Şener Üşümezsoy'dan İstanbul’daki peş peşe depremler önemli açıklama

İstanbul’da Büyükada açıklarında art arda kaydedilen küçük depremler kentte yeniden tedirginliğe neden oldu. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, yaşanan hareketliliğin ardından önemli açıklamalarda bulundu.

Şener Üşümezsoy'dan İstanbul’daki peş peşe depremler önemli açıklama

Marmara Denizi’nde 19 Ağustos’ta meydana gelen sarsıntılar İstanbul’daki deprem tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Büyükada çevresinde 2 ve 3 büyüklüğü civarında kaydedilen depremlerin ardından gözler uzmanların değerlendirmelerine çevrilirken, Üşümezsoy söz konusu hareketliliğin büyük bir depremin öncü işareti olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.

"BÜYÜK DEPREMİN HABERCİSİ DEĞİL"

YouTube kanalında son depremleri değerlendiren Üşümezsoy, Büyükada çevresindeki mikro sarsıntıların tek başına daha büyük bir depremin yaklaştığını göstermediğini belirtti.

Üşümezsoy’a göre Marmara’daki ana fay hattında şu anda olağan dışı kabul edilebilecek bir hareketlilik bulunmuyor. Bu nedenle son depremlerden hareketle yeni bir büyük İstanbul depremi senaryosu oluşturmanın doğru olmadığını ifade etti.

ADALAR FAYI İÇİN DİKKAT ÇEKEN DEĞERLENDİRME

Üşümezsoy, tartışmaların merkezindeki Adalar Fayı konusunda da dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Söz konusu fayın uzun süredir aktif olmayan eski bir yapı olduğunu savunan Üşümezsoy, buradan yıkıcı büyüklükte bir deprem beklemediğini belirtti.

Son küçük depremlerin doğrudan Adalar Fayı üzerinde gerçekleşmediğini de söyleyen Üşümezsoy, sarsıntıların Büyükada’nın güneyindeki daha küçük fay parçalarıyla bağlantılı olduğunu değerlendirdi.

KÜÇÜK FAYLARI İŞARET ETTİ

Üşümezsoy’un değerlendirmesine göre bölgede ana fay sistemini farklı yönlerden kesen ikincil ve üçüncül faylar bulunuyor. Son sarsıntıların da bu küçük yapılarda gerçekleşmiş olabileceği belirtiliyor.

Bu fayların büyük ve yıkıcı bir deprem oluşturacak ölçüde gerilim biriktirmediğini savunan Üşümezsoy, yaşanan mikro depremleri bölgede biriken sınırlı stresin küçük ölçekli boşalması olarak yorumladı.

1999 SONRASINI HATIRLATTI

Büyükada çevresindeki küçük depremlerin yeni bir durum olmadığını belirten Üşümezsoy, 1999 Marmara Depremi’nin ardından da bölgede benzer hareketliliklerin kaydedildiğini hatırlattı.

Son sarsıntıların mevcut fay haritalarıyla uyumlu olduğunu ifade eden Üşümezsoy, bu nedenle hareketliliğin bölgedeki olağan sismik süreç içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

"İSTANBUL DEPREMİ GELİYOR" YORUMUNA KARŞI ÇIKTI

Peş peşe yaşanan küçük sarsıntıların ardından ortaya çıkan “Büyük İstanbul depremi yaklaşıyor” yorumlarına da karşı çıkan Üşümezsoy, mikro depremlerin tek başına böyle bir sonuca ulaşmak için yeterli bilimsel gösterge olmadığını söyledi.

Uzmanların Marmara’daki deprem tehlikesine ilişkin farklı bilimsel görüşleri bulunurken, son sarsıntıların ardından bölgedeki sismik hareketlilik yakından takip edilmeye devam ediyor.

Kaynak: Haber Gazete