Trump’tan İran’a Rest: Yeryüzünden Silecekler
ABD Başkanı Donald Trump, kendisine yönelik suikast tehditlerine ilişkin İran’ı hedef alarak, "Bana bir şey olursa İran’ı haritadan sileriz" restini çekti.
Bu sert açıklamaların hemen ardından İsviçre yolculuğuna başlayan Trump’ın uçağı, teknik arıza nedeniyle Washington’a geri döndü.
ABD Başkanı Donald Trump, ikinci döneminin birinci yıl dönümü vesilesiyle News Nation kanalına verdiği özel röportajda, hem küresel güvenlik hem de ABD iç politikasına dair kritik açıklamalarda bulundu. İran kaynaklı olduğu iddia edilen suikast tehditlerini değerlendiren Trump, Tahran yönetimine karşı bugüne kadarki en sert uyarılarından birini yaptı. Olası bir saldırı durumunda ABD ordusuna kesin talimatlar verdiğini belirten Trump, "Herhangi bir şey olursa tüm ülke havaya uçacak. Onları kesinlikle çok sert vuracağım. Bana bir şey olursa onları yeryüzünden silecekler" ifadelerini kullandı. Trump ayrıca, eski Başkan Joe Biden’ı bu tehditlere karşı yeterince caydırıcı olamamakla suçladı.
UÇAKTA ELEKTRİK ARIZASI: WASHINGTON’A DÖNÜŞ
Röportajın yayınlanmasının hemen ardından Davos Zirvesi’ne katılmak üzere İsviçre’ye hareket eden Başkan Trump’ın uçağında beklenmedik bir gelişme yaşandı. Beyaz Saray kaynaklarından yapılan açıklamaya göre; Trump’ı taşıyan uçakta kalkıştan kısa bir süre sonra elektrik sisteminden kaynaklanan bir arıza tespit edildi. Uçuş güvenliği protokolleri gereği "tedbiren" Washington’a geri dönen uçağın güvenli bir şekilde iniş yaptığı bildirildi. Başkan Trump’ın, kendisine tahsis edilen başka bir uçakla programına devam edeceği öğrenildi.
MİNNESOTA VE İSYAN YASASI TARTIŞMASI
Röportajda iç politikaya da değinen Trump, göçmen karşıtı operasyonlar nedeniyle protestoların sürdüğü Minnesota eyaletindeki durum hakkında konuştu. Eyalette "İsyan Yasası"nı devreye sokma ihtimali sorulan Trump, şu an için buna ihtiyaç duyulmadığını ancak gerektiğinde bu yetkiyi kullanmaktan çekinmeyeceğini vurguladı. Trump, yasanın yürürlüğe girmesi durumunda mahkeme sürecinin baypas edileceğini ve bunun "hayatı çok daha kolaylaştıracağını" savunarak, federal yetkilerin genişletilebileceğinin sinyalini verdi.