Yüz bölgesinde başlayıp beyne kadar ilerliyor!

Prof. Dr. Erol Kesiktaş, yüz bölgesinde oluşan bir cilt kanserinin geç tanı konulması ya da tedavi edilmemesi durumunda göz ve beyne ilerleyebildiğini ifade ederek, "Bu kanser, kişinin gözünün kaybına veya beyine yürüdüğü zaman ölümüne sebebiyet verebilir

Yüz bölgesinde başlayıp beyne kadar ilerliyor!

Erken tanı deri kanseri için de son derece önemlidir. Vakaların yüzde 90'ı güneş ışınlarından kaynaklıdır. Bu ışınlarında en çok tehdit ettiği kişiler açık tenli vatandaşlar, derisi ince olan çocuk ve yaşlılardır" ifadelerini kullandı. Cilt Kanseri Farkındalık Ayı çerçevesinde konuşan Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erol Kesiktaş, güneşli günlerin başlamasıyla birlikte özellikle Akdeniz Bölgesi’ndeki illerde yaşayan açık tenli kişiler, çocuk ve yaşlılara önemli uyarılarda bulundu.

yuz-bolgesinde-baslayip-beyne-kadar-ilerliyor.jpg

Cilt kanserinde en büyük etkenin güneş ışınlarına maruz kalmak olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kesiktaş, "Deri kanserine genetik faktörler de var ama bu vakaların küçük bir bölümüdür. Ülkemizde özellikle güneşi fazla alan Akdeniz Bölgesi'nde çok sık görüyoruz. Her 10-15 senede bir bu vakalar 2-3 katına çıkıyor. Ölümcül melanoma denen türü vardır. Onları da son yıllarda çok daha fazla görmeye başladık. Dünyada ozon tabakasında bozulmadan dolayı güneş ışınları çok daha fazla yeryüzüne gelmekte ve bizim gibi güneşi fazla alan bölgelerde bu deri kanserini yakalanma riskini oldukça arttırmaktadır. Daha çok güneş gören yüz bölgesi ve ellerde görülüyor. Normalde elimizde, yüzümüzde, burnumuzun üstünde ufak tefek yaralar çıkabilir. Ama bu yaralar deri kanseri değilse iki, üç hafta içinde kendinden iyileşir. Vücudumuzun güneş gören yerinde çıkan bir yara iyileşmiyor, gittikçe büyüyor ise üzerinde kanama odakları var ve yara gibiyse mutlaka deri kanseri yönünden bir uzman hekime başvurması gerekmektedir" dedi.

yuz-bolgesinde-baslayip-beyne-kadar-ilerliyor-001.jpg

AÇIK TENLİ OLMAK BİR RİSK FAKTÖRÜ
Bu kanser türünde açık tenli olmanın bir risk faktörü olduğunun önemini vurgulayan Prof. Dr. Kesiktaş, "Güneş ışınlarından en fazla derisi ince olan çocuklar ve açık tenli insanlar olumsuz etkilenmektedir. Çocukların da çok fazla güneşte kalması ileriki dönem deri kanserine yakalanması açısından risk faktörü olarak karşımıza çıkmaktadır. Adana gibi güneşi bol olan yerlerde halkımızın, güneşin fazla olduğu saat 10.00 ile 15.00 arası güneşten mümkün olduğu kadar kendini koruması, bunun için şemsiye, şapka kullanması veya güneş koruyucu krem kullanması son derece önemlidir" şeklinde konuştu. Tüm kanserlerde olduğu gibi cilt kanserinde de tedavi şansını artırmanın temel prensibinin erken teşhis olduğunu önemle altını çizen Prof. Dr. Kesiktaş, "Tanıyı bakarak, özel cihazlar altında inceleyerek veya oradan ufak bir parça alarak koyuyoruz. Tedavisi genelde cerrahidir. Cerrahi olarak o yaranın, kanserin çıkarılması gerekir. Daha sonra hasta uzun süre takip edilir. Kanser ne kadar küçükse örneğin çapı bir, iki santimetreden küçükse tedavi şansı çok çok daha yüksektir. Bazı deri kanserlerinde yüzde 100'e yakın tedavi şansı vardır. İlerledikçe tedavi şansı azalır. Özellikle yüzde oluşan kanserler tedavi edilmezse hayati organlara ilerleyebilir. Gözü ve beyni tehdit edebilir. Kişinin gözünün kaybına veya beyne yürüdüğü zaman ölüme sebebiyet verebilir. O yüzden erken tanı deri kanseri için de son derece önemlidir" ifadelerini kullandı.