Sürekli erteliyorsanız nedeni tembellik olmayabilir

“Yarın yaparım” diyerek ertelenen işler zamanla büyük bir yük haline gelebiliyor. Araştırmalar, bu alışkanlığın arkasında stres, kaygı ve mükemmeliyetçilik gibi farklı nedenlerin bulunabileceğine işaret ediyor.

Sürekli erteliyorsanız nedeni tembellik olmayabilir

Yapılması gereken bir işi son ana kadar bekletmek, telefonu elinize alıp saatlerce oyalanmak ya da başlamak için sürekli doğru zamanı beklemek... Erteleme alışkanlığı günlük hayatın pek çok alanında ortaya çıkabiliyor. Ancak çözüm yalnızca daha disiplinli olmaya çalışmaktan geçmiyor. Öncelikle işi neden ertelediğinizi anlamak gerekiyor.

ERTELEMENİN NEDENİ HER ZAMAN TEMBELLİK DEĞİL

Erteleme çoğu zaman zaman yönetimi sorunu veya tembellikle ilişkilendirilse de psikoloji araştırmaları konunun daha karmaşık olabileceğini gösteriyor.

Yapılacak işin yarattığı stres, başarısız olma korkusu, sıkılma veya nereden başlanacağını bilememe gibi duygular kişiyi işi sonraya bırakmaya yöneltebiliyor.

Böyle durumlarda kişi uzun vadede elde edeceği rahatlama yerine o anda kendisini daha iyi hissettirecek seçeneğe yönelebiliyor.

ÖNCE NEDEN ERTELEDİĞİNİZİ BULUN

Erteleme döngüsünü değiştirmek için “Neden hiçbir şey yapamıyorum?” demek yerine “Bu işe başlamamı zorlaştıran şey ne?” sorusunu sormak daha işlevsel olabilir.

Görev çok büyük görünüyorsa onu daha küçük parçalara ayırmak başlangıcı kolaylaştırabilir.

Örneğin bütün bir raporu bitirmeyi hedeflemek yerine yalnızca dosyayı açıp ilk paragrafı yazmayı hedeflemek, işe başlamanın önündeki psikolojik engeli azaltabilir.

KENDİNİZE NET BİR BAŞLANGIÇ SAATİ VERİN

“Akşam çalışacağım” gibi belirsiz planlar yerine ne zaman ve ne yapılacağını önceden belirlemek işe başlamayı kolaylaştırabilir.

Örneğin “Saat 20.00’de masaya oturup 15 dakika çalışacağım” şeklinde net bir plan oluşturmak, yapılacak işi daha somut hale getiriyor.

Buradaki amaç saatlerce çalışmak değil, ilk adımı atmayı kolaylaştırmak.

TELEFONU GÖZÜNÜZÜN ÖNÜNDEN KALDIRIN

Ertelemeyi yalnızca irade gücüyle yenmeye çalışmak her zaman yeterli olmayabilir. Telefonlar, sosyal medya uygulamaları ve sürekli gelen bildirimler dikkatin kolayca dağılmasına neden olabiliyor.

Telefonu başka bir odaya bırakmak, bildirimleri kapatmak veya dikkat dağıtan uygulamaların kullanımını sınırlandırmak daha uygun bir çalışma ortamı oluşturabilir.

Çalışma alanını önceden hazırlamak ve yapılacak ilk işi belirlemek de karar vermek için harcanan zamanı azaltabilir.

MÜKEMMEL OLMASINI BEKLEMEYİN

Ertelemenin arkasında mükemmeliyetçilik de bulunabiliyor. Bir işi kusursuz yapma düşüncesi, işe başlamayı giderek daha zor hale getirebilir.

Bu nedenle ilk hedef mükemmel bir sonuç çıkarmak yerine üzerinde çalışılabilecek bir başlangıç oluşturmak olabilir. Eksikleri bulunan bir taslağı geliştirmek, hiç başlanmamış bir fikirden daha kolaydır.

KENDİNİZİ SUÇLAMAK YERİNE DÖNGÜYÜ FARK EDİN

Ertelenen işler nedeniyle sürekli kendinizi eleştirmek de sorunu büyütebilir. Suçluluk ve stres arttıkça işe başlamak daha zor hale gelebilir.

Bunun yerine ertelemenin başladığını fark ederek o anda atılabilecek en küçük adımı belirlemek daha uygulanabilir bir yaklaşım olabilir.

“Yarın yaparım” döngüsünü kırmak için büyük değişiklikler yapmak şart değil. Görevi küçültmek, net bir başlangıç zamanı belirlemek, dikkat dağıtıcıları azaltmak ve kusursuz sonuç beklentisini bırakmak ilk adımı atmayı kolaylaştırabilir.