi ortadan kalkmamışsa, erteleme kararındaki usule göre bu işlem tekrarlanabilir.

Seçilme yeterliği

MADDE 6 – (1)
Kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip her Türk vatandaşı Cumhurbaşkanı seçilebilir.

İKİNCİ BÖLÜM

Seçim Öncesi İşleri

Aday gösterilme


MADDE 7 – (1) Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri içinden veya Meclis dışından aday gösterilebilmesi en az yirmi milletvekilinin yazılı teklifiyle mümkündür. Her bir milletvekili ancak bir aday için teklifte bulunabilir.

(2) En son yapılan milletvekili genel seçimlerinde, aldıkları geçerli oylar toplamı birlikte hesaplandığında, yüzde onu geçen siyasi partiler ortak aday gösterebilir. Her bir siyasi parti ancak bir aday için teklifte bulunabilir.

(3) Aday gösterilmek kişinin yazılı muvafakatine bağlıdır.

(4) Yüksek Seçim Kurulu tarafından ilân edilen süre içinde, adayların isimleri, muvafakat belgeleri ve gerekli diğer belgelerle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına veya Yüksek Seçim Kuruluna başvurularak aday gösterilmiş olur. Başvurunun Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına yapılması hâlinde, tüm bilgi ve belgeler, başvuru süresinin bitiminden itibaren yirmidört saat içinde Yüksek Seçim Kuruluna iletilir.

(5) Aday gösterme süresinin sona erdiği tarihten itibaren hiçbir şekilde yeni aday gösterilemez.

Adaylarla ilgili bilgi ve belgelerde eksiklik


MADDE 8 – (1)
Adaylarla ilgili bilgi ve belgelerde eksiklik tespit edilmesi hâlinde, Yüksek Seçim Kurulunca, eksikliklerin giderilmesi için beş günlük süre verilir.

(2) Eksikliklerin, verilen süre içinde aday tarafından giderilmemesi hâlinde, aday kendiliğinden adaylıktan çekilmiş sayılır.

Adaylığın incelenmesi ve geçici aday listesi

MADDE 9 – (1) Yüksek Seçim Kurulu, adaylar hakkında yaptığı inceleme sonucunda seçilme yeterliğini ve aday gösterilme şartlarını taşıyanları gösteren geçici aday listesini belirler. Geçici aday listesi ve itiraz süresi Resmî Gazetede yayımlanır.

İtiraz ve kesin aday listesi

MADDE 10 – (1) Resmî Gazetede yapılan ilândan itibaren iki gün içinde, geçici aday listesine veya bu listeye alınmamaya ilişkin karara karşı Yüksek Seçim Kuruluna itiraz edilebilir.

(2) Yüksek Seçim Kurulu itirazları üç gün içinde kesin karara bağlar ve kesin aday listesini Resmî Gazetede yayımlar.

Adayların görevden ayrılması ve göreve dönmesi

MADDE 11 – (1) Cumhurbaşkanı adayı gösterilen hâkimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yüksek öğretim kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeleri, kamu kurumu ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, belediye başkanları ve subaylar ile astsubaylar, siyasi partilerin il ve ilçe yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile belediye meclisi üyeleri, il genel meclisi üyeleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar, kamu bankaları ile üst birliklerin ve bunların üst kuruluşlarının ve katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görev alanlar, aday listesinin kesinleştiği tarih itibarıyla görevlerinden ayrılmış sayılır. Bu durum Yüksek Seçim Kurulunca aday gösterilenin bağlı bulunduğu bakanlığa veya kuruma derhal bildirilir.

(2) Yüksek mahkeme üyeleri, hâkimler, savcılar ve bu meslekten sayılanlar ile subay ve astsubaylar hariç olmak üzere, Cumhurbaşkanı adayı gösterilen Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri, adaylığı veya seçimi kaybetmeleri hâlinde, Yüksek Seçim Kurulunca Cumhurbaşkanının seçildiğinin ilân edilmesini takip eden bir ay içinde müracaat etmeleri kaydıyla eski görevlerine veya kazanılmış hak aylık derecelerindeki başka bir göreve dönebilirler.

Adaylıkta eksilme


MADDE 12 – (1) Birinci oylamada, kesin aday listesinin Resmî Gazetede yayımından itibaren, oy verme günü saat 17.00’ye kadar listede meydana gelecek eksilmeler, değişikliği gerektirmez.

Propaganda

MADDE 13 – (1)
Propaganda dönemi, aday listesinin kesinleştiği gün başlar ve oylamaların yapılacağı günden önceki gün saat 18.00’de sona erer.

(2) Propaganda döneminde, Türkiye Radyo ve Televizyonlarında yapılacak propaganda yayınlarının tam bir tarafsızlık ve eşitlik içinde yapılması, Yüksek Seçim Kurulu ile Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu tarafından sağlanır.

(3) Adayların, özel radyo ve televizyonlardaki propaganda konuşmalarında, süre ile ilgili sınırlamalar dışında, 298 sayılı Kanunun ilgili hükümleri uygulanır.

(4) Propaganda döneminde Başbakan, bakanlar ve milletvekilleriyle ilgili yasaklara ilişkin hükümler dâhil olmak üzere propagandaya dair diğer hususlarda 298 sayılı Kanun hükümleri kıyasen uygulanır.

Adaylara yardım

MADDE 14 – (1) Adaylar, yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan, tüzel kişilerden ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek kişilerden bağış ve yardım alamazlar.

(2) Adaylar, Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenecek adaylık başvurusu süresi içinde mal bildiriminde bulunmak zorundadır. Seçilen adayın mal bildirimi, seçim sonuçlarının kesinleşmesini müteakip Resmî Gazetede yayımlanır.

(3) Her bir kişinin adaylara yapabileceği nakdî yardım miktarı, her bir tur için en yüksek Devlet memuruna mali haklar kapsamında fiilen yapılmakta olan her türlü ödemelerin bir aylık brüt tutarını geçemez. Alınan bağış ve yardımlar veraset ve intikal vergisinden müstesnadır. Adaylar ödünç niteliğinde para kabul edemez.

(4) Seçimlerde şeffaflığın sağlanması amacıyla, Yüksek Seçim Kurulunca belirlenecek tutarın üzerindeki nakdî yardımlar adayların “Seçim Hesabı” olarak kendileri adına açtıracakları bir banka hesabına yatırılır. Yüksek Seçim Kurulunca belirlenecek tutarın altında kalan nakdî yardımlar ise makbuz karşılığında alınır ve seçim hesabına yatırılır. Alınan bağış ve yardımlar sadece seçim harcamalarında kullanılır ve başka bir amaç için tahsis edilemez.

(5) Adaylığın kesinleşmesinden seçim sonuçlarının kesinleşmesine kadar geçen dönemde bağış ve yardımlar ile yapılan harcamalar Yüksek Seçim Kurulu tarafından tasdik edilen listelere kaydedilir.

(6) Seçim hesapları ile bağış, yardım ve harcamalara ilişkin bilgi ve belgeler, seçim sonuçlarının kesinleşmesini izleyen on gün içinde Yüksek Seçim Kuruluna sunulur. Yüksek Seçim Kurulu bir ay içinde, seçim hesaplarını inceler ve varsa usulsüzlükleri ve öngörülen limitlerin aşılıp aşılmadığını tespit eder. Bu aşamada tespit edilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla Yüksek Seçim Kurulu tarafından adaylara uygun bir süre verilir. Alınan bağış ve yardımlardan belirtilen limiti aşan miktar ile harcanmayan kısım Hazineye intikal ettirilir. Kurul bu görevi yerine getirirken Sayıştaydan ve gerekli görülen diğer ilgili kamu kurumlarından yardım alabilir.

(7) Yüksek Seçim Kurulunca yapılan inceleme sonuçları kesin olup, incelemenin tamamlanmasını müteakip bir ay içinde ilân edilir.

(8) Aday, Yüksek Seçim Kuruluna önceden bildirmek şartıyla, seçim hesapları ile gelir ve harcamalara ilişkin bilgi ve belgelerin kayda geçirilmesi ve ibrazına ilişkin hususlarda 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre yetki almış meslek mensuplarından veya avukatlardan birini ya da birkaçını yetkili kılabilir. Bu durumda, yetkilendirilen meslek mensubu, yukarıda belirtilen hususların yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesinde ilgili mevzuat hükümlerine göre sorumlu tutulur.

(9) Aday tarafından verilecek mal bildiriminin usul ve esasları, adaylar tarafından kullanılacak listelerin şekil, içerik ve tasdiki, makbuzların şekil ve içeriği, bastırılması, bağış ve yardımların alınması, kayda geçirilmesi, harcanması, harcanmayan ya da bağış sınırını aşan kısmın Hazineye intikali ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Yüksek Seçim Kurulunca belirlenir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Seçim Günü İşleri


Kullanılacak oy pusulasının şekli


MADDE 15 – (1)
Oylamalarda kullanılacak filigranlı birleşik oy pusulasında “Cumhurbaşkanı Adayları” ibaresi ile Yüksek Seçim Kurulu tarafından çekilen kuraya göre sırası belirlenen adayların adı ve soyadı yer alır.

(2) Oylamanın referandum şeklinde yapılması hâlinde beyaz üzerine “Evet”, kahverengi üzerine “Hayır” ibareleri yazılı, iki ayrı renkten oluşan birleşik oy pusulası kullanılır.

(3) Kullanılacak birleşik oy pusulalarıyla ilgili diğer hususlar Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenir. Yüksek Seçim Kurulu, birleşik oy pusulalarını kendisi bastırabileceği gibi gerektiğinde uygun göreceği il seçim kurulları vasıtasıyla bastırmaya da yetkilidir. Gerekli ödenek Maliye Bakanlığınca karşılanır.

Oy kullanma şekli

MADDE 16 – (1)
Seçmen, sandık kurulunca kendisine verilen birleşik oy pusulası ve “Evet” veya “Tercih” yazılı mührü alarak oyunu kullanmak üzere kapalı oy verme yerine girer.

(2) Seçmen, mührü, birleşik oy pusulasında tercih ettiği adaya ait özel daire içine basmak, birleşik oy pusulasını zarfa koymak ve zarfı sandığa atmak suretiyle oyunu kullanır.

(3) Oyunu kullanan seçmen, mührü sandık kurulu başkanına geri verir.

Oylamanın referandum şeklinde yapılması hâlinde oy kullanma

MADDE 17 – (1)
Seçmen, sandık kurulunca kendisine verilen, beyaz üzerine “Evet” kahverengi üzerine “Hayır” ibareleri bulunan iki ayrı renkten oluşan birleşik oy pusulası ve “Evet” veya “Tercih” yazılı mührü alarak oyunu kullanmak üzere kapalı oy verme yerine girer.

(2) Seçmen, mührü, birleşik oy pusulasında tercih ettiği kısmın üzerine basmak, birleşik oy pusulasını zarfa koymak ve zarfı sandığa atmak suretiyle oyunu kullanır.

(3) Oyunu kullanan seçmen, mührü sandık kurulu başkanına geri verir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Seçimden Sonra Yapılacak İşler ve Son Hükümler

Seçim tutanakları ve sonuçların birleştirilmesi


MADDE 18 – (1) Sandık, ilçe ve il seçim kurullarınca düzenlenmesi gereken tutanakların içeriği ile seçim sonuçlarının birleştirilmesine ilişkin usul ve esaslar Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenir.

(2) Yüksek Seçim Kurulu, il seçim kurullarından gelen sonuçları birleştirerek ilân eder.

Seçimin veya birleştirme tutanağının iptali

MADDE 19 – (1) Bir veya birkaç seçim çevresinde, yapılan seçimin veya düzenlenen birleştirme tutanağının, seçim işlemleri sebebiyle iptaline karar verilmesi hâlinde, iptal edilen kısmın ülke genelindeki seçim sonuçlarına etkisi olup olmadığı göz önüne alınarak Yüksek Seçim Kurulu tarafından söz konusu seçim çevrelerinde seçimlerin yenilenip yenilenmeyeceğine karar verilir.

Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılması

MADDE 20 – (1) Cumhurbaşkanı seçiminin kesin sonuçları, Yüksek Seçim Kurulu tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Makamına bildirilir, kamuoyuna ilân edilir ve Resmî Gazetede yayımlanır.

(2) Seçilen Cumhurbaşkanı adına, Yüksek Seçim Kurulu tarafından Cumhurbaşkanı seçildiğine dair bir tutanak düzenlenir.

Cumhurbaşkanına tutanağın verilmesi ve andiçme töreni

MADDE 21 – (1)
Seçilen Cumhurbaşkanı adına düzenlenen tutanak, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı tarafından verilir ve aynı oturumda andiçme töreni yapılır. Bu oturum, eski Cumhurbaşkanının görev süresinin dolduğu gün, makamın başka bir sebeple boşalması hâlinde ise seçim sonuçlarının kesinleşmesinden itibaren üç gün içinde gerçekleştirilir.

Değiştirilen mevzuat

MADDE 22 – (1) 298 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “milletvekili” ibaresinden önce gelmek üzere “Cumhurbaşkanı,” ibaresi eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Onbirinci Cumhurbaşkanının görev süresi yedi yıldır.

(2) 31/5/2007 tarihli ve 5678 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce seçilen Cumhurbaşkanları, iki defa seçilememeleri kuralı dâhil, Anayasanın değişiklik öncesi hükümlerine tabidir.

Yürürlük

MADDE 23 – (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 24 – (1) Bu Kanun hükümlerini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı ile Bakanlar Kurulu yürütür.


Kaynak: Ysk
Editör: Hamit KARAKUŞ
  • Dünün Reyting Sonuçları (30 Eylül 2014 Salı Reyting Sonuçları)
  • Terbiyesizlik sınırlarını aştı
  • Sibel Kekilli’nin sapık isyanı
  • Diego Ribas’ı şoke eden karar!
  • 20 dakika kaldırımda bekledi
  • Galatasaray’ın Arsenal maçına olay hakem!
  • Mesut çekindiği G.Saraylı futbolcuları açıkladı
  • Gülben Ergen’den düğün sonrası ilk fotoğraf
  • Galatasaray’ın yıldızı hakkında flaş iddia!
  • Boşanmanın ardından olay sözler
YORUMLAR
Üyeliğiniz varsa üye girişi yapabilirsiniz. Yeni üyelik için üyelik formunu kullanabilirsiniz.


Güncel KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER

EN SON EKLENEN VİDEOLAR
EN SON EKLENEN FOTO GALERİLER
SON YORUMLAR