Kısırlık Sorunu Yaşayan Erkekler Dikkat: Yüzde 30-40’ında Varikosel Görülüyor!

Üroloji Uzmanı Opr. Dr. İdris Kıvanç Cavıldak, kısırlık şikayetiyle başvuran erkeklerin yaklaşık yüzde 30-40’ında varikosel tespit edildiğini açıkladı.

Kısırlık Sorunu Yaşayan Erkekler Dikkat: Yüzde 30-40’ında Varikosel Görülüyor!

Testis torbasındaki toplardamarların genişlemesiyle oluşan bu rahatsızlık, erkek kısırlığının en sık rastlanan ve tedavi edilebilir nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Opr. Dr. Cavıldak, varikoselin testis fonksiyonlarını olumsuz etkilediğini belirterek, “Testis ısısının bozulması ve kirli kanın yarattığı toksik etkiler sperm üretimini bozuyor. İleri evrelerde erkeklik hormonu üretimi de olumsuz etkileniyor” dedi.

Belirtiler arasında testiste şişlik ve kabarıklık, varis benzeri damar genişlemeleri, rahatsız edici ağrı ve zamanla testis küçülmesi yer alıyor. Bu durumun kısırlık, cinsel isteksizlik ve cinsel sağlık sorunlarına neden olabileceği ifade edildi.

VARİKOSEL TANISI NASIL KONUR?

Uzmanlar, varikosel teşhisinin genellikle elle muayene ile yapıldığını vurguluyor. Cavıldak, muayene sonucunda hastalığın 3 dereceye ayrıldığını ve gerekli durumlarda Skrotal Doppler Ultrasonografi ile desteklendiğini belirtti. Ayrıca semen analizi sonuçları da ameliyat gerekliliğinde belirleyici oluyor.

Kısırlık şikâyeti olmayan, testis boyutları ve sperm parametreleri etkilenmemiş kişilerde destek tedavisi önerilirken; özellikle genç yaşta testis hacim farkı yüzde 10’un üzerine çıkmışsa ameliyat öneriliyor.
Varikosel ameliyatında mikrocerrahi tekniğin önemine dikkat çeken Opr. Dr. Cavıldak, kasık bölgesinden yapılan küçük bir kesiden girilerek büyütme altında genişlemiş damarların bağlandığını söyledi. Bu yöntemle atardamarlar, lenfatikler ve sperm kanallarının zarar görmesi engelleniyor.

Mikrocerrahi ile yapılan operasyonlarda tekrarlama riskinin yüzde 0’a yakın olduğunu belirten Cavıldak, klasik yöntemlerde ise bu oranın yüzde 15’e kadar çıkabileceğini aktardı.

AMELİYAT SONRASI SÜREÇ

Ameliyat sonrası ilk günlerde yara bakımının önemli olduğunu vurgulayan Cavıldak, 2-3 gün pansuman yapılması, bu süreçte duş alınmaması ve darbeden korunması gerektiğini ifade etti.

Ayrıca ilk bir ay ağır spor, yoğun fiziksel efor ve cinsel aktiviteden uzak durulması tavsiye edildi. Dengeli beslenme, düzenli uyku ve zararlı alışkanlıklardan uzak kalmanın hem iyileşme sürecine hem de sperm değerlerinin düzelmesine katkı sağlayacağı belirtildi.

Kaynak: Haber Merkezi