Üşümezsoy'dan Adalar Fayı çıkışı: Büyük deprem olmayacak

Marmara Denizi'ndeki son sarsıntılar İstanbul'da deprem endişesini yeniden artırırken Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'dan Adalar Fayı için dikkat çeken bir değerlendirme geldi.

Üşümezsoy'dan Adalar Fayı çıkışı: Büyük deprem olmayacak

İstanbul açıklarında son günlerde kaydedilen küçük depremler, Marmara'daki fayların durumunu yeniden gündeme taşıdı. Uzun süredir diğer bazı bilim insanlarından farklı bir deprem modeli ortaya koyan Üşümezsoy, kendi YouTube kanalında yaptığı son değerlendirmede Adalar çevresindeki yapının yanlış yorumlandığını öne sürdü. Ona göre son sarsıntılar da büyük bir depremin yaklaştığını gösteren ana fay hareketleri değil.

ADALAR FAYININ AKTİF OLMADIĞINI SAVUNDU

Üşümezsoy'un itirazının merkezinde Çınarcık Çukuru'nun kuzeyinde bulunan ve Adalar Fayı olarak adlandırılan yapı bulunuyor.

Bu hattın geçmiş jeolojik dönemlerde oluşmuş eski bir normal fay düzlemi olduğunu belirten Üşümezsoy, daha sonraki tektonik hareketlerle yapının parçalandığını ifade etti. Bu nedenle bölgenin günümüzde tek parça ve büyük deprem üretmeye hazır bir aktif fay gibi değerlendirilmesini doğru bulmadığını söyledi.

“ÖLÜ FAY” DEĞERLENDİRMESİ

Üşümezsoy, Adalar çevresindeki eski fay yüzeyinin günümüzde büyük miktarda gerilim biriktiren bir sistem olmadığını düşünüyor. Büyükçekmece'den başlayıp Yeşilköy ve Tuzla yönüne uzandığı ileri sürülen tek parça bir aktif fay modeline de karşı çıkıyor.

Üşümezsoy'a göre Adalar Fayı'nın stresi 1894 Çınarcık Çukuru depremiyle önemli ölçüde boşaldı. Bu nedenle aynı hat üzerinde yeniden büyük bir deprem beklenmesinin doğru olmadığını savunuyor.

SON SARSINTILAR İÇİN FARKLI FAYLARI İŞARET ETTİ

Büyükada açıklarında son dönemde meydana gelen küçük depremlerin de Adalar Fayı üzerinde gerçekleşmediğini belirten Üşümezsoy, hareketliliğin ana sistemi kesen daha küçük fay kollarında görüldüğünü ifade etti.

Bu yapıların ikincil ve üçüncül faylardan oluştuğunu söyleyen Üşümezsoy, küçük sarsıntıların tek başına büyük bir İstanbul depreminin habercisi olarak yorumlanmaması gerektiğini düşünüyor.

TUZLA VE BÜYÜKADA ÇEVRESİNE DİKKAT ÇEKTİ

Üşümezsoy'un modeline göre Adalar çevresinde tek bir kesintisiz fay yerine farklı yönlere uzanan parçalı yapılar bulunuyor.

Özellikle Tuzla çevresindeki faylar ile Büyükada'nın doğusundan kıyıya yönelen sistemlerin bölgenin bugünkü tektonik yapısında daha önemli olduğunu belirten Üşümezsoy, Silivri ve Kumburgaz çevresindeki depremlerin de farklı fay sistemleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

“KUZEY MARMARA'DA KIRILMAMIŞ BÜYÜK FAY KALMADI” İDDİASI

Üşümezsoy'un en dikkat çeken değerlendirmelerinden biri de Kuzey Marmara'daki deprem potansiyeline ilişkin oldu. Geçmiş büyük depremlerle bölgede önemli ölçüde stres boşalması yaşandığını ileri süren Üşümezsoy, Kuzey Marmara'da 7'nin üzerinde deprem üretmek üzere bekleyen uzun ve kırılmamış bir fay bulunduğu görüşüne karşı çıktı.

Bu yaklaşım, Marmara Denizi'ndeki fayların gelecekte büyük deprem üretme potansiyeline ilişkin diğer bilimsel modellerden farklılık gösteriyor. Dolayısıyla Üşümezsoy'un açıklamaları, kendi jeolojik modeli ve değerlendirmesi olarak öne çıkarken İstanbul ve Marmara'daki deprem riski konusunda bilim insanları arasındaki görüş ayrılıkları devam ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi